11 Ayın sultanı Ramazan ayında yardımlaşmanın önemi büyüktür.
İlimizde de dar gelirli aile sayısı çoktur.
Zaman zaman sosyal medya hesaplarımızdan veya telefonlarımızdan bize ulaşan aileler oluyor.
Bu ailelerin yardım çığlıklarına, hayırseverlerin kulaklarını kapatmaması lazım.  
Bu yıl iftar yemekleri yok.
Bu iftar yemeklerine her yıl harcanan paraları, dar gelirlilerin sofrasına götürmek daha hayırlıdır.
Kenar semtlerde öyle dar gelirliler var ki bir ekmeğe muhtaç.
Bu dar gelirli ailelerin imdadına koşmak lazım.
Odalar ve işadamları başta olmak üzere Müslüman kardeşlerini düşünüp, tok acın halinden anlaması lazım.  
İşte bu nedenle komşu hakkı ve paylaşmaya büyük önem veren Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.), Müslümanları kardeş olarak tarif ederken, birbirinin derdiyle dertlenmeyeni de hakiki mümin saymamış.
Abdullah b. Abbas (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: "Yanı başındaki komşusu açken tok olarak geceleyen kişi (olgun) mümin değildir."
Bu hadis bizlere hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun komşumuza yardım etmenin bir insanlık görevi olduğunu dile getiriyor.
Bir başka Hadis-i Şerifte Hz. Peygamber;
"Hangi mahallede bir kişi aç kalırsa, o mahalle halkı Allah'ın korumasından uzak düşer" buyururken komşu hakkında ise "Cebrail komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki, nerede ise komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım" buyurarak meselenin önemine dikkat çekmiştir.
Bu ölçünün özellikle günümüzde şehir hayatında ne kadar büyük önemi olduğu nettir.
Zaman kaybetmeden birlik-beraberliğe, yardıma, iyiliğe koşalım, kötülükten ve bencillikten uzak durmayı bilelim...
Yardımların doğru adrese gitmesi önemli...