HAYATIMIZA ANLAM KATALIM... - Batman Pusula Gazetesi
a

HAYATIMIZA ANLAM KATALIM…

0

BEĞENDİM

Spread the love

Halk arasında bir söz vardır; “Yaşamadan bilemezsin” diye. Hayat ne yazık ki her şeyi yaşayamayacağımız kadar kısadır. Ve yaşanmışlıklar kadar öğretici, ufuk açıcı başka bir şey de bilmiyorum. Acıyı yaşamışsanız, acının ne olduğunu bilirsiniz; sevdiklerinizden uzak kalmışsanız özlemin ne olduğunu hissedersiniz. Sevgiyi, mutluluğu, endişeyi…

Gezerseniz öğrenirsiniz, düşünmüşseniz fikir edinirsiniz. Öğrenmek, hissetmek, anlamak uçsuz bucaksız bir okyanus gibidir. O okyanusun sularında yüzmeye, yol almaya koyuldunuz mu artık hayatı başka algılar, başka yorumlarsınız. Güneş başka doğar, rüzgar başka eser, hayvanlarını otlatan çobanın çaldığı kavalın sesi kulaklarınıza başka gelir. 

Dinlersiniz, duyarsınız. Duyduklarınızı düşünürseniz, beyninizi bir süzgeç gibi, bir terazi gibi kullanırsınız. Doğruyu ve yanlışı fark edersiniz. Dinlerken sabrı da öğrenirsiniz. Dinlemek sabır da gerektirir bazen. Dinledikleriniz size ağır gelebilir, size yabancı gelebilir, sizi sıkabilir. Ancak dinleyince, düşünürsünüz. Dinlediklerimiz bazen yaşadıklarımızdan daha fazla bizi etkileyebilir.

Ve okumak…

Onda her şeyi bulabilirsiniz; denizleri, yıldızları, canlıları-cansızları, duyguları, maziyi ve geleceği. Hayaller kurarsınız. Okuduğunuz şeyde yaşarsınız. Bazen bir roman! O romanın kahramanı siz olursunuz. Bazen Evliya Çelebi olursunuz, ülkeler gezen; bazen Fatih Sultan Mehmet olursunuz İstanbul’u fetheden; bazen âşık olursunuz Leyla ile Mecnun gibi…

Zaman rakiptir insana. Doğduğu andan itibaren zamanla rekabet eder insanoğlu. Çünkü insan yaşadığı hayattan ibarettir. 

İster istemez öğreniyor insan…

Yaşayarak, gezerek, dinleyerek, düşünerek, okuyarak…

Hepsi iç içe bir yerde!

Hayatın anlamı… Anlam diyorum değil mi? Bir yerde hayat;  anlamak, anlam kazandırmaktır aslında! Doğruyu ve yanlışı bilip anlamlandırmak. Hayat kısadır, her şeyi yaşayamaz insan. Okuyarak, gezerek, dinleyerek, düşünerek, sosyal hayatın akışına katılarak öğrenebiliriz. Olanı, olması gerekeni…

Öğrenmek, sadece bir ezber olayı da değildir. Kişiyi değiştirmeli, olgunlaştırmalı, bakış açısı kazandırmalıdır. Varoluş nedenini, yapılması gerekenleri, neyden uzak durulması gerektiğini, nasıl kazanıp nasıl davranması gerektiğini kavratmalı insana…

Bakar mısınız toplumumuza! Bakar mısınız dünyamıza, ülkelere, milletlere! Ve bakar mısınız kahvehanelerde, arkadaş ortamlarında, aile ziyaretlerinde yakınılan şeylere! Yapılan muhabbetlerin çoğu “bizim zamanımızda” diye başlar, “şimdiki gençler” ile devam eder ve “biz nasıl böyle olduk” ile biter. 

Zaman rakiptir insana. Zaman, toprağa gömdüğü nesillerle beraber insanlığın güzel hasletlerini de gömmeye devam ediyor. Öğrenen, ders alan, yorumlayan insanlara ihtiyacımız var. Sağ duyulu, “tahammül” kavramını içselleştirmiş insanlara ihtiyacımız var.

Okuyarak, düşünerek, gezerek, sosyal hayatın bir köşesinde dahi yer alarak öğrenmeli, öğrendiklerimizle hayatımıza bir perspektif kazandırmalıyız.

Güzelliklerimizi değil, kötü olanı gömmeliyiz. Öğrenmeliyiz, yorumlamalıyız. Doğruyu bulup onun etrafında kenetlenmeliyiz. Hem de hepimiz!

Eskiden seyyahlar gittikleri memleketlerde; iklimi, coğrafi yapıyı, yönetim şekillerini yanı sıra o toplumların gelenek ve göreneklerini, yaşantı şekillerini, ahlaki yapılarını, manevi değerlerini de yorumlayarak seyahatnamelerine katarlardı. Bugün global dediğimiz dünyamızı o günün imkanlarıyla ancak b u seviyede globalleştirebiliyorlardı. Bu şekilde yazdıkları  eserler toplumlar için yönlendirici güzel birer eser oluyordu.

Gezerek, okuyarak, yaşayarak güzellikleri biz de fark edelim ve hayatımıza çok anlam katalım. Her şeyin daha güzel olacağını göreceğiz.

Öğrendiklerini yorumlayarak hayatına yansıtan insanlar olmak dileğiyle!

 

 

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.