Türkiye’nin en köklü haber kanallarından biri olan NTV, son dönemde dijital platformlarda ve siyaset meydanlarında sık sık boykot çağrılarının hedefi haline geliyor. İzleyicilerin ve belirli kitlelerin kanala karşı yürüttüğü bu tepki hareketleri, tek bir olayla sınırlı kalmayıp dönemsel olarak farklı gerekçelerle alevleniyor. Peki, kamuoyunun yakından takip ettiği medya devine yönelik tepkiler neden çığ gibi büyüyor? İşte internette en çok aratılan can alıcı sorularla NTV boykotunun perde arkası.
Kemal Öztürk’ün Canlı Yayındaki İfadeleri Neden Toplumsal Tepki Çekti?
NTV’ye yönelik yakın tarihte gelişen en büyük boykot dalgalarından biri, gazeteci Kemal Öztürk’ün kanal ekranlarında kullandığı iddia edilen söylemler üzerine başladı. Sosyal medyada hızla yayılan tepki hareketlerinde, Öztürk’ün Alevi vatandaşlara yönelik nefret söylemi içerdiği ve ayrımcılığı körüklediği savunulan ifadelerine sert eleştiriler yöneltildi. Toplumun bir kesimini hedef aldığı belirtilen bu yayının ardından başta Hatay, Adana ve Mersin bölgeleri olmak üzere geniş bir kitle, NTV yönetimi resmi bir adım atana kadar kanalı izlemeyeceklerini duyurarak dijital boykot kampanyası başlattı.
CHP ve Özgür Özel NTV’yi Neden Doğrudan Boykot Listesine Aldı?
Kanalın siyasi arenada karşı karşıya kaldığı en büyük yaptırım, ana muhalefet partisi CHP tarafından uygulandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Saraçhane ve Maltepe'de düzenlenen "İmamoğlu’na Özgürlük Mitingi" gibi kritik süreçleri NTV’nin canlı yayında görmezden geldiğini veya Özel’in medya eleştirisi yaptığı esnada yayını kestiğini öne sürdü. "Meydanı görmeyene gücümüzü göstereceğiz" diyen muhalefet lideri, NTV’yi taraflı yayıncılık yapmakla suçlayarak resmi olarak boykot listesine eklediklerini ilan etti.
NTV Boykotu Sadece Ekranla mı Sınırlı Yoksa Doğuş Grubu Şirketlerini de Kapsıyor mu?
Siyasi ve toplumsal kanattan gelen boykot çağrıları yalnızca televizyon yayını izlememekle sınırlı kalmadı. CHP liderliği ve eylemciler, NTV'nin sahibi olan Doğuş Grubu’nun tüm ticari faaliyetlerini de kapsayacak bir ekonomik ambargo çağrısında bulundu. Kampanya kapsamında Doğuş Grubu’na ait olan Star TV ve Kral FM gibi yayın organlarının yanı sıra grubun distribütörü olduğu lüks otomotiv markaları (Audi, Volkswagen) ile popüler restoran zincirlerinin (Nusret, Günaydın) de tüketiciler tarafından protesto edilmesi talep edildi.
Geçmişteki Gezi Parkı Süreci NTV’nin İmajını Nasıl Etkiledi?
NTV’ye yönelik toplumsal boykot refleksinin tarihsel kökenleri 2013 yılındaki Gezi Parkı eylemlerine kadar uzanmaktadır. O dönem tüm Türkiye'de yaşanan büyük kitlesel eylemler sırasında NTV’nin penguen belgeselleri ve benzeri içerikler yayınlayarak sansür uyguladığı iddiası, halkta derin bir güven kırılmasına yol açmıştı. Bu süreçte kanal binaları önünde protestolar düzenlenmiş, internet sitesi trafiğinde dünya genelinde büyük düşüşler yaşanmıştı. Dijital hafızaya kazınan bu sansür algısı, bugün kanala yönelik en ufak bir editoryal krizde boykot çağrılarının yeniden hızla harlanmasına zemin hazırlıyor.
NTV, günümüz itibarıyla Ferit Şahenk’in yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Doğuş Grubu’na (Doğuş Yayın Grubu) aittir.
Kanalın kuruluşundan bugüne uzanan sahiplik yapısı ve geçmişi şu şekildedir:
- Kuruluşu (1996): Türkiye'nin ilk tematik haber kanalı olan NTV (Nergis Televizyonu), 1996 yılında iş insanı ve eski bakan Cavit Çağlar tarafından Nergis Holding bünyesinde kurulmuştur.
- Doğuş Grubu Dönemi (1999 - Günümüz): Ekonomik gerekçeler nedeniyle Cavit Çağlar, kanalı Ocak 1999'da Ayhan Şahenk’in kurucusu olduğu Doğuş Yayın Grubu'na devretmiştir.
- Mevcut Sahibi: Ayhan Şahenk'in vefatının ardından, 2001 yılından bu yana kanalın nihai sahibi Ferit Şahenk'tir.
NTV; Star TV, EuroStar, PuhuTV, NTV Radyo, Kral FM ve Kral Pop Radyo gibi markalarla birlikte Doğuş Yayın Grubu çatısı altında yayın hayatına kesintisiz olarak devam etmektedir.





