Esirgeyen ve bağışlayan yüce Allah’ın adıyla.
Evet kıymetli okurlar. Riya ve gösteriş içerisinde muamelesini sürdürenlerin akıbetlerinin nasıl olduğunu geçen yazımızda anlatmaya ve öğrenmeye çalıştık.
Ama iş bununla da bitmiyor. Daha tehlikeli boyutuyla da Efendimiz a.s bizleri uyarıyor. Çok daha tehlikeli ve çok daha dehşet verici boyutuyla:
Şeddat ra'den gelen bir rivayette Resulullah sav şöyle buyuruyor." Gösteriş yaparak namaz kılan, gösteriş yaparak oruç tutan ve gösteriş yaparak sadaka veren Allah’a şirk koşmuş olur." diye buyuruyor.
Diğer bir hadisi şerifte ise efendimiz s.a.v şöyle buyuruyor: ’’Ümmetim adına en çok korktuğum, onların Allah’a şirk koşmalarıdır. Fakat ben onların güneşe, aya ve puta tapacaklarını söylemiyorum. Lakin Allah’tan başka kimseler için amel yapacaklarından ve gizli şehvete tabi olacaklarından korkuyorum.’’
Şirkin sadece Allah’a ortak koşulması demek olmadığını anlıyoruz. Amellerini başkalarının beğenilerine sunup, onlardan gelecek takdir ve beklentilere sunmaktır. Takdir ve kabul edilme makamı olan Yüce Allah’ı, bir an dahi olsa bunun dışında tutmaktır. Amellerini Allah dışında birilerinin ve makamların beğenisine sunmaktır.
Ebu Said el Hudri ra şöyle diyor. ”Biz Mesih ve deccal hakkında konuşuyorken, Resulullah sav yanımıza geldi ve şöyle buyurdu." Bence Mesih ve Deccal’dan daha korkunç bir şeyi size haber vereyim mi.?" Biz: --Evet ver Ya Resulallah dedik…
Resulullah sav de: ’’—O gizli şirktir. Oda kişinin namaz kılmaya kalktığında başka bir şahsın nazarında iyi görünmesi için namazına özenmesidir.” buyurdu.. ( ibn mace. ) Çok hassas bir durumla karşı karşıyayız değil mi kıymetli okurlar.
Mesih Deccal in fitnesinden bile daha tehlikeli olduğuna dikkatlerimizi çekiyor efendimiz as. Ümmeti olan bizler için büyük tereddütler taşımaya devam ediyor efendimiz.
Bakın ne buyuruyor bizlere–"Sizin hakkınızda en çok korktuğum küçük şirktir. Ashap, -Küçük şirk nedir ya Rasulallah dediler. Rasulullah sav: “Gösteriş yapmaktır. Allah Teâlâ insanlara yapmış oldukları amellerin mükâfatını verdiği zaman, riyakârlara da (Ey riyakârlar) Siz dünyada gösteriş yaptığınız kişilere gidin! Bakın onların yanında size verecekleri bir mükâfat bulabilecek misiniz." buyurur.
Elbette ki bulamayacaklar kıymetli okurlar." Çünkü Allah, içerisinde hardal tanesi kadar da olsa, riya bulunan bir ameli kabul etmez." h:27. diye buyurmaktadır Allah Rasulü sav.
Kıymetli Okurlar: Şöyle en başta kendimizi bir kontrol ediverelim, etrafımızı kontrol edelim, münasebet kurduğumuz, samimi olduğumuz insanları kontrol edelim, içinde ve beraber yaşamış olduğumuz toplumu ve insanları bir kontrol edelim. İbretli göz ve selim bir mantıkla ama, neler görüp hissedeceğiz. Allah muhafaza, amel ve davranışlarımızın kaçta kaçı bu anlatılan kriter ve ölçülere uygun olur. Davranışlarımız Allah için mi? Konuşmalarımız Allah için mi? Sadaka ve iyiliklerimiz sadece Allah'ın memnuniyeti için mi? Düğünlerimizdeki gayri meşru şekil ve uygularımız, şatafat ve fantezilerimiz, sınır tanımaz lüksümüz, gurur ve kibrimiz ve davet ettiklerimizin konumu sadece Allah için mi? Taziyelerimizdeki gösteriş, ve boy gösterileri ve tamamen nefse hitap eden konuşmalarımız….vb. Bunların tümü Allah için mi?
Biraz düşünelim….!
Bizler ve bu toplumu oluşturan insanlar, öleceğimiz günün hesabını yapmayacak mıyız? Yani, ölmeyecek miyiz, Allah’ın mutlak hâkimi olduğu o hesap gününde o karar gününde, Allah’a her aldığımız ve verdiğimiz nefeslerin hesabını vermeyecek miyiz? O günde mutlak yaratıcı olan Allah’a, dünyadayken hangi amellerimizi veya amellerimizin kaçta kaçını, Yarabbi! Bunları sırf senin rızan için, sırf sen memnun olasın diye yaptık diyebileceğiz. Biraz düşünelim.
Bundan böyle davranışlarımızın tümünü ama tümünü baştan sona bu kriterlere uygun bir şekilde gözden geçirmeli ve bu ölçülere göre tanzim etmeliyiz. Bu kriterlere uygun bir hale getirmek zorundayız kıymetli okurlar. Ve bundan böyle tüm amellerimizi sadece Allah memnun olsun diye yapalım. O razı olsun diye yapalım, bizi sadece O takdir etsin diye yapalım. Başkaları alkışlasın, başkalarının gözünde büyüyelim, başkaları nezdinde şöhretimiz büyüsün adına hiçbir hedefimiz olmayacaktır. Bırakalım da Allah takdir etsin ve sevsin bizleri, böyle bir endişemiz de olmasın. Başkalarının gözünde şöhrete kurban gitmemeliyiz.
Riyadan sakınacağız. Allah korusun riya, insan nefsinin ve şeytanın, bize karşı oynayabileceği en son silâhıdır. Sapma ve saptırma adına, önüne çıkan tüm engelleri yenen, tüm tehlikelere göğüs geren nice mü’minler, burada mağlubiyetin acısını tatmaktadır. İnsanın tökezlediği, çabuk düştüğü nokta burasıdır. Hem öyle korkunç bir silâhtır ki bu riya, Allah korusun tüm amelleri yok ediverir, kökünden kazıverir.
Öyleyse tüm amellerimiz Allah için olacak. Namaz mı kılıyoruz? Allah için kılacağız. Birisine yardım mı? Allah için yapacağız. İlim mi öğreniyoruz? Sadece Allah için öğreneceğiz. Bir amelimi yapacağız? sadece Allah memnun olsun ve beğensin diye yapacağız. Allah için yaptığımız bir amele Allah’la birlikte başkalarını ortak etmeyeceğiz. Yoksa Allah korusun yaptığımız nice iyi niyetli amellerimizi de boşa çıkartmış olacağız.
Efendimiz şirkten ve riyadan sakınmak için şöyle dua edin diyor. Allah’ım! Bildiğimiz bir şeyi sana ortak koşmaktan sana sığınırız. Bilmediğimiz şeyler için de senden bağışlanmamızı dileriz.’’
Mevlam tüm mücadele ve muamelelerimizi, sadece ona has kılarak yapanlardan eylesin. Sadece O’nun rızasını kazanmak adına olan amelleri işleyenlerden eylesin. Tüm ümmeti, amelleri yok edici riya ve gösterişli hareketlerden uzak tutsun. Kıyamet günü amellerine riya ve şirk bulaşmamış, ameli tertemiz olanlardan eylesin. AMİN.
Övülmeye değer yegane güç sadece yüce Allah’tır…