Türkiye’de faizsiz tasarruf finansman yöntemiyle ev ve araba sahibi olmak isteyen binlerce vatandaşın birikimlerini değerlendirdiği Katılımevim ve aynı grup bünyesinde yer alan Birevim şirketlerinde, 13 Eylül 2026 tarihi itibarıyla taşları yerinden oynatan dev bir yönetim operasyonu gerçekleşti. Şirketlerin kurucu ve ana hissedarı konumunda bulunan Pusula Finans Holding’in, piyasada faaliyet gösteren Tera Grubu’na devredilmesi konusunda kesin olarak anlaşmaya varıldı. Devir işlemlerinin cuma günü finans kulislerine sızması ve eş zamanlı olarak eski yönetim kurulu başkanları ile üst düzey yöneticiler hakkında rüşvet, yolsuzluk, mal varlıklarına tedbir koyulması ve yurt dışına çıkış yasağı gibi adli soruşturma kararlarının basına yansıması, tasarruf sahipleri arasında büyük bir panik ve endişe dalgası yarattı. Yaşanan bu sarsıcı finansal krizin ardından duruma acilen el atan Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, yürütme kurulunun başına geçerek hem Pusula Holding’in hem de bağlı ortaklıkları olan Katılımevim ile Birevim şirketlerinin yönetim kurulu başkanlığı görevini bizzat devraldığını ilan etti.
Sistemdeki Müşteriler Paralarını Geri Alabilecek mi?
Google arama motorlarında, sözleşmesi devam eden veya teslimat sırası bekleyen üyeler tarafından en çok sorgulanan can alıcı soru, yatırılan paraların akıbetinin ne olacağıdır. Şirketler tarafından resmi olarak yapılan kamuyu aydınlatma açıklamalarında; hisse devir ve kurumsal yönetim değişikliği süreçlerinin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Rekabet Kurulu’nun tam denetimi ve yasal onay mekanizmaları dahilinde yürütüldüğü açıkça vurgulandı. Katılımevim ve Birevim’in BDDK lisanslı ve devlet regülasyonlarına tabi yasal finans kuruluşları olması sebebiyle, yönetim kademesindeki kişisel adli süreçlerin müşterilerin havuzda biriken paralarını ve tasarruf haklarını doğrudan etkilemeyeceği belirtiliyor. Sistemden kendi isteğiyle ayrılmak, cayma veya iptal hakkını kullanmak isteyen müşterilerin ise yasal mevzuatlarda belirtilen iade süreleri ve organizasyon ücreti kesintisi kuralları çerçevesinde paralarını geri alma haklarının yasal güvence altında korunduğu ifade ediliyor.
Yeni Dönemde Ev ve Araba Teslimatları Duracak mı?
Şirketlerin yönetim direksiyonuna geçen yeni holding yönetimi ve operasyonel direktörler, finansal yapının eskisinden daha güçlü ve şeffaf bir şekilde yoluna devam edeceğini belirterek kurumsal faaliyetlerde herhangi bir duraksama yaşanmayacağının altını çizdi. Bugüne kadar sisteme dahil olan, aylık taksitlerini düzenli ödeyen ve noter huzurunda yapılan çekilişlerde ya da tahsisat planlamalarında ev/araç hakkı kazanan üyelerin hak edilmiş teslimat tarihleri aynen korunacaktır. Yetkililer, kurumsal entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte sermaye yapısının daha da tahkim edileceğini, bu sayede şube ağları üzerinden verilen finansman hizmetlerinin ve aylık toplu teslimat hacimlerinin artarak pazar payının büyütülmesinin hedeflendiğini aktarıyor.
Finansal Kriz Sonrası Müşteriler Paralarını İade Alabilecek mi?
Tasarruf finansman sektörünün iki dev markası Katılımevim ve Birevim’in çatı şirketi olan Pusula Finans Holding’in, üst düzey yöneticiler hakkında çıkan soruşturmalar ve yurt dışı yasaklarının ardından acilen Tera Grubu’na devredilmesi, sistemdeki binlerce tasarruf sahibini ayağa kaldırdı. Sektörde yaşanan bu sarsıcı yönetim depreminin ardından, birikimlerini ev veya araba sahibi olmak ümidiyle bu kurumlara yatıran vatandaşlar, paralarını geri alıp alamayacaklarını yoğun şekilde sorgulamaya başladı. Finans otoritelerinden ve yeni yönetim kademesinden yapılan ilk açıklamalara göre, her iki şirketin de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansına sahip ve devlet denetimine tabi yasal kuruluşlar olması, katılımcıların anapara haklarının korunması açısından en büyük hukuki güvenceyi oluşturuyor. Şirketlerin kurumsal varlığı ve finansal altyapısı yeni holding çatısı altında aynen korunduğu için, müşterilerin sistemde biriken paralarını geri alma hakları yasal olarak güvence altında bulunuyor ancak olası bir idari yapılanma veya hukuki inceleme durumunda, iade takvimlerinin normal süreçlere göre biraz daha zaman alabileceği finans kulislerinde konuşuluyor.
Sistemden Çıkmak ve Parasını Geri Almak İsteyenler Nasıl Bir Yol İzlemeli?
Google üzerinde tasarruf sahipleri tarafından en çok yanıtı aranan can alıcı soru, şirketlerden ayrılma kararı alanların paralarını tam olarak hangi yöntemle ve nasıl iade alacağıdır. Mevcut yasal mevzuatlar ve BDDK yönetmelikleri doğrultusunda, sisteme yeni dahil olmuş olan üyeler için sözleşme imzaladıkları tarihten itibaren ilk 14 gün içerisinde hiçbir gerekçe göstermeksizin, cezai şart veya masraf ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı tanınıyor. İlk 14 günlük yasal cayma süresi içinde şirket şubelerine yazılı olarak başvuran veya noter kanalıyla ihtarname gönderen müşterilerin ödedikleri peşinat ve organizasyon ücreti dahil tüm tutarın, bildirimin ulaşmasından itibaren 14 gün içinde aynen iade edilmesi kanuni bir zorunluluk teşkil ediyor. İlk 14 günlük süreyi geçirmiş olan ve sistemden tamamen ayrılmak (fesih) isteyen eski müşterilerin ise bağlı bulundukları şubelere giderek resmi bir sözleşme fesih dilekçesi vermeleri gerekiyor; bu aşamada iade edilecek tutar ve süreçler imzalanan ana sözleşmenin maddelerine göre belirleniyor.
Organizasyon Ücreti ve Biriken Taksitlerin İadesinde Kesinti Olacak mı?
Sistemden ayrılma kararı alan vatandaşların hak kaybı yaşamamak adına arama motorlarında en çok araştırdığı can alıcı detay, ödenen hizmet bedellerinin ne kadarının kesintiye uğrayacağı konusudur. Tasarruf finansman sektörünün genel işleyişi ve 6361 sayılı kanunun çizdiği sınırlar doğrultusunda, 14 günlük cayma süresini aşan iptal ve fesih taleplerinde şirketlerin sisteme giriş aşamasında tahsil ettiği "organizasyon ücreti" veya "çalışma bedeli", sağlanan yönetim hizmetinin karşılığı olarak hak edilmiş sayıldığından genellikle iade edilmiyor ya da çok düşük bir kısmı iadeye konu ediliyor. Müşterilerin bugüne kadar sisteme her ay düzenli olarak yatırdığı tasarruf taksitlerinin ve peşinatların (anaparanın) tamamı ise müşteriye eksiksiz olarak geri ödenmek zorunda olup, bu anapara iadeleri şirketin finansal havuz dengesi ve sözleşmede yer alan yasal iade süresi takvimine bağlı olarak belirli bir sıra dahilinde gerçekleştiriliyor. İade süreçlerinde veya ödeme takvimlerinde aksama ya da haksız şartlarla karşılaşan vatandaşların, şirketlerin kurumsal çözüm merkezlerine yapacakları yazılı başvurulardan sonuç alamamaları durumunda yasal haklarını aramak adına BDDK şikayet hatlarına ve Tüketici Hakem Heyetlerine müracaat etmeleri büyük önem taşıyor.





