Batman’ın değerli aileleri, ileri gelenleri, vatandaşları ve devlet büyüklerimiz…

Batman’a dışarıdan geldiğim ilk günden beri elime klavyemi aldım. Dışarıda edindiğim tecrübeler çerçevesinde, çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı ve gazetecilik yaparak vatandaşlarımızın sorunlarını defalarca, detaylı bir şekilde ele aldım ve eleştirilerimi dile getirdim.

Bütün bunların en başında ise şunu söyledim:

“Ey Batman halkı, gençlerimize sahip çıkın!”

Bu çağrıma kulak verenler oldu. Ancak gördüğüm kadarıyla birçok ailemiz ya uyarılarımı okumadı ya da dikkate almadı.

Tabii ki ateş düştüğü yeri yakar. Maalesef bugün birçok gencimiz kah “iddia” denen illetin bataklığında, kah alkolün ve uyuşturucunun etkisinde, kah da çetelerin maşası olmuş durumda.

Acı olan tablo ise gençler arasında intiharların artmasıdır.

Bu nedenlerin başında, ailelerin gençlerine müdahale ederken yanlış yaklaşımlar sergilemesi veya çok geç kalması geliyor.

Gençler, kötü alışkanlıkları nedeniyle önce ailelerinden kopuyor. Daha sonra paraları bittiğinde arkadaşlarından da kopabiliyorlar. Kendilerini çaresiz görmeye başlıyor ve yaptıkları hataların geri dönülemez olduğunu düşünüyorlar. Bunun sonucunda depresyona girebiliyorlar.

Eğer ailelerinden veya başka bir yerden gerekli desteği göremezlerse, bu depresyon bazı gençleri intihara kadar sürükleyebiliyor.

Bugün kafelerde oturmak, hatta bir kahve içmek bile ciddi paralar gerektiriyor. Gençler paranın gücüne, adeta sihrine öyle kendilerini kaptırmışlar ki kendilerini ve çevrelerindeki insanları, “parası olmayan adam gereksiz adamdır” anlayışıyla değerlendirmeye başlayabiliyorlar.

Birçok ailenin yaptığı hatalar var.

“Gençtir, tabii ki kafeye gidecek.”

“Gençler sigara içecek, nargile içecek.”

“Gençtir, altına arabasını çekerim.”

“Gençtir, aman ha harçlıksız bırakmayalım.”

İşte bu plansız serbest bırakışlar, maddi ve manevi anlamdaki sınırsız özgürlükler; gençleri geleceklerini düşünmekten çok, anı yaşamaya odaklandırıyor.

Aileler aslında gençlerini yetiştirirken planlı bir şekilde hareket etmeli.

Batman’da maalesef birçok ailede üç, hatta beş genç bulunuyor. Gençler büyüdükçe onları yönetmekte ebeveynler zorlanıyor. Birçoğu da zamanla gençlerinin yolunu tamamen serbest bırakıyor.

“Ayaklarının üzerinde dursun da nasıl duruyorsa dursun.”

İşte bu düşünce son derece yanlıştır.

Böylelikle gençler maalesef doğru yollara değil, yanlış yollara girebiliyorlar.

Gün yok ki Batman’da gençler arasında bir olay yaşanmasın.

Gün yok ki bir gencimizin hayatını kaybettiğini, bir köprü altında yaşamına son verdiğini ya da elinde tabancayla veya yüksek bir binada intihar girişiminde bulunduğunu duymayalım.

Elbette her olayın kendi içerisinde farklı nedenleri vardır. Ancak yukarıda ifade ettiğim ebeveyn hatalarının da bu sorunların büyümesinde önemli bir payı olduğunu düşünüyorum.

Genç ve tecrübesiz bireylerin yanlış yapması kaçınılmazdır.

Peki ya onlara yol gösteren yoksa?

Nasihat eden yoksa?

Ellerinden tutan yoksa?

Onları anlayan, dinleyen ve yaralarını saran kimse yoksa?

Biz bu gençlerden sağlıklı düşünmelerini nasıl bekleyebiliriz?

Kimse bekleyemez.

Çünkü gençlik, yalnızca özgür bırakılmak değil; aynı zamanda doğru yönlendirilmek, dinlenmek, anlaşılmak ve gerektiğinde sınırlarla korunmaktır.

Ben bir yıl önce “Batman, gençlerinize sahip çıkın” derken tam olarak bunu anlatmaya çalışmıştım.

Bugün aynı çağrıyı bir kez daha yapıyorum:

Batman’ın aileleri, büyükleri ve yöneticileri… Gençlerimize sahip çıkalım. Onları kaybetmeden önce ellerinden tutalım.