“Cezasızlık algısı başlarsa, suç kaçınılmaz olur” ifadesini dile getiren Vali CANALP, basın mensuplarının söylemiyle, toplumsal düzenin şifrelerini veren bir değinimde bulunmuş.

Toplumsal düzenin şifrelerini fark etmek, taşıdığı anlam itibariyle bulunulan toplumsal yapının analizinde çözümlere yönlendirmek ve halk kitlesine hizmet eden açılımlara dönüştürmek kolay değil!

Bu yüzden “Kural” olmalı…

Toplumsal normlar ve sosyal kontrol mekanizmaları canlı tutulmalı…

Değerler ve yazılı/yazısız ilkeler düzeni/sistemi işler hale dönüştürecek gücü aktifleştirmeli…

“Toplumu ayakta tutan, suçun bedeli olduğuna inanmaktır” ifadesi diğer bir şifre niteliğinde! Çünkü karşılığı olmayan gerçekliğin ve karşılığı olmayan sosyal yaşamların insanlarda yarattığı psikolojik etkilerin ve sosyal yozlaşmaya yönelen bunalım hallerinin olması gereken hukuki ve geleneksel bir caydırıcı güçle donatılması gerekiyor.

Suç ve zarar yaratan nedensel tüm unsurların bir karşılığının olması hem suçun caydırıcı olmasına hem de suça teşebbüs konusunda önleyici tedbirlere yol açan temeller doğurur.

Suç olgusunun ortaya çıkmasına veya suça yönelecek olanların yaptıklarının bir karşılığının olacağına inanması durumunda mevcut suç olaylarının azalmaya yöneleceğini hatırlatırken, insan psikolojinin doğal yapısının sadece temennilerle/beklentilerle suç yaratan girişimlere yönelmeyi engellemediğini ortaya koymak lazım.

Tabi ki sosyal düzeni ve toplumsal yapının işlerliğini sağlayan sadece kolluk kuvvetleri değil!

Tabi ki geleneksel yaşam tarzları ve geçmişten gelen kültürel miras tek başına suçları önleyici engeller konusunda yeterli güç oluşturamamakta!

Hukuk kuralları gibi sosyal ilişki ve iletişim ortamlarının korunması gereken güvenlik ilkeleri de tek başına sosyal kontrol ve toplumsal dayanışma ruhunu canlandıramamakta!

Tümünün toplamı ortaya mutlak bir güç çıkararak istenmeyen ve ortaya çıkması zarar doğuran yıkımları önleyici bir kalkanı önümüze koyarken; İşlenen suçların ve ortaya çıkan suç olaylarının sorumlusu olanların alacağı cezaları bir sisteme oturtarak, sosyal adalet anlayışına ağırlık vermek büyük oranda asayiş olaylarını sonlandıracaktır.

Ceza şart!

Yaptırım ve müeyyide uygulamak kaçınılmaz olmalı!

“Yapanın yanına kâr kalıyor” algısı tabi ki suç unsurlarının ve olaylarının artışına yol açar. Bir bedeli varsa ve hem resmi yönden hem de sosyal/kültürel değerler açısından önleyici tedbirler uygulanıyorsa suça yönelme azalma eğilimine girecektir.

Eğitim, insan kitlesinin bir kısmına etki ederek önleyici mekanizma görevi görürken, bir kısmına ceza yoluyla ve diğer bir kısmına da değerler/kültürel unsurlar üzerinden yaptırımlarla engel olan ortamlar yaratır.

Gerektiğinde yüksek ceza (hapis, para, yurt dışı çıkış, denetimli serbestlik, ev hapsi vb.) uygulanarak suç unsurlarını önleyici tedbirler insan kitlesinin önüne konmalıdır. Gerektiğinde ise eğitim yoluyla verilen zararlar ön planda tutularak görsel ve medyatik araçlarla telkinlerde bulunulmalıdır.