Kadıoğlu, okul hazırlığında harf ezberinden çok dikkat, öz kontrol, kelime dağarcığı, ince motor beceriler ve sosyal gelişimin önem taşıdığını vurguladı.

“ERKEN OKUMAK KALICI BAŞARI GARANTİSİ DEĞİL”

Çocukların gelişim hızlarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, bir çocuğun okula başlamadan önce okumayı öğrenmesinin her durumda akademik avantaj anlamına gelmediğini söyledi.

Erken yaşta okumaya başlayan çocukların ilk yıllarda akranlarının önünde görünebildiğini belirten Kadıoğlu, ilerleyen yıllarda bu farkın kapanabildiğine dikkat çekti.

Kadıoğlu, ailelerin özellikle okul dönemi yaklaşırken çocuklarını birbirleriyle kıyaslamamaları gerektiğini belirterek, “Komşunun ya da başka bir çocuğun okuyup yazması, sizin çocuğunuzun da aynı yaşta bunu yapması gerektiği anlamına gelmiyor” mesajı verdi.

İLK YILLARDAKİ FARK ZAMANLA KAPANABİLİYOR

Erken okuma ile ilgili araştırmalara değinen Kadıoğlu, 5 yaşında okumaya başlayan çocuklarla 7 yaşında başlayan çocukların karşılaştırıldığı çalışmalarda, erken başlayan çocukların ilk yıllarda harf ve kelime okuma konusunda önde olduklarının görüldüğünü aktardı.

Ancak çocuklar ilerleyen yaşlara geldiğinde bu farkın kapandığını belirten Kadıoğlu, bazı araştırmalarda daha geç yaşta okumaya başlayan çocukların okuduğunu anlama konusunda daha başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.

OYUN YERİNE YOĞUN AKADEMİK EĞİTİM ÖNERİLMİYOR

Okul öncesi dönemin temel amacının çocuğa ilkokul müfredatını erkenden öğretmek olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, çocukların gelişiminde oyunun önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Yoğun akademik baskının kısa vadede başarı görüntüsü oluşturabileceğini ancak uzun vadede aynı sonucu vermeyebileceğini belirten Kadıoğlu, oyun temelli eğitim alan çocukların ilerleyen sınıflarda akademik açıdan daha olumlu sonuçlar gösterebildiğine dikkat çekti.

Çocukların merak, özgüven ve özerklik gibi becerilerinin yalnızca harf ve kelime ezberletilerek geliştirilemeyeceğini ifade eden Kadıoğlu, oyun ve keşfin bu süreçte önemli olduğunu kaydetti.

“OKULA HAZIRLIK HARFLERİ EZBERLEMEK DEĞİLDİR”

Bir çocuğun okula hazır olup olmadığını yalnızca harf ve rakamları bilip bilmediğine bakarak değerlendirmemek gerektiğini belirten Kadıoğlu, gerçek okul hazırlığının çok daha geniş bir gelişim alanını kapsadığını söyledi.

Kadıoğlu, çocukların; Dikkatini bir işe verebilmesi, Sırasını bekleyebilmesi, Kalem ve makas kullanabilmesi, Boyama yapabilmesi, Zengin bir kelime dağarcığına sahip olması, Verilen yönergeleri anlayıp uygulayabilmesi, Akranlarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi gibi becerilerinin okul başarısı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Özellikle ince motor beceriler ile öz kontrolün ilkokuldaki okuma ve matematik başarısının önemli göstergeleri arasında yer aldığını belirten Kadıoğlu, çocuğun oyun sırasında sırasını beklemesi veya boyama yaparken sınırları takip edebilmesinin gelişim açısından önemli ipuçları verdiğini söyledi.

OKUMAYI BİLEN ÇOCUK SINIFTA SIKILABİLİR

Okula başlamadan okumayı öğrenen çocukların karşılaşabileceği sorunlardan birinin de sınıf içindeki motivasyon kaybı olduğuna dikkat çeken Kadıoğlu, bu çocukların bazı durumlarda derslerde sıkılabileceğini belirtti.

Öğretmenlerin bu çocuklara destek olmak istediğini ancak sınıf ortamında onları nasıl daha fazla geliştirecekleri konusunda zaman zaman zorlanabildiğini ifade eden Kadıoğlu, bunun çocuğun zaman içerisinde derse ilgisinin azalmasına yol açabileceğini söyledi.

Kadıoğlu, çözümün çocuğu doğrudan üst sınıfa geçirmek olmadığını, aynı sınıf içerisinde çocuğa seviyesine uygun daha zengin kitaplar ve ek etkinlikler sunulmasının daha doğru bir yaklaşım olabileceğini belirtti.

“HERKESİN ÇOCUĞU OKUYOR” BASKISI ÇOCUKLARI ETKİLİYOR

Ailelerin çocuklarını akranlarıyla kıyaslamasının da önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Kadıoğlu, ebeveyn kaygısının çocuklara yansıyabildiğini söyledi.

“Benim çocuğum da okumalı” şeklindeki baskının, öğrenmeyi doğal bir merak sürecinden çıkararak performans ve onay arayışına dönüştürebileceğini belirten Kadıoğlu, ailelerin çocuklarının gelişimini başka çocuklarla karşılaştırmak yerine kendi gelişim süreçlerini takip etmeleri gerektiğini vurguladı.

ÇOCUĞUN İLGİSİ VARSA DESTEKLENMELİ, ZORLANMAMALI

Bazı çocukların herhangi bir yönlendirme olmadan küçük yaşlarda harflere ve kelimelere ilgi gösterebildiğini belirten Kadıoğlu, bu ilginin bastırılmaması gerektiğini ancak sistemli bir ders çalışmasına da dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.

Çocuk soru sorduğunda cevap verilmesi, birlikte kitap okunması ve kelimelerin takip edilmesi gibi doğal etkinliklerin yeterli olabileceğini belirten Kadıoğlu, çocuk sıkıldığında ise çalışmanın bırakılması gerektiğini söyledi.

AİLELERE 3 KRİTİK ÖNERİ

Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okul hazırlığı sürecinde ailelere şu önerilerde bulundu:

1. Harf ezberletmek yerine becerileri destekleyin: Kalem tutma, makas kullanma ve boyama gibi ince motor becerilere ağırlık verin.

2. Kitap okuyun ve sohbet edin: Çocukla birlikte kitap okumak, konuşmak ve sorular sormak; kelime dağarcığı ile dikkat gelişimini destekler.

3. Çocuğun merakını takip edin: Çocuk kendi isteğiyle harfleri ve kelimeleri öğrenmek istiyorsa destek olun ancak “herkes biliyor, sen de bilmelisin” anlayışıyla baskı oluşturmayın.

Uzmanların mesajı ise net: Çocuğun okula hazır olması, yalnızca harfleri bilmesiyle ölçülmüyor. Çocuğun merak eden, dikkatini toplayabilen, kendini ifade edebilen, sosyal ilişkiler kurabilen ve öğrenmeye istekli bir birey olarak okula başlaması, uzun vadeli gelişimi açısından çok daha önemli görülüyor.

Kaynak: İLKHA HABER AJANSI