Batman’da polis tartışmaları üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya bir de sahadaki gerçekler açısından bakmak gerekiyor.
Geçtiğimiz günlerde İş Bankası önünde meydana gelen silahlı yaralama olayında, kısa süre içerisinde çok sayıda polis ekibinin olay yerine intikal etmesi dikkat çekti. Asayiş ekipleri, Yunus timleri ve olay yeri inceleme ekiplerinin kısa sürede bölgede hazır bulunması, güvenlik güçlerinin olaylara müdahale kapasitesini bir kez daha gündeme getirdi.
Tam da burada şu soruyu sormak gerekiyor:
“Polisi çağırıyoruz, gelmiyor” söylemi ne kadar gerçeği yansıtıyor?
Elbette her vatandaşın güvenlik hizmetlerinden beklentisini dile getirme hakkı vardır. Bir ihbarın değerlendirilmediğini düşünen vatandaş da bunu ilgili mercilere bildirebilir. Ancak böylesine ciddi bir iddianın ortaya atılması halinde, bunun somut bilgilerle ortaya konulması gerekir.
Çünkü polisi eleştirmek başka, polisi toplumun gözünde tamamen işlevsiz göstermeye çalışmak başka şeydir.
ELEŞTİRİ VARSA, KANIT DA OLMALI
“112’yi aradım, polis gelmedi” diyen vatandaşın elbette iddiası dikkate alınmalıdır. Fakat burada yapılması gereken, tartışmayı söylentiler üzerinden büyütmek değil, çağrının ne zaman yapıldığını, hangi konuda ihbarda bulunulduğunu ve ekiplerin nasıl yönlendirildiğini resmi kayıtlar üzerinden ortaya koymaktır.
Şeffaflık herkes için gereklidir.
Polis de denetlenebilir olmalı, vatandaş da ortaya attığı ciddi iddianın arkasında durmalıdır.
Aksi halde sosyal medya ve kulaktan kulağa yayılan söylemler, toplumun güvenlik güçlerine bakışını olumsuz etkileyebilir.
SAPLA SAMANI KARIŞTIRMAYALIM
Bir başka önemli konu ise ihbarların niteliği…
Örneğin bir vatandaş, “Bir genç uyuşturucu kullanmış, burada yatıyor” şeklinde bir ihbarda bulunabilir.
Burada olayın niteliğine göre farklı kurumların görev alanları devreye girebilir. Kişinin sağlık sorunu yaşadığı veya acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyduğu düşünülüyorsa 112 Acil Sağlık hizmetlerinden yardım istenmesi gerekir.
Polisin görevi ise başta asayiş olayları, suçların önlenmesi, suçluların yakalanması, narkotik olayları ve adli olayların takibi olmak üzere kanunların kendisine verdiği görevleri yerine getirmektir.
Yani her olayın çözümünü yalnızca polisten beklemek doğru değildir.
Sapla samanı birbirine karıştırmamak gerekiyor.
POLİSİN DESTEĞE İHTİYACI VAR
Batman gibi hızla büyüyen bir kentte güvenlik hizmetleri elbette sürekli tartışılmalı, eksikler varsa ortaya konulmalı ve çözüm istenmelidir.
Ancak bunu yaparken güvenlik güçlerinin tamamını hedef alan genellemelerden de kaçınmak gerekir.
Bir polis ekibi, gece gündüz demeden gelen ihbarlara müdahale etmek için görev yapıyor. Bazen dakikalar içerisinde olay yerine ulaşmak mümkün olurken, olayın niteliğine, ekiplerin konumuna ve aynı anda gelen çağrıların yoğunluğuna bağlı olarak süre değişebilir.
Bu nedenle tek tek olaylar üzerinden bütün teşkilatı “iş yapmıyor” şeklinde değerlendirmek doğru bir yaklaşım değildir.
GÜVENLİK ORTAK SORUMLULUKTUR
Batman’ın huzuru yalnızca polisin değil, hepimizin meselesidir.
Vatandaş ihbarını doğru kanala yapacak, polis görevini yerine getirecek, sağlık sorunu varsa sağlık ekipleri devreye girecek, diğer kurumlar da kendi sorumluluk alanlarında görev yapacak.
Eleştiri olacak.
Denetim olacak.
Soru da sorulacak.
Ama bütün bunlar belge, bilgi ve somut gerçekler üzerinden yapılmalı.
Batman’ın huzuruna katkı sunmak istiyorsak, güvenlik güçlerinin eksiklerini dile getirirken yaptıkları doğru işleri de görmeliyiz.
Çünkü güvenlik güçlerine yönelik eleştiri yapılabilir; fakat kurumları toptan itibarsızlaştıracak, toplumun güven duygusunu zedeleyecek iddialar ortaya atılırken çok daha dikkatli olunmalıdır.
Sözün özü şu:
Polisi eleştirelim ama haksızlık etmeyelim.
İddia edelim ama kanıtlayalım.
112’yi arayalım ama doğru olayı doğru kuruma bildirelim.
Ve en önemlisi…
Batman’ın huzurunu hep birlikte koruyalım.
EĞİTİM
GÜNDEM
SAĞLIK
İLÇELER
GÜNCEL
YEREL
SİYASET
ASAYİŞ
PETROLSPOR
TOKAT GİBİ CEVAP
Aytekin Alptekin
Yorumlar