Batman’da kutlamanın da bir yeri olmalı!

Batman’da yıllardır tartıştığımız ama bir türlü kalıcı bir çözüme kavuşturamadığımız meselelerden biri de maç sonrası yapılan kutlamalar…

Öncelikle şunu açıkça ifade edelim:

İnsanların sevinmesine, tuttuğu takımın galibiyetini kutlamasına kimsenin itirazı yok.

Sporun birleştirici gücü, insanların heyecanı ve galibiyet sonrası yaşanan coşku elbette şehrin sosyal hayatının bir parçasıdır. Ancak her özgürlüğün olduğu gibi, kutlama yapmanın da başkalarının yaşam hakkı ve huzuruyla dengelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü Batman artık küçük bir yerleşim yeri değil.

Yüz binlerce insanın yaşadığı, gece gündüz hareketli olan büyük bir kentten söz ediyoruz.

Ve bu kentin tam ortasında, gece yarılarına kadar devam eden korna sesleri, yüksek sesli müzikler, havai fişekler ve araç konvoyları artık ciddi anlamda rahatsızlık oluşturuyor.

DEVASA KUTLAMA ALANI NEDEN KULLANILMIYOR?

Şimdi ilin karar vericilerine çok basit bir soru sormak istiyorum:

Batman’da gösteri, miting ve toplu etkinlikler için ayrılmış devasa bir alan varken, neden bu alan maç sonrası kutlamalarda kullanılmıyor?

Bu alan yalnızca mitinglerde kullanılacak bir yer mi?

Neden burada düzenli bir kutlama kültürü oluşturulmuyor?

Neden maç bittikten sonra şehir merkezinin sokakları, caddeleri ve mahalle araları kutlama alanına dönüşüyor?

Bunun yerine çok basit bir uygulama hayata geçirilebilir.

Maç günü kent genelinde gerekli duyuru yapılır.

Kutlama yapmak isteyen vatandaşlara, “Kutlamalar şu alanda yapılacaktır” denilir.

Trafik ekipleri de özellikle araç konvoylarını doğrudan belirlenen kutlama alanına yönlendirir.

İnsanlar orada istedikleri kadar eğlenebilir, tezahürat yapabilir, sevinçlerini yaşayabilir.

Kimse de bundan rahatsız olmaz.

PETROLSPOR BAŞKA, DİĞER TAKIMLAR BAŞKA

Şunu da birbirinden ayırmak gerekiyor.

Batman Petrolspor bizim şehrimizin takımıdır.

Petrolspor’un başarısı Batman’ın başarısıdır. Batmanlıların kendi takımının galibiyetini kutlamasını, şehrin takımına sahip çıkmasını elbette anlayışla karşılamak gerekir.

Ancak Batman’da yaşayan herkesin Amedspor, Fenerbahçe, Galatasaray veya başka bir takımın taraftarı olduğunu varsayamayız.

Hatta bazı vatandaşlarımızın bu takımların maçlarıyla hiçbir ilgisi olmayabilir.

Dolayısıyla başka şehirlerin veya başka takımların galibiyetleri nedeniyle Batman’ın merkezinde gece yarılarına kadar süren konvoyların, korna seslerinin ve yüksek sesli müziklerin bütün vatandaşlara dinletilmesini de doğru bulmuyorum.

Bir kişinin sevinci, başka bir vatandaşın huzurunu bozduğu noktada sınır çizmek gerekir.

GECE SAAT 01.00'DE KORNA SESİ NORMAL Mİ?

Bir düşünün…

Bir aile, çocuğunu saat 21.00’de yatırmış.

Çocuk ertesi gün okula gidecek.

Anne-baba belki sabah işe gidecek.

Tam uykuya dalmışken gece yarısı sokaktan onlarca aracın korna sesi geliyor.

Ardından yüksek sesli müzik…

Bağırışlar…

Havai fişekler…

Araç konvoyları…

Ve bu durum gece 01.00’e, hatta daha geç saatlere kadar devam ediyor.

Şimdi ilin yöneticilerine, yetkililerine ve bu konuda karar verecek herkese soruyorum:

Sizin de çocuğunuz var. Çocuğunuzun saat 21.00’de uyuması gerekirken gece saat 01.00’de ancak uykuya dalabilmesi sizce doğru mudur?

Elbette insanların eğlenmesine karşı değiliz.

Ama şehir hayatı biraz da birbirimize saygı göstermeyi gerektiriyor.

HUZUR SADECE ASAYİŞ OLAYLARININ OLMAMASI DEĞİLDİR

Batman’da güvenlik konusunda emniyet güçlerimizin yaptığı çalışmalar önemli.

Kentte büyük bir asayiş sorunu yaşanmaması elbette hepimizin ortak beklentisi.

Ancak huzur sadece kavga, hırsızlık veya başka bir asayiş olayının yaşanmaması değildir.

Huzur;

Gece çocuğunuzu rahatça uyutabilmenizdir.

Yaşlı bir insanın evinde dinlenebilmesidir.

Sabah işe gidecek bir vatandaşın gece uykusunu alabilmesidir.

Hastası olan bir ailenin geceyi sakin geçirebilmesidir.

Sınavına hazırlanan bir öğrencinin ders çalışabilmesidir.

Kısacası huzur, başkasının yaşam alanına saygı göstermektir.

Bu nedenle huzuru bozan davranışlara da gerekli sınırlar getirilmelidir.

ÇÖZÜM ASLINDA ÇOK BASİT

Bence çözüm için yeni bir şey keşfetmeye gerek yok.

Batman’ın uygun bir noktasında bulunan mevcut geniş alanlardan biri, maç ve kutlama etkinlikleri için düzenli olarak kullanılabilir.

Araç konvoyları için güzergâh belirlenebilir.

Konvoylar şehir merkezinden çıkarılarak çevre yolu güzergâhına yönlendirilebilir.

Yaya olarak kutlama yapmak isteyenler ise Otogarın yanında bulunan geniş alana yönlendirilebilir.

Trafik ekipleri de maç sonlarında şehir merkezinde konvoy oluşmasını önlemek yerine, araçları önceden belirlenen kutlama alanlarına yönlendirebilir.

Böylece hem vatandaş sevincini yaşar hem de şehir merkezinde yaşayanlar mağdur olmaz.

“SEVİNCİMİZİ YAŞAYALIM AMA BAŞKASININ HUZURUNU BOZMAYALIM”

Aslında söylemek istediğimiz tam olarak budur.

Kimsenin sevincine karşı değiliz.

Kimsenin takım tutmasına karşı değiliz.

Kimsenin maç sonrası arkadaşlarıyla bir araya gelmesine de karşı değiliz.

Ancak “Ben eğleniyorum, herkes buna katlanmak zorunda” anlayışını da doğru bulmuyoruz.

Kamu düzeni dediğimiz şey tam da burada devreye giriyor.

Bir vatandaşın eğlenme hakkı varsa, diğer vatandaşın da gece saatlerinde dinlenme hakkı vardır.

Bir tarafta kutlama hakkı varsa diğer tarafta çocukların, yaşlıların, hastaların ve ertesi gün işe veya okula gidecek insanların huzuru vardır.

Devletin ve yerel yönetimlerin görevi de bu iki hakkı karşı karşıya getirmeden dengelemektir.

İLİN KARAR VERİCİLERİNE ÇAĞRIMDIR

Buradan Batman’ın valiliğine, belediyesine, emniyet teşkilatına, trafik ekiplerine ve ilgili tüm kurumlara açık bir çağrıda bulunuyorum:

Gelin bu işe bir düzen getirelim.

Maç sonrası kutlamalar için belirli alanlar oluşturalım.

Bu alanları kamuoyuna önceden duyuralım.

Trafik ekipleri araç konvoylarını bu alanlara yönlendirsin.

Şehir merkezinde gece saatlerinde uzun süreli korna, yüksek sesli müzik ve benzeri gürültü oluşturan uygulamalara müsaade edilmesin.

Havai fişek konusunda da ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli denetimler yapılsın.

İnsanlarımız sevinsin.

Bağırsın.

Tezahürat yapsın.

Halay çeksin.

Şarkısını söylesin.

Ama bunu şehir merkezinde insanların evlerinin pencerelerinin altında değil, bunun için belirlenmiş alanlarda yapsın.

BATMAN BÜYÜYOR, KURALLAR DA BÜYÜMELİ

Batman büyüyor.

Nüfus artıyor.

Yeni mahalleler oluşuyor.

Şehir merkezindeki yaşam yoğunluğu her geçen gün artıyor.

Böylesine büyüyen bir şehirde eski alışkanlıklarla şehir yönetilemez.

Artık “Bir şey olmaz” anlayışından çıkıp, önceden tedbir alan bir şehir düzenine geçmemiz gerekiyor.

Bugün maç kutlamasıdır.

Yarın başka bir etkinliktir.

Öbür gün başka bir organizasyondur.

Her seferinde şehir merkezinin tamamını rahatsız edecek şekilde hareket edersek bunun sonu gelmez.

Oysa Batman’ın ihtiyacı olan şey çok basit:

Sevinci yasaklamak değil, sevincin adresini belirlemek.

İnsanların eğlenmesine engel olmayalım.

Ama insanların huzurunu da koruyalım.

Çünkü Batman hepimizin.

Sadece maç kazananların değil…

Sadece taraftarların değil…

Gece çalışanların, sabah işe gidenlerin, çocuk büyütenlerin, yaşlıların, hastaların, öğrencilerin ve sessiz bir gece geçirmek isteyen herkesin şehri.

Kutlayalım, sevinelim, coşalım… Ama birbirimizin hayatına saygı göstererek.

Bence Batman’ın karar vericileri bu meseleyi daha fazla ertelemeden masaya yatırmalı.

Çünkü huzurlu bir şehir olmak, sadece suç oranlarının düşük olmasıyla değil; insanların birbirinin yaşam hakkına gösterdiği saygıyla da mümkündür.