Koronavirüs ile mücadele edilirken ülke genelinde günlük ölüm sayısı 100'ü aştı.
Tedbirler, kısıtlamalar, denetimlere rağmen önüne geçilemeyen bu virüsün varlığına inanamayanlar etrafındaki insanlara tehlike saçmaya devam ediyor.
Hafta sonu Türkiye genelinde hemen hemen her ilde Baharın müjdecisi olan Nevroz bayramı kutlandı. Her ne kadar HES kodu ile alana alındılarsa da virüslü olanlar olduğuna inanıyorum.
Çünkü HES kodu hastalığı geçiren ve hastaneye başvuruşta testi pozitif çıkanları yakalayabilir.
Hasta olup hastaneye gitmeyenler azımsanmayacak kadar var ya da testi pozitif çıkanlar temaslı olduğu kişilerin ismini vermeyerek daha büyük tehlike olmalarına neden oluyor.
Bu temaslı kişilerin çoğu hastalığı ayakta geçirdikleri için farkında değil ve toplumun içine karışabiliyorlar buda HES kodunda çıkmıyor.
Bu kişilerin nevroz kutlamalarına katıldığını düşünürseniz önümüzdeki hafta vaka sayılarında nasıl bir patlama olacağını varın siz düşünün.
Geçen yıl gibi etkinliklerin yasaklanması gerekmeliydi.
Virüsten korunan ve aylarca evden çıkmayan insanlar o görüntüleri görünce virüsün varlığına olan inançları bitti.
Virüsün bitmesi için çabalayanlar bu görüntülerin oluşmasına izin vermemesi gerektiğini söyleyen birçok insana rastladım ve haksız da değiller.
Ortada insanları öldüren bir virüs varken insanların da bu tür etkinliklere katılmasını da mantıklı bir davranış olmadığını belirtmek istiyorum.
Bu görüntülerin bir daha oluşmaması için kontrol edilemeyecek etkinliklerin yapılmasına izin verilmemesi gerekir.
Halk olarak el birliği yaparak ancak bu salgınını yenebiliriz.
Kurumlardan kısıtlama beklemeden kendi kısıtlamalarımızı yapmalıyız ki kıza zamanda normalimizi yakalayalım. Böyle davrandığımız müddetçe virüsle yaşamaya devam edeceğiz.