Genellikle bebeklik dönemi ile 15 yaş arasındaki kız çocuklarına uygulanan bu geleneksel pratiğin detayları şu şekildedir:

Neden Yapılır? (Toplumsal ve Kültürel Gerekçeler)

Kadın sünnetinin hiçbir tıbbi veya biyolojik faydası yoktur. Toplumlar bu uygulamayı tamamen kültürel, sosyal ve dini mitler üzerinden gerekçelendirir:

  • Bekaret ve Sadakat İnancı: Kadının cinsel arzusunu (libidosunu) azaltarak, evlilik öncesi bekaretin korunacağına ve evlilik süresince eşine sadık kalacağına inanılır.
  • Toplumsal Kabul ve Evlenebilirlik: Bazı kültürlerde bu işlemi görmemiş kız çocukları "kirli" veya "olgunlaşmamış" kabul edilir; toplumdan dışlanır ve evlenmelerine izin verilmez.
  • Temizlik ve Estetik Mitleri: Kadın genital organlarının doğal halinin çirkin veya kirli olduğu, kesildiğinde "temiz" ve "estetik" hale geldiği öne sürülür.
  • Dini Yanılgılar: Her ne kadar hiçbir semavi dinde (İslamiyet dahil) bu uygulamanın dini bir zorunluluğu veya emri olmasa da, bazı yerel topluluklar bunu dini bir vecibe zannetmektedir.

Nasıl Yapılır? (Türleri ve Yöntemleri)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), kadın genital mutilasyonunu anatomik hasarın boyutuna göre 4 ana tipte sınıflandırır:

  1. Tip 1 (Klitoridektomi): Klitorisin (kadın cinsel haz organı) kısmen veya tamamen kesilerek çıkarılması.
  2. Tip 2 (Eksizyon): Klitoris ile birlikte vajina girişini çevreleyen küçük dudakların (labia minora) ve bazen büyük dudakların tamamen kesilmesi.
  3. Tip 3 (İnfibulasyon / Firavun Sünneti): En ağır türüdür. Dış dudaklar kesilir veya kazınır, ardından birbirine dikilerek vajina girişi neredeyse tamamen kapatılır. Sadece idrar ve adet kanının akabileceği, kibrit çöpü büyüklüğünde küçük bir delik bırakılır. Kadın evlendiğinde veya doğum yapacağında bu dikişler kesilerek açılır.
  4. Tip 4 (Diğer Zararlı İşlemler): Kesme olmaksızın genital bölgeye yapılan delme, dağlama, kazıma veya germe gibi diğer tüm zarar verici müdahaleler.

Uygulama Şartları: İlkel kabilelerde veya kırsal bölgelerde bu işlem genellikle anestezi olmaksızın; jilet, bıçak, cam kırığı veya makas gibi steril olmayan aletlerle, topluluğun yaşlı kadınları (ebeler) tarafından yapılır. [1] Son yıllarda bazı ülkelerde bu işlemin tıp doktorları tarafından hastanelerde yapıldığı ("tıbbileştirme") görülse de, DSÖ tıbbi personelin bu hak ihlaline alet olmasını kesinlikle yasaklamıştır.

Sağlık Üzerindeki Ağır Zararları

Kadın sünnetinin kadın sağlığı üzerinde geri dönülemez kısa ve uzun vadeli zararları vardır:

  • Kısa Vadede: Aşırı kanama, şiddetli acıya bağlı nörojenik şok, steril olmayan aletler nedeniyle tetanos ve HIV dahil ölümcül enfeksiyonlar, idrar yolu tıkanmaları ve ölüm.
  • Uzun Vadede: Kronik pelvik ağrılar, tekrarlayan idrar yolu ve vajinal enfeksiyonlar, kistler, cinsel ilişkide aşırı acı (disparoni) ve cinsel haz alamama.
  • Doğum Riskleri: Özellikle Tip 3 uygulanan kadınlarda doğum esnasında yırtılmalar, bebeğin oksijensiz kalması, anne ve bebek ölümleri.
  • Psikolojik Travma: Ömür boyu süren post-travmatik stres bozukluğu (PTSD), depresyon, anksiyete ve güven kaybı.

Dünyada Mevcut Durum

Bu uygulama ağırlıklı olarak Sahra Altı Afrika, Kuzeydoğu Afrika (Mısır, Sudan, Somali) ve Orta Doğu ile Asya'nın bazı bölgelerinde yaygındır. Küresel göçlerle birlikte Batı ülkelerinde de gizlice uygulandığı bilinmektedir. Birleşmiş Milletler, 2030 yılına kadar bu uygulamayı dünya genelinde tamamen bitirmeyi hedefleyen küresel yasaklar ve farkındalık kampanyaları yürütmektedir.

Muhabir: YUSUF UYANIK