Beni bilen bilir…
Bazı konularda kimse kusura bakmasın, iyimser olamıyorum. Hele konu çocuklarımız ve gençlerimiz ise hiç olamıyorum. Çünkü ortada görmezden gelinemeyecek kadar ciddi bir tablo varsa, susmanın da kimseye faydası olmadığına inanıyorum.
Batman’da son dönemde gündeme gelen bazı istatistikler gerçekten endişe verici boyutlara ulaşmış durumda.
Tütün kullanım yaşının 12’ye kadar düştüğü belirtiliyor.
Bir düşünün…
Henüz çocuk yaşta olması gereken bir birey, sigara ve diğer tütün ürünleriyle tanışıyor. Daha hayatının başında bağımlılık riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Tam 11 yıldır köşe yazarlığı yapıyorum. Bugüne kadar yaklaşık 2 bin köşe yazısı kaleme aldım. Bu yazılarımın içerisinde en az 20’sinin doğrudan çocuklarımızı ve gençlerimizi sigara, alkol, uyuşturucu ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmaya yönelik olduğunu düşünüyorum.
Yıllardır buradan Batman’daki ailelere sesleniyorum:
“Çocuklarınıza sahip çıkın.”
“Çocuklarınıza sigara aldırmayın.”
“Çocuklarınızın yanında sigara içmeyin.”
“Alkol ve diğer kötü alışkanlıkları normalleştirmeyin.”
“Çocuklarınızı özendirmeyin.”
“Onlarla konuşun, arkadaşlarını tanıyın, nerede ve kimlerle vakit geçirdiklerini bilin.”
Kaç kez yazdım, kaç kez uyardım, inanın sayısını ben bile hatırlamıyorum.
Keşke 10 yıl önce yazdığım o yazılar daha fazla okunmuş, daha fazla dikkate alınmış olsaydı.
Belki bugün aynı endişeleri yeniden dile getirmek zorunda kalmazdık.
UYUŞTURUCU KULLANIM YAŞI 14’E Mİ DÜŞÜYOR?
Bir başka endişe verici iddia ise uyuşturucu madde kullanım yaşının 14’e kadar düşmesi.
Eğer bu tablo gerçekten bu seviyelere geldiyse, artık meseleyi yalnızca güvenlik veya asayiş başlığı altında değerlendiremeyiz.
Bu, aynı zamanda ailelerin, eğitimcilerin, sağlık kuruluşlarının, sosyal hizmetlerin ve toplumun tamamının meselesidir.
Üstelik bu yaş grubunda kız çocuklarının da bulunduğuna ilişkin bilgiler ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.
Çocuklarımızı kaybetmeden önce nedenlerini anlamamız gerekiyor.
15 YAŞINDA SİLAH, BIÇAK VE ŞİDDET!
Bir başka tehlikeli gelişme ise çocukların kesici-delici veya ateşli silahlara erişebilmesi ve bunların çeşitli olaylarda kullanılması.
Geçtiğimiz günlerde 15 yaşındaki bir çocuğun silahla yaralanması hepimizi bir kez daha düşündürmeli.
15 yaş…
Daha çocuk!
Belki de onu yaralayan kişi de kendisiyle aynı yaşlarda bir çocuk.
Geçtiğimiz ay yaşanan vahim olayı da unutmadık. 15 ve 16 yaşlarındaki iki çocuğun karıştığı bıçaklı kavga, bir çocuğun hayatını kaybetmesine, diğerinin ise cezaeviyle karşı karşıya kalmasına neden oldu. Olayın ardından ailelerden yetişkinlerin de hayatını kaybettiği acı bir tablo ortaya çıktı.
Şimdi bir kez daha soruyorum:
Çocukların yaptığı bir hata nasıl oluyor da onlarca insanın hayatını değiştirebiliyor?
Bir anlık öfke…
Bir yanlış arkadaşlık…
Kontrolsüz bir öfke…
Kolayca ulaşılabilen tehlikeli araçlar…
Ve sonunda geri dönüşü olmayan sonuçlar…
ÇOCUKLARIMIZI SUÇA İTEN NEDENLERİ ARAŞTIRMALIYIZ
Sevgili dostlar…
Üzülerek ifade ediyorum; Batman’da çocuk ve gençlerin sigara, alkol, uyuşturucu ve suça yönelme yaşlarının giderek küçüldüğüne ilişkin veriler artık ciddi bir alarm olarak değerlendirilmelidir.
Peki neden?
Batman’daki çocuklarımız ve gençlerimiz neden bu kadar erken yaşta bağımlılık ve suçla karşı karşıya kalıyor?
Aile yapısında mı sorun var?
Arkadaş çevresinde mi?
Okul ve eğitim hayatında mı?
Sosyal çevrede mi?
İnternet ve sosyal medyanın etkisi mi?
Çocukların boş zamanlarını değerlendirebilecekleri alanların yetersizliği mi?
Yoksa bütün bunların birleşimi mi?
İşte bunların bilimsel ve kapsamlı biçimde araştırılması gerekiyor.
Sorunun sadece sonucuyla mücadele etmek yetmez. Nedeni de bulmak zorundayız.
HÂLÂ ÇOK GEÇ DEĞİL
Ben yaklaşık 10 yıl önce de Batman’daki aileleri ve toplumun ileri gelenlerini uyarmıştım.
Bugün yine aynı çağrıyı yapıyorum:
Hiçbir şey için çok geç değil.
Bu çocukları ve gençleri bağımlılıktan, şiddetten ve suçtan uzaklaştırmak için hep birlikte harekete geçmemiz gerekiyor.
Aileler çocuklarıyla daha fazla konuşmalı.
Okullar yalnızca akademik başarıya değil, çocukların sosyal ve psikolojik gelişimine de daha fazla odaklanmalı.
Kurumlar risk altındaki çocukları daha erken tespit etmeli.
Güvenlik birimleri çocukların silah ve uyuşturucuya erişimini engellemek için mücadeleyi sürdürmeli.
Ve en önemlisi…
Toplum olarak çocuklarımızı yalnız bırakmamalıyız.
Çünkü bugün bir çocuğun yaşadığı sorun, yarın bütün toplumun sorunu haline gelebilir.
Bugün görmezden geldiğimiz bir bağımlılık, yarın bir ailenin ocağına ateş düşürebilir.
Bugün “Çocuktur, büyüyünce düzelir” dediğimiz bir davranış, yarın telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir.
Bu nedenle artık alarm zillerini daha yüksek sesle duymamız gerekiyor.
Çocuklarımızı bu bataklığa sürükleyen nedenleri ortaya çıkaralım.
Onları suçlamadan önce anlayalım.
Onları kaybetmeden önce sahip çıkalım.
Çünkü unutmayalım:
Bir çocuğu kurtarmak, aslında bir geleceği kurtarmaktır.
Ben buradan bir kez daha ailelere, eğitimcilere, yöneticilere ve Batman’ın tüm dinamiklerine sesleniyorum:
Lütfen çocuklarımıza sahip çıkın.
Yarın çok geç olmadan…
Benden söylemesi.
Hoşça kalın.