Son zamanlarda yazmayayım, konuşmayayım diyorum. “Canımız boğazımızda, zaten yeterince gerginiz” diyorum ama görünen o ki artık bazı şeyleri açıkça ifade etmek gerekiyor.

Batman’da sosyal medya ve sokak sohbetlerine bakıyorsunuz; herkes ekonomi profesörü, herkes analiz uzmanı… Yorumlar ardı ardına geliyor: “Ekonomi bitti”, “ülke battı”, “bundan sonra düzelmez” gibi karamsar senaryolar havada uçuşuyor.

Elbette eleştiri olacaktır, olmalıdır da. Ancak bir taraftan da şu gerçeği görmek gerekiyor: 22 yıl önceye baktığımızda, birçok insanın bugün sahip olduklarına ulaşması bile başlı başına bir değişimi gösteriyor. O dönem bisiklet bile zor bulunurken bugün araç sahibi olan, iş kuran, ev alan, hatta ticaret yapan insanlar var.

Peki burada asıl mesele ne?

Asıl mesele, bilgi ile yorum arasındaki farkın giderek silinmesidir. Herkesin her konuda konuştuğu ama derinlemesine bilgi sahibi olmadığı bir ortamda, sağlıklı değerlendirme yapmak da zorlaşıyor.

Eskiden bir köylü hikâyesi anlatılır: Üzüm yükünü dengeleyemeyen bir köylüye, yoldan geçen biri yardım eder. Denge sağlanır ama bu kez yardım eden kişi, kendisini üstün görerek köylüyü küçümser. Oysa mesele sadece akıl değil, hayat tecrübesidir. Bu hikâye bize şunu hatırlatır: Bilgi sadece konuşmakla değil, üretmekle, yaşamakla ve sorumluluk almakla anlam kazanır.

Bugün de benzer bir durum var. Ekonomiden siyasete kadar herkes yorum yapıyor ama işin sorumluluğu başka bir şeydir. Devlet yönetmek, ev yönetmeye benzemez; kahvede fikir yürütmeye hiç benzemez. Sabır, planlama, tecrübe ve en önemlisi sorumluluk ister.

Dünya da kolay bir dönemden geçmiyor. Enerji krizleri, savaş ihtimalleri, küresel ekonomik dalgalanmalar… Bunları görmezden gelip her şeyi sadece yerel siyasete indirgemek de eksik bir bakış açısıdır.

Elbette eleştiri yapılacaktır. Ancak eleştiri yaparken çözüm üretmek, gerçekleri görmek ve daha dengeli konuşmak da gerekir. Aksi halde sadece gürültü artar, fayda azalır.

Son olarak şunu da söylemek gerekir: Ülkenin ekonomik olarak zorlandığı dönemlerde bile alınan tedbirler, alternatif kaynak arayışları ve mevcut sistemin ayakta tutulması ciddi bir emek gerektirir. Bunu görmeden yapılan her yorum eksik kalır.

Ben yazdıklarımdan dolayı kırılanlar olacağını biliyorum. Ama gerçekleri söylemekten de geri durmam.

Hoşçakalın.