Gercüş, yıllardır yalnızca ekonomik ve sosyal sorunlarla değil, aynı zamanda derin bir aidiyet meselesiyle de sınanıyor.

İlçede görev yapan birçok kurum amiri ve kamu personeli, mesai bitiminde ilçeyi terk ederek Batman’a ya da Midyat’a dönüyor.

Bu durum, Gercüş’te yaşayan vatandaşın günlük hayatına, karşılaştığı sıkıntılara, akşamları sessizleşen sokaklara, esnafın daralan kazancına ve gençlerin geleceğe dair beklentilerine doğrudan temas edilmesini engelliyor.

Böylece ilçede sorunları yerinde görmek yerine, uzaktan yorumlamak daha kolay bir alışkanlığa dönüşüyor.

Ancak mesele yalnızca kamu görevlileriyle sınırlı değil. Daha geniş bir gerçeklikten söz etmek gerekiyor,

Kendisini Gercüşlü olarak tanımlayan, fakat yaşamını başka şehirlerde sürdüren bazı iş insanları ve nüfuz sahibi kişiler de ilçeyle olan bağlarını büyük ölçüde zayıflatmış durumda.

Yılın büyük bölümünü başka şehirlerde geçiren, Gercüş’e ise çoğu zaman yalnızca bayramlarda, taziyelerde veya mezarlık ziyaretlerinde uğrayan bu kesim, zaman zaman ilçenin geleceği hakkında en yüksek sesle konuşanlar arasında yer alıyor.

Bu tablo, kendi içinde bir çelişkiyi de barındırıyor.

Daha da düşündürücü olan ise, tüm zorluklara rağmen Gercüş’te yaşamayı sürdüren, ilçesini terk etmeyen insanlara yöneltilen eleştirilerdir. Oysa bir yerin ekonomik sıkıntılarını, sosyal eksikliklerini ve gelişme sorunlarını uzaktan değerlendirmek her zaman kolaydır.

Asıl zor olan; o şartların içinde kalmak, mücadele etmek, üretmek, yatırım yapmak ve sorumluluğu paylaşmaktır.

Elbette Gercüş’te yaşamayanların ilçe hakkında söz söyleme hakkı vardır. Ancak eleştirinin inandırıcılığı, çoğu zaman sözle değil, ortaya konulan emekle ve fedakârlıkla ölçülür.

Eğer bir insan doğup büyüdüğü ilçenin gelişmesini gerçekten istiyorsa, bunu yalnızca dile getirmekle yetinmemeli; varlığıyla, yatırımıyla, ilgisiyle ve somut katkılarıyla da göstermelidir.

Bugün Gercüş’ün en temel ihtiyacı; uzaktan yorum yapanlar değil, yerinde sorumluluk alanlardır. İlçeyi sadece seçim dönemlerinde, bayramlarda ya da zorunlu ziyaretlerde hatırlayanlar değil; burada yaşayan insanların gündelik sorunlarını paylaşan ve çözümün bir parçası olmayı seçenlerdir.

Şu soru ise hala önemini koruyor: “Bu ilçe için bugüne kadar gerçekten ne yaptık?”

Çünkü bir memleketi sevmek, onu yalnızca uzaktan izlemekle değil; iyi günde de zor günde de yanında durmakla anlam kazanır. Gercüş’ün geleceğini belirleyecek olanlar da uzaktan konuşanlar değil, burada yaşayan, üreten ve mücadele edenler olacaktır.