Bir yandan koronavirüs salgını ile mücadele edilirken diğer yandan da salgın hiç yokmuş gibi normal hayat ve etkinliklere koşturmak doğru değil.

Batman'da vaka ve ölüm sayılarının her geçen gün arttığını herkes biliyor ve görüyor.

Birçok kişi bunu görmesine rağmen kendisini kısıtlamıyor ve en büyük silah olan aşıyı yaptırmak istemiyor.

Hemen hemen her gün gazete köşelerinde salgından korunmak için aşının şart olduğunu aşı yapanların bile rahat davranmaması gerektiği konusunda uyarıyoruz.

Uyarıları dikkate almayanlar için yapılacak en uygun tedbirin kısıtlama olduğunu düşünüyorum.

Nasıl ki, kafe, restoran gibi kapalı alanlarda sigara içenlere yapılan özel bölmeler varsa, aşı yaptırmayanlar için de kapalı veya ayrı bir yer yapılsın.

Bunu yaptığınız zaman bu aşısızlar kendilerini dışlanmış hissederler.

Çünkü bu insanların gerçekten dışlanması lazım.

Kendi hayatını tehlikeye attıkları yetmiyormuş gibi bizim sağlığımızla oynamaya da hakları yoktur.

Yetkililer bas bas bağırıyor, demeçler veriyorlar.

Biz bunları dikkate alırken kısıtlama imkânları ellerindeyken kentte yapılan etkinliklere ve hatta mitinglere izin verebiliyorlar.

Bir yandan salgınla savaşırken diğer yandan denetim ve kısıtlama yapmadığınız müddetçe vatandaş size inanmaz.

Daha bir kaç gün önceydi.

Şehir içi minibüs şoförü karantina da olması gerekirken direksiyon başında yakalandı.

Gün içinde o dolmuşa kaç kişi bindi ve indi bilemiyoruz. Yolcular şoförün virüslü olduğunu bilseydi zaten binmezdi. Bunun için denetimlerin daha da ağırlık kazanması lazım.

Bu denetim sadece araçlarda değil, kafe restoran, kahvehane yaşam alanlarının her yerinde yapılmalı. Denetimle de önüne geçilemiyorsa il olarak direk tam kapanmaya gitmelisiniz.

Birçok arkadaşımız, tanıdığımız eş ve dostumuz aşı olmasına rağmen aşı yaptırmayanların yüzünden hastaneye düştü.

Kimsenin buna hakkı yoktur.

Vakaların düşmesi için denetim-denetim- denetim.

Aşı yaptırmak istemeyenler içinde kesin bir kısıtlama şarttır...