Zorlu hapishanelerden kaçış filmlerindeki tema dışarıdaki insanın doğaya, kıra, huzura kaçış arayışından farklı olmayan bulunduğu durumdan başka bir şeye dönüşme mücadelesini anlatır. Her türlü zorlu akıştan kaçışın sonuçları içinde bulunulan şartlara göre değişiklik gösterse de mücadele “yaşama arzusu”nun ana eksenini oluşturur. Bazı durumlarda akıştan kaçış, akışa direnmeyle aynı sonuçları doğurabilir. Yine de her türlü mücadelede kalmak insanın ruhuna ve aklına bu yüzden olsa gerek iyi gelir.

“Akışta kalmamak” için gelişen “kaçış” aynı zamanda ortada duran düzeneğe çomak sokmak, o düzeni işlevsizleştirmek, dolayısıyla da akışa direnme sonucunu doğurur. Kaçılmaz denilen Alcatraz Hapishanesi’nden üç mahkûmun kaçışı o kaskatı, kimsenin yıkamayacağı düşünülen düzenekle ilgili bütün masalları sona erdirmiştir. Ünlü Alcatraz’dan Kaçış filminde büyü böylece bozulur ve hapishane kapatılır. Bu konuda sinemanın edebiyatla iç içe geçen geniş ve tarihsel bir birikimi vardır. Bresson’un yönettiği “Bir İdam Mahkûmu Kaçtı” (1956), Kramer’in imzasını taşıyan “Kader Bağlayınca” (1958), Becker’in “Delik”i (1960), Sturges imzalı “Büyük Firar”ı (1963), Rosenberg’in yönettiği “Parmaklıklar Ardında” (1967), Schaffner’in “Kelebek”i (1973), Siegel yönetimindeki “Alcatraz’dan Kaçış” (1979) ve nihayet “Esaretin Bedeli” (The Shawshank Redemption, 1994) de bunları anlatır.

Baskıcı rejimlerin, gündelik yaşamın içindeki en küçük özgürlük sığınaklarını bile kapatmaya, ele geçirmeye yeminli düzenleri büyük bir ülkeyi etkisi altında tutup vatandaşlarını koca bir cezaevi mahkumlarına çevirmeye, en ufak bir itirazı bile bastırmaya mecbur hissetmesi ve yönetimlerin korkusunu bu filmlerdeki metaforlarla anlamak daha kolay olabilir.

Esaretin Bedeli’nde, haksız yere hapse atılan Andy Dufresne, yıllar süren planlı, sabırlı çalışmayla hapisten kaçtıktan sonra cezaevi müdürünün ve başgardiyanının suça, yolsuzluğa batmış düzeneğini de ifşa eder. Kaçış anına kadar her şey akıştan kaçışla ilgili gibi görünürde de kaçış başarıya kavuştuktan sonra akışın kendisi sallanmaya başlar. Dolayısıyla bu film örneklerinde olduğu gibi gündelik akıştan kaçışın gerçekte akışa direnmek, akışı sekteye uğratmak şeklinde başka bir akış biçimine de dönüşmesi olarak görülebilir. Sistemde oluşan en ufak çatlak, büyük bir girdap gibi sistemin kendisini içine çekip daha iyi olanın arandığı bir dünya yaratabilir.. 

Dikkat, burası önemli!

"Bilinci olumsuz yönde etkileyen ana güçlerden birisi 'psişik düzensizlik' yani var olan niyetlerle çelişen bilgi veya bunları gerçekleştirirken dikkatimizi dağıtan şeylerdir." Mihaly CSIKSZENTMIHALYI

 

Fatma Şimşekoğlu Terzi