Google ve dijital mecralarda kullanıcıların en çok odaklandığı ve yanıtını aradığı ilk can alıcı soru, Oktay Saral'ın bu radikal istifa kararını tam olarak neden ve hangi diplomatik krizin ardından almak zorunda kaldığıdır. Saral, dost ve kardeş ülke Azerbaycan'da son dönemde tırmanan başörtüsü tartışmalarına yönelik sosyal medya üzerinden bireysel bir tepki göstermiş ve bu çıkışın ardından iki ülke arasında perde arkasında yaşanan diplomatik hassasiyetler doğrultusunda başdanışmanlık görevinden istifasını sunmuştur. Sosyal medyadaki siyasi analizlerde ve yorumlarda, bu kararın inandığı dini ve insani değerlerin arkasında durma iradesinin bir tezahürü olduğu vurgulanırken, devlet bürokrasisindeki makamların gelip geçici olduğu gerçeğinin altı çizilmektedir.
Siyaset forumlarında, X (Twitter) platformunda ve uluslararası ilişkiler sayfalarında anlık olarak en yoğun etkileşimi alan ve olayın fitilini ateşleyen ikinci can alıcı nokta ise Oktay Saral'ın Azerbaycan'daki uygulamalara yönelik tam olarak ne söylediği ve Bakü yönetiminin bu duruma nasıl bir karşılık verdiğidir. Oktay Saral, 12 Ekim tarihinde kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim haklarının engellenmesine açık bir şekilde tepki göstererek, eğitim hakkının hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemeyeceğini ve bu engellemenin kabul edilemez olduğunu ifade etmişti. Saral'ın bu net çıkışının yanı sıra, Türkiye'den benzer eksende eleştiriler yönelten Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve DEM Parti milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu gibi isimlerin de aralarında bulunduğu toplam 31 kişilik bir gruba Bakü yönetimi tarafından çok sert bir diplomatik reaksiyon gösterilerek Azerbaycan'a giriş yasağı getirilmesi, sosyal medyada iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri açısından en çok tartışılan konuların başında yer almaktadır.
Arama motorlarında anlık olarak milyonlarca kişi tarafından metni aratılan ve siyasi üslubu açısından incelenen üçüncü can alıcı soru ise Oktay Saral'ın istifa duyurusunda hangi dikkat çekici ifadelere yer verdiği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan gelecekteki ilişkisini nasıl tanımladığıdır. Görevinden ayrıldığını duyurduğu resmi açıklamasında Saral, asıl meselenin insanın oturduğu makam değil, arkasında durduğu değerler olduğunu belirterek, davasına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile omuz omuza verdiği mücadeleye sadık kalacağını çok net bir dille ifade etmiştir. Bu kararın inandığı değerlerden ve millete hizmet etme iradesinden bir adım geri atmak anlamına gelmediğini, dün olduğu gibi yarın da Cumhurbaşkanı'nın yanında aynı inançla yol yürümeye devam edeceğini belirten Saral'ın "Rabbim bizleri bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin" şeklindeki çarpıcı duası, sosyal medyada hem muhafazakar seçmen hem de siyasi analistler tarafından dik duruş ve sadakat temalı uzun değerlendirme paragraflarına konu olmaktadır.





