Suudi Arabistan'ın kalbi ve tüm İslam aleminin kıblesi olan kutsal şehir Mekke çevresinde yaşanan hareketlilik, dünya kamuoyunda ve sosyal medyada çok büyük bir yankı uyandırdı. Bölgeden gelen askeri ve diplomatik haberlerin ardından milyonlarca vatandaş internet arama motorlarında kutsal toprakların güvenliğiyle ilgili detayları araştırmaya başladı. Suudi Arabistan hava sahasında askeri savunma sistemlerinin devreye girmesiyle başlayan süreç, uluslararası ilişkilerde de tansiyonu yükseltti. Bölgedeki son durum, resmi makamların açıklamaları ve askeri stratejistlerin değerlendirmeleri doğrultusunda tüm çıplaklığıyla netleşmeye devam ediyor.

Mekke'de Ne Oldu?

İslam dünyasının en kutsal mekanı olan Mekke'nin hava sahası yakınlarında askeri hareketlilik yaşandığı bilgisi ajanslara düştü. Edinilen bilgilere göre, Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Güçleri, şehrin güney sınırlarına yakın bir bölgede tanımlanamayan bir insansız hava aracını (İHA) radarda tespit etti. Kutsal mekanların ve sivil halkın güvenliğini tehlikeye atmamak adına askeri prosedürleri hızlıca uygulayan savunma sistemleri, söz konusu İHA'yı Mekke'nin yasaklı hava sahasına giriş yapamadan havada imha etti. Arap Koalisyonu yetkilileri, erken uyarı sistemleri sayesinde tehdidin çok erkenden fark edildiğini ve kutsal topraklara herhangi bir zarar gelmeden operasyonun başarıyla tamamlandığını duyurdu. Olayın ardından şehir genelinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, hava savunma bataryalarının teyakkuz hali devam ediyor.

Mekke'ye Kim Saldırdı?

Meydana gelen bu tehlikeli İHA sızma girişiminin ardından gözler operasyonun arkasındaki güçlere çevrildi. Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Arap Koalisyonu, ele geçirilen radar verileri ve mühimmat kalıntıları üzerinde yapılan ilk incelemelerin ardından resmi bir bildiri yayımladı. Riyad yönetimi tarafından yapılan resmi açıklamalarda, Mekke sınırına gönderilen bu patlayıcı yüklü insansız hava aracının Yemen'de faaliyet gösteren ve bölgede ciddi bir askeri gücü elinde bulunduran İran destekli Husiler tarafından fırlatıldığı iddia edildi. Saldırı girişiminin zamanlaması ve rotası incelendiğinde doğrudan kutsal şehri ve Suudi Arabistan'ın egemenlik haklarını hedef aldığı belirtilerek, bu eylemin bölgesel barışı baltalamaya yönelik ağır bir provokasyon olduğu vurgulandı.

Husiler Mekke’ye Saldırdı mı?

Suudi yetkililerin doğrudan Yemen'deki Husi yapılanmasını işaret etmesinin ardından, Yemen kanadından da çok gecikmeden karşı açıklamalar geldi. Husilerin kontrolü altında yayın yapan askeri kaynaklar ve resmi sözcüler, Mekke'yi ya da Suudi Arabistan içerisindeki herhangi bir kutsal mekanı hedef aldıkları yönündeki suçlamaları kesin bir dille reddetti. İslam dünyasının ortak değeri olan Haremeyn-i Şerifeyn'e yönelik hiçbir zaman askeri bir tehdit oluşturmadıklarını savunan Husi yetkilileri, bu iddiaların kendilerini uluslararası toplum önünde haksız göstermek amacıyla ortaya atıldığını ileri sürdü. Karşılıklı gelen bu çelişkili ve sert açıklamalar, bölgedeki dezenformasyon savaşını ve diplomatik krizi tırmandırırken, Türkiye de dahil olmak üzere pek çok dünya ülkesi kutsal mekanların dokunulmazlığına vurgu yaparak Suudi Arabistan'ın güvenlik haklarına tam destek verdiğini ilan etti.

Muhabir: YUSUF UYANIK