İrtem, konut piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, özellikle 2026 yılının başından itibaren emlak sektöründe gözle görülür bir durgunluk yaşandığını ifade etti. Bu durgunluğun temel nedenleri arasında 2025 yılında rayiç bedeller nedeniyle kesilen cezalar ile 2026 yılında uygulanan gelir vergisinin yer aldığını dile getirdi.
Mevcut uygulamalara göre, bir gayrimenkulün satın alındıktan sonra beş yıl dolmadan satılması halinde, alış ve satış fiyatı arasındaki farkın enflasyon üzerinde kalan kısmı için yüzde 15 ile yüzde 37 arasında gelir vergisi talep edildiğini belirten İrtem, bu durumun vatandaşları satış konusunda tedirgin ettiğini söyledi. İrtem, “İnsanlar önlerini göremediği için ellerindeki daire veya arsayı satmak istemiyor. Bu da piyasadaki satışların durmasına neden oluyor.” dedi.
Konut stoklarının geçmiş dönemlere göre düşük seviyede olmasına rağmen satışların da beklenen düzeyde gerçekleşmediğine dikkat çeken İrtem, normal şartlarda üretim ve stokun düşük olduğu dönemlerde satışların artması gerektiğini ancak mevcut vergisel yüklerin bu hareketliliği engellediğini ifade etti.
Geçmişte gayrimenkulün en önemli yatırım araçlarından biri olduğunu hatırlatan İrtem, günümüzde ise vatandaşların yatırım tercihlerinin değiştiğini belirterek, “Eskiden insanlar birikimlerini daire veya arsa alarak değerlendirmek isterdi. Şimdi ise gayrimenkul yerine altın ve dövize yöneliyorlar. Bu da piyasada satışların azalmasına neden oluyor.” diye konuştu.
Tapu harçlarının da konut piyasasını etkileyen önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan İrtem, bugün tapu harcının yaklaşık yüzde 4 seviyesinde olduğunu belirtti. Örneğin 5 milyon liralık bir konut için yaklaşık 200 bin liranın üzerinde tapu harcı ödendiğini ifade eden İrtem, bu rakamların vatandaşlar için ciddi bir mali yük oluşturduğunu söyledi.
Piyasanın yeniden canlanabilmesi için bazı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu dile getiren İrtem, özellikle gelir vergisinin kaldırılması ve tapu harçlarının düşürülmesi gerektiğini belirtti. Tapu harcının alıcı ve satıcıdan yüzde 1’er oranında alınmasının daha makul olacağını ifade eden İrtem, bu tür düzenlemelerin konut alım-satımını kolaylaştırabileceğini söyledi.
Konut piyasasındaki hareketliliğin artmasının yalnızca emlak sektörünü değil, inşaat başta olmak üzere birçok sektörü olumlu etkileyeceğini belirten İrtem, ticaret döngüsünün yeniden canlanmasının hem ekonomi hem de kamu gelirleri açısından fayda sağlayacağını kaydetti. İrtem, yetkililerin bu konuda gerekli adımları atarak piyasadaki durgunluğu gidermesini beklediklerini sözlerine ekledi.