İleri derecedeki rahatsızlıklarına rağmen tahliye edilmemesi ve hastanede bacağının kesilmesinin ardından entübe edilerek vefat etmesi, arama motorlarında ve dijital platformlarda olayın hukuki ve insani boyutuna dair çok sayıda çarpıcı soruyu beraberinde getirdi. İşte kamuoyunu derinden sarsan bu ölüme dair sosyal medyada en çok aratılan en can alıcı sorular ve olayın tüm detayları:

Ağır Hasta Mahpus Abdullah Tırpan Kimdir Ve Hangi Suçlamalar Nedeniyle Cezaevinde Bulunuyordu?

Kamuoyunun ve internet kullanıcılarının vefat haberinin ardından en çok sorguladığı konuların başında, Abdullah Tırpan'ın kim olduğu ve neden cezaevinde tutulduğu geliyor. Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde yaklaşık 55 yıl boyunca kasaplık, köfte ve sucuk imalatı yapan, çevresinde "Köfteci Abdullah" olarak tanınan 5 çocuk babası tanınmış bir iş insanı olan Tırpan, 15 Temmuz sonrasındaki FETÖ/PDY yargılamaları kapsamında gözaltına alınmıştı. Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yasal bir banka olan Bank Asya'da hesabının bulunması, çocuklarını devlet izniyle açılmış kapatılan özel okullara göndermesi, bazı gazete-dergilere abone olması ve insani yardım faaliyetlerine katılması gerekçe gösterilerek "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası Yargıtay tarafından onandıktan sonra, ilerleyen yaşına ve ölümcül kronik hastalıklarına rağmen infaz süreci kapsamında 25 Şubat 2025'te yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Abdullah Tırpan'ın Ölümüne Yol Açan Sağlık Süreci Nasıl İlerledi Ve Bacağının Kesilmesiyle Sonuçlanan İhmal İddiaları Nelerdir?

Sosyal medyada sivil toplum kuruluşları, insan hakları savunucuları ve milletvekillerinin "göz göre göre gelen bir cinayet" olarak nitelendirdiği ve internette en çok aratılan can alıcı soru, Tırpan'ın ölüm döşeğine nasıl getirildiğidir. Cezaevine girmeden önce ve cezaevi sürecinde ileri derecede diyabet (şeker), yüksek tansiyon, damar tıkanıklığı ve ciddi sinir ucu hasarı (nöropati) bulunan 73 yaşındaki Tırpan, ellerinde ve ayaklarında his kaybı yaşayarak tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelmişti. Cezaevi koşullarında ayaklarında iyileşmeyen derin yaralar açılan ve gerekli hijyen ile tıbbi bakımı zamanında alamayan Tırpan'ın sol bacağında süratle kangren gelişti. Durumunun kritikleşmesi üzerine sevk edildiği İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde 22 Ekim gecesi sol bacağı diz altından kesilmek zorunda kalındı; ancak vücuda yayılan ağır enfeksiyon ve amputasyonun yarattığı travma nedeniyle 25 Ekim'de yoğun bakıma alınarak entübe edildi ve 26 Ekim 2026'da hayata gözlerini yumdu.

Kamuoyunda Ve Siyaset Dünyasında Abdullah Tırpan İçin Yapılan Tahliye Çağrıları Neden Karşılık Bulmadı?

Abdullah Tırpan’ın ölümünün ardından Twitter (X) gibi sosyal mecralarda adalete yönelik tepkilerin odağında yer alan ve en çok aratılan soru, bu ölümün neden engellenemediği ve infaz erteleme taleplerinin neden reddedildiğidir. Bağımsız milletvekilleri ve insan hakları savunucuları, Tırpan’ın durumunun cezaevinde kalamayacak kadar kritik olduğunu aylar öncesinden raporlar ve meclis önergeleriyle dile getirmiş, bacağının kesilme riskine karşı acil tahliye çağrıları yapmıştı. Ancak Adli Tıp Kurumu'nun "cezaevinde kalabilir" yönündeki defalarca yinelenen tartışmalı raporları ve bürokratik gecikmeler nedeniyle yaşlı adamın infazı ertelenmedi. Sosyal medyadaki kullanıcılar ve hukuk otoriteleri, yürürlükteki infaz kanunlarının ve insan hakları sözleşmelerinin hasta mahpuslar söz konusu olduğunda neden uygulanmadığını, benzer durumdaki yüzlerce ağır hasta tutuklunun da cezaevlerinden tabutla çıkmaması için sistemde ne gibi köklü değişiklikler yapılması gerektiğini çok sert paragraflarla masaya yatırıyor.

Muhabir: YUSUF UYANIK