Yeşilay Batman Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis, gençlerin günde 7-8 saatini sosyal medyada geçirdiğine dikkat çekerek aileleri uyardı. Edis, çocukların dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korunması için ailelere, eğitim kurumlarına ve yasa yapıcılara önemli görevler düştüğünü söyledi.
Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi, beraberinde dijital bağımlılık tehlikesini de getiriyor. Özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan kontrolsüz ekran kullanımı, sosyal yaşamdan aile ilişkilerine kadar birçok alanda olumsuz sonuçlara neden oluyor.
Yeşilay Batman Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis, yaptığı açıklamada, dijitalleşmenin bilgiye erişimi kolaylaştırdığını ancak bilinçsiz ve aşırı kullanımın ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
DİJİTAL DÜNYA DÜŞÜNME BECERİSİNİ ZAYIFLATIYOR
Dijital dünyanın sunduğu kolaylıkların insanları hazır bilgiye yönelttiğini belirten Edis, sürekli tek tıkla bilgiye ulaşmanın düşünerek üretme alışkanlığını olumsuz etkilediğini söyledi.
İnsanların araştırma, sorgulama ve kendi düşünceleriyle üretme becerilerinin zayıflayabildiğine dikkat çeken Edis, dijitalleşmenin olumlu yönlerinin yanında kontrolsüz kullanıldığında ciddi olumsuzluklar doğurduğunu vurguladı.
EKRAN BAĞIMLILIĞI SOSYAL HAYATI BİTİRİYOR
Dijital bağımlılığın özellikle gelişim çağındaki çocuklar üzerinde önemli riskler oluşturduğunu belirten Edis, uzun süre ekran başında kalan çocukların sosyal çevreleriyle iletişimlerinin zayıfladığını dile getirdi.
Çocukların bilgisayar, telefon ve sosyal medya karşısında uzun saatler geçirdiğini kaydeden Edis, sanal dünyadaki etkileşimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini tutmadığını ifade etti. Edis, dijital ortamdan uzaklaşıldığında yalnızlık hissinin ortaya çıkabildiğini ve bu durumun çocukların gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.
AİLE MİSAFİRLİKLERİ VE SOHBETLER UNUTULUYOR
Dijital bağımlılığın yalnızca bireysel yaşamı değil, aile ilişkilerini ve toplumsal gelenekleri de etkilediğini belirten Edis, geçmişte önemli bir yere sahip olan aile ziyaretleri, misafirlikler ve yüz yüze sohbetlerin giderek azaldığına dikkat çekti.
Örf, adet ve geleneklerin gelecek nesillere aktarılmasında sosyal yaşamın önemine işaret eden Edis, insanların dijital dünyaya yönelmesiyle birlikte aile içi iletişimin ve toplumsal paylaşımın zayıfladığını kaydetti.
GENÇLER GÜNDE 7-8 SAATİNİ SOSYAL MEDYADA GEÇİRİYOR
Çocukların ve gençlerin sanal dünyada geçirdiği sürenin endişe verici boyutlara ulaştığını belirten Edis, bazı gençlerin günde 7-8 saatini sosyal medyada geçirdiğini söyledi.
Uzun süre ekran başında kalmanın fiziksel hareketliliği azalttığını ve gençleri gerçek yaşamdan uzaklaştırdığını ifade eden Edis, özellikle şiddet içerikli oyunların oluşturabileceği tehlikelere dikkat çekti.
Çocukların zamanla kendilerini oyunların içinde hissedebildiğini belirten Edis, gerçek dünya ile sanal dünya arasındaki bağın zayıflamasının ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Edis, bu konuda yasa yapıcıların daha güçlü tedbirler alması gerektiğini vurguladı.
15 YAŞ ALTINA YÖNELİK DÜZENLEMEYE DİKKAT ÇEKTİ
Çocukların dijital platformların olumsuz etkilerinden korunmasına yönelik yasal düzenlemelere de değinen Edis, 15 yaş altındaki çocukları korumayı amaçlayan düzenlemelerin önemine işaret etti.
Sosyal medya platformlarında yaş doğrulaması ve kullanıcı tanımlamasının önem kazandığını belirten Edis, bu tür tedbirlerle çocukların zararlı dijital içeriklerden korunabileceğini ifade etti.
AİLELERE VE EĞİTİM KURUMLARINA ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR
Dijital bağımlılıkla mücadelenin yalnızca yasaklarla çözülemeyeceğini vurgulayan Edis, ailelerin çocuklarının ekran kullanımını takip etmesi, onlarla daha fazla vakit geçirmesi ve alternatif sosyal faaliyetlere yönlendirmesi gerektiğini belirtti.
Medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve yerli yazılımların geliştirilmesinin de önemli olduğunu kaydeden Edis, dijital dünyanın bilinçli kullanılması konusunda ailelerin, eğitim kurumlarının ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





