Batman üzerine konuşurken bazen öyle yorumlarla karşılaşıyoruz ki, sanki Türkiye'nin bütün siyasi ve ekonomik dengeleri bu şehirden yönetiliyormuş gibi bir hava oluşturuluyor. Oysa gerçek çok farklı.
Batman, büyükşehir bile olmayan, kendi dinamikleriyle gelişmeye çalışan bir Anadolu kentidir. Elbette ülke siyasetinden ve ekonomisinden etkilenir. Ancak her gelişmeyi Batman'ın üzerinden okumaya çalışmak, bu kente de haksızlıktır.
Yaklaşık on yıldır belediyenin kayyum yönetiminde olması farklı görüşleri beraberinde getirdi. Kimileri bu uygulamayı eleştirirken, kimileri ise ortaya konulan hizmetleri dikkate alarak şehrin önemli yatırımlar kazandığını düşünüyor. Bu konuda herkesin farklı değerlendirmesi olabilir. Ancak yapılan yolları, parkları, sosyal alanları ve altyapı yatırımlarını yok saymak da gerçekleri inkâr etmek anlamına gelir.
Ne yazık ki bazı çevreler, Batman'da atılan her olumlu adımı siyasi gözlükle değerlendirmeyi tercih ediyor. Yapılan her hizmete peşinen karşı çıkmak, beyaza siyah demekten farksızdır. Eleştiri elbette demokrasinin vazgeçilmezidir; ancak eleştiri, gerçeği inkâr ederek yapılmamalıdır.
Bugün Batman'ın büyük çoğunluğu şehrine yapılan yatırımları görüyor ve takdir ediyor. Çünkü insanlar artık daha fazla yeşil alan, daha düzenli yollar, daha güvenli yaşam alanları istiyor. Parklarda çocukların oynadığı, ailelerin mesire alanlarında vakit geçirdiği, tarihi mekânların ziyaretçilerle dolduğu bir Batman, hepimizin ortak kazancıdır.
Türkiye'nin birlik ve beraberlik adına önemli bir süreçten geçtiği bugünlerde, hâlâ toplumu kutuplaştıracak söylemler üretmek kimseye fayda sağlamaz. Batman son yılların en huzurlu dönemlerinden birini yaşıyor. İnsanlar artık korkunun değil, huzurun konuşulmasını istiyor.
Unutmamak gerekir ki Batman, Türkiye'nin yalnızca bir ilidir. Ülke siyasetinin merkezi Ankara'dır; siyasetin adresi ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Şehrin sorunlarını ve taleplerini dile getirecek olanlar da milletin oylarıyla seçilen milletvekilleridir.
Bu nedenle Batman'ı sürekli karamsarlıkla anmak yerine, eksikleriyle birlikte gelişen yönlerini de görmek gerekir. Çünkü bu şehir, birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürümeye devam ediyor.
Belki de artık en büyük değişimi kendimizden başlatmalıyız. Ön yargılarımızı bir kenara bırakıp olaylara siyah gözlüklerle değil, sağduyu ve objektif bir bakış açısıyla yaklaşmalıyız. O zaman hem Batman'daki huzurun hem de ülkemizde güçlenen kardeşlik ikliminin kıymetini daha iyi anlayabiliriz.
Hoşça kalın.