İspanya'nın Barselona kentinde faaliyet gösteren tarihi Teatre Raval, ünlü İngiliz yazar Virginia Woolf'un ikonik feminist eseri "Kendine Ait Bir Oda" (A Room of One's Own) oyununun sahne gösterimini duyurmak amacıyla Facebook ve Instagram üzerinden ücretli reklam kampanyaları başlatmak istedi. Ancak tiyatronun tanıtım gönderileri, Meta’nın otomatik içerik tarama algoritmaları tarafından anında engellendi. 19. yüzyılda yaşamış dünyaca ünlü bir edebiyatçının edebi ve kültürel bir eserine uygulanan bu sansör niteliğindeki dijital engel, dijital ifade özgürlüğü ve yapay zeka moderasyonunun sınırları konusunda küresel çapta çok büyük bir tartışma başlattı.
Meta Virginia Woolf Reklam Kampanyasını Hangi Gerekçeyle Engelledi?
Barselona’daki 193 koltuklu butik bir kültür merkezi olan Teatre Raval, Virginia Woolf’un 1928 yılında Cambridge Üniversitesi'nde kadınların eğitime erişimi ve toplumdaki yeri üzerine verdiği konferanslardan derlenen feminist başyapıtı sahneye taşımıştı. Bu sanatsal faaliyeti geniş kitlelere duyurmak için hazırlanan reklamların neden reddedildiğini sorgulayan tiyatro yönetimine Meta cephesinden ezber bozan bir yanıt geldi. Sosyal medya devinin otomatik sistemleri, reklam metinlerinde geçen "sivil haklar", "feminizm" ve "sosyal reform" gibi ifadeleri doğrudan siyasi veya sosyal aktivizm içerikli hassas konular olarak sınıflandırdı. Şirket, reklamların onaylanabilmesi için tiyatro yönetiminin bu "anahtar kelimeleri" metinden tamamen temizlemesini ya da çok katı bürokratik onay süreçlerinden geçmesini şart koştu.
Avrupa Birliği Düzenlemeleri ve Meta’nın "Siyasi İçerik" Filtresi Nedir?
Olayın perde arkası incelendiğinde, bu absürt engelleme kararının arkasında Meta’nın Avrupa Birliği (AB) ile yaşadığı yasal regülasyon krizinin yattığı görülüyor. Avrupa Birliği'nin yürürlüğe koyduğu Siyasi Reklamların Şeffaflığı ve Hedeflenmesi (TTPA) yasası, dijital platformlara siyasi, seçimsel ve sosyal içerikli reklamları kimin fonladığına dair devasa bir bürokratik şeffaflık ve denetim sorumluluğu yüklüyor. Bu ağır hukuki yükümlülüklerle ve potansiyel milyarlarca dolarlık cezalarla uğraşmak istemeyen Meta, Ekim 2025 itibarıyla radikal bir kararla AB genelinde tüm siyasi ve sosyal içerikli reklamları almayı tamamen durdurdu. Ancak şirketin bu tür içerikleri ayırt etmek için devreye soktuğu yapay zeka botları; gerçek bir siyasi propaganda ile 1882 doğumlu bir kadının edebi tiyatro eseri arasındaki farkı ayırt edemeyerek kültürel bir etkinliği doğrudan sansürlemiş oldu.
Yapay Zeka Moderasyonu Sanatı ve Edebi Eserleri Nasıl Sansürlüyor?
Oyunda tek kişilik performansıyla başrolde yer alan ünlü aktris Clara Sanchis ve tiyatro yönetimi, yaşanan bu sansör skandalına karşı yaptıkları sert açıklamalarda adeta isyan etti. Sosyal medyanın ve büyük teknoloji şirketlerinin algoritmalarına sınırsız bir güç verildiğini belirten sanatçılar, bu durumun yüzyıllar süren toplumsal kazanımları ve kültürel mirası haritadan silmenin bir yolu olduğunu vurguladı. Meta'nın yapay zeka algoritmasının bağlamdan (context) tamamen yoksun bir şekilde çalışması, kelimelerin edebi ya da sanatsal bir amaca mı yoksa aktif bir siyasi eyleme mi hizmet ettiğini analiz edemiyor. Sırf "feminizm" kelimesi geçtiği için bir tiyatro oyununun engellenmesi, gelecekte dijital dünyada kültür ve sanat etkinliklerinin kendilerini duyurabilmek adına kendi otosansür mekanizmalarını kurmak zorunda kalacağı endişesini tırmandırıyor.





