Karayollarında motorlu taşıt denildiğinde aklımıza kamyon, minibüs, otobüs, taksi, traktör ve elbette motosiklet geliyor. Yani trafikte bulunan her motorlu taşıtın sürücüsü için geçerli olan kurallar var.
Ancak son dönemlerde özellikle motosiklet sürücülerinin önemli bir bölümünün bu kuralları hiçe saydığını üzülerek görüyoruz.
Araçların arasında slalom yapmak, öndeki aracı sağından geçmek, şehir içerisinde hız sınırlarını aşmak, kavşaklarda gerekli dikkati göstermemek…
Peki motosiklet sürücülerine bu hakları kim veriyor?
Hiç kimse!
Motosiklet sürücüsü de diğer tüm motorlu araç sürücüleri gibi trafik kurallarına, yolun ve trafiğin gerektirdiği dikkat ve nezaket kurallarına uymak zorunda.
Motosiklet Kazalarının Ardındaki Gerçek
Ulusal basında neredeyse her gün motosiklet kazalarıyla ilgili haberlerle karşılaşıyoruz. Çoğu kazada benzer bir tablo ortaya çıkıyor: Önüne bir araç çıkıyor, motosiklet yüksek hız nedeniyle duramıyor ve çarpışma meydana geliyor.
Peki bunun sebebi ne?
Elbette her kazanın tek bir nedeni yok. Ancak aşırı hız, dikkatsizlik, tedbirsiz sürüş ve özellikle kavşaklarda yapılan hatalı manevralar önemli riskler oluşturuyor.
Şehir içerisinde hız sınırlarının bulunduğu yerlerde bu sınırlara uymak herkesin sorumluluğudur. Motosikletin güçlü olması, hızlı gitmesi veya gelişmiş fren ve ABS sistemlerine sahip bulunması, sürücüsüne trafik kurallarını ihlal etme hakkı vermez.
Unutulmamalıdır ki motosiklet, fiziksel yapısı nedeniyle otomobil gibi davranmaz. Yüksek hızla seyreden bir motosikletin ani bir durumda güvenli şekilde durması her zaman mümkün olmayabilir.
Kavşaklarda Görünmez Olmayın
Motosiklet sürücülerinin dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan biri de kavşaklar.
Bir otomobil sürücüsü sağa veya sola dönüş yaparken motosikleti zamanında fark edemeyebilir. Özellikle motosiklet yüksek hızla geliyorsa, sürücünün motosikleti algılaması için gereken süre çok daha kısa hale gelir.
Bu nedenle motosiklet sürücüsünün “Ben haklıyım, karşı taraf beni görmek zorunda” düşüncesiyle hareket etmesi son derece tehlikelidir.
Trafikte yalnızca haklı olmak yetmez.
Önemli olan kazaya karışmamaktır.
Kasktaki Teknoloji Güvenlik Garantisi Değil
Bugün bazı motosiklet kasklarında telefon görüşmesi yapma, müzik dinleme gibi özellikler bulunuyor. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor olabilir ancak motosiklet kullanırken dikkatin yoldan uzaklaşması ciddi risk oluşturabilir.
Motosiklet üzerinde yol algısı da otomobildekiyle aynı değildir. Sürücünün görüş açısı, hız algısı ve çevresindeki araçları değerlendirme biçimi farklıdır.
Bu nedenle motosiklet kullanırken bütün dikkatin yola verilmesi gerekir.
Trafikte Kimse Trafik Polisi Değil
Son zamanlarda sosyal medyada da sık sık motosiklet sürücüleri veya kuryelerle diğer sürücüler arasındaki tartışmaların görüntülerine rastlıyoruz.
Bir sürücü hata yaptığında hemen telefon çıkarılıyor, kamera kaydı başlıyor, tartışma büyüyor ve olay adeta bir sosyal medya gösterisine dönüşüyor.
Elbette trafik kuralını ihlal eden bir sürücü varsa bunun kayıt altına alınması veya yetkililere bildirilmesi mümkündür.
Ancak hiçbir sürücü kendisini trafik polisi, hâkim veya savcı yerine koyamaz.
Örneğin alkollü araç kullandığından şüphelendiğiniz bir sürücü gördüyseniz, yapılması gereken bellidir: Güvenli bir şekilde yetkililere haber vermek ve durumu bildirmek.
İnsanları tahrik etmek, tartışmayı büyütmek, sosyal medyada paylaşmak veya arkadaşlarını çağırarak olayı kavgaya dönüştürmek çözüm değildir.
Yollar Kimsenin Babasının Malı Değil
Trafikte zaman zaman dalgınlıklar, basit manevra hataları ve küçük kazalar yaşanabilir.
Çünkü yollar hepimizin.
“Aradan çıktın”, “önüme girdin”, “beni geçtin” diyerek birbirimize öfkeyle yaklaşmak yerine, bazen bir fren yapmak, birkaç saniye beklemek ve yol vermek çok daha büyük bir kazanın önüne geçebilir.
Bir saniyelik sabırsızlık nedeniyle alınan küfürler, edilen beddualar kimseye bir şey kazandırmaz.
Motosikletli Olmak Ayrıcalık Değildir
Değerli motosiklet sürücüleri…
Sizler de bu toplumun bir parçasısınız. Trafikte sizin de haklarınız var, ancak aynı zamanda sorumluluklarınız da var.
Engelli vatandaşlarımız trafikte araç kullanıyor olabilir. Kornayı veya motosikletin sesini zamanında algılayamayabilir.
65 yaş üzerindeki sürücülerimiz trafikte olabilir. Yeni sürücüler olabilir. Dikkati bir anlığına dağılan insanlar olabilir.
Trafikte herkesin aynı reflekslere, aynı görüşe ve aynı sürüş tecrübesine sahip olmadığını kabul etmek zorundayız.
Bu nedenle motosiklet sürücülerinin de diğer sürücülerin hatalarını hesaba katarak daha tedbirli olması gerekiyor.
“Ben Motosiklet Kullanıyorum” Demek Yetmez
Motosiklet kullanıyor olmak sizi otomatik olarak haklı yapmaz.
Aynı şekilde otomobil kullanıyor olmak da diğer sürücüyü otomatik olarak suçlu yapmaz.
Trafikte herkes hata yapabilir.
Ancak kendi hatasını görmeyip sürekli karşı tarafın hatasını kayda almak, insanları kameraya çekmek, sosyal medyada ifşa etmek ve tartışmaları büyütmek doğru bir yaklaşım değildir.
Siz bir trafik polisi değilsiniz.
Kuralları siz koymuyorsunuz.
Kanunların karşısında motosikletin de otomobilin de kamyonun da minibüsün de ayrıcalığı yok.
Altınızdaki motosikletin özellikleri ne olursa olsun, trafik kuralları hepimiz için geçerli.
Son Söz
Bu yazdıklarım elbette bütün motosiklet sürücülerini kapsamıyor. Kurallara uyan, dikkatli ve saygılı şekilde motosiklet kullanan sürücülerimizi tenzih ediyorum.
Ancak son dönemlerde trafikte yaşanan bazı görüntüler gerçekten de artık “çizmeyi aşan” bir noktaya gelmiş durumda.
Kuryeler, elektrikli motosikletler ve diğer motosikletlerle birlikte şehir trafiğinde iki tekerlekli araçların sayısı giderek artıyor.
Bu nedenle herkesin daha dikkatli olması gerekiyor.
Motosiklet sürücülerine çağrım açık:
Hızınızı kontrol edin.
Trafik kurallarına uyun.
Kavşaklarda dikkatli olun.
Araçların arasından slalom yapmayın.
Sağdan geçişlerle hayatınızı riske atmayın.
Diğer sürücülerle tartışmayı büyütmeyin.
Kamerayı bir tehdit veya güç aracı haline getirmeyin.
Çünkü trafik bir yarış alanı değil.
Yollar kimsenin babasının yolu değil.
Bu yollar hepimizin.
Ve trafikte herkesin birbirine ihtiyacı var.
Hoşça kalın.