Rahmetten kovulmuş şeytanın şerrinden, bütün mahlûkatı yaratan Allah’a sığınırız ve sığınalım. Rahman ve Rahim olan yüce Allah'ın adıyla. Onun verdiği güç ve yetkiye dayanarak ve yalnızca onun emriyle söylüyor ve anlatmaya başlıyoruz.
Tüm övgü ve takdirler Allah'a mahsustur. Salat ve selam Kâinatın efendisi, rehber ve rahmet Peygamberi efendimiz Muhammed s.a.v’me, tertemiz ehli beytine, onun güzide ashabına ve kıyamete kadar onların izinden şaşmadan yürüyen tüm bahtiyar müminlerin üzerine olsun.
Bugün ki sohbetimizde Kuran’a tabi olmanın gerekliliğinden söz etmeye çalışacağız inş. Bizleri çok yakından ilgilendiren, daha doğrusu ahirette ki konumuzu belirleyebileceğimiz bir konu. Ya sonu ebedi kazanılacak nimetlerle dolu bir cennet hayatı, ya da sıkıntı, eza ve işkencelerin hat safhaya ulaştığı çekilmez bir cehennem hayatı. Yani ya Kuran ve sünnet eksenli bir hayatın içerisinde oluruz ve cennete gideriz. Ya da bunların olmadığı bir hayat tarzını, kuran ve sünnetten mahrum bir hayatı yaşarız ve cehenneme gireriz. Bunların dışında 3. bir alternatif yol, bir hayat tarzı ve uygulaması yoktur.
Evet kıymetli Okurlar. Öncelikle Kuran'a tabi olmanın mecburiyetiyle ilgili birkaç ayeti sizlerle paylaşalım. Yüce Allah buyuruyor:
"İşte bu Kitap: Toplumun ve bireyin temel hayat prensiplerini çizen bu ilahi yazgı var ya, kendisinde hiç şüphe yoktur. İnsan aklını şüpheye düşürebilecek hiç bir çelişki, eğrilik ve tutarsızlık yoktur onda. Öyleyse, gönlünü aç ve içtenlikle oku. Okudukça göreceksin ki, bu sözler yüce yaratıcıdan gelen hakikatin ta kendisidir. Fakat bu kitap kötülüğü, çirkinliği tercih eden kimseler için değil, fenalıklardan sakınan, doğruya ve güzelliğe ulaşmayı arzu eden o takva sahipleri için bir kılavuz, bir yol gösterici ve bir hidayet rehberidir." (Bakara.2)
"-O halde dinleyin ey insanlar: Bu ayetler, tüm insanlık için doğruyu, güzeli gösteren aydınlatıcı delillerdir. Ve yürekten inanmış bir topluma dünya ve ahirette kurtuluşu, mutluluğu garanti eden bir yol gösterici, bir rahmet kaynağıdır. Bu rahmete yalnızca erdemli kimseler erişebilecektir.” (Casiye 20)
-"Hiç kuşkusuz bu Kuran, insanlığı en güzel, en doğru yola iletir ve gösterdiği yolda yürüyerek güzel davranışlar ortaya koyan mü’minlere, kendilerini büyük bir mükafatın beklediğini müjdeler. (isra,9)
“Biz Kitabı sana, insanlığı dünyada ve ahrette kurtuluşa ulaştıracak her şeyi açıklamak ve yalnızca Allah’a boyun eğen Müslümanlara bir hidayet rehberi, bir rahmet kaynağı ve bir kurtuluş müjdesi olmak üzere bu kitabı gönderdik.”(Nahl,89) diye buyuruyor yüce mevlamız cc.
Evet Yüce Kuran, İnsanlık için bir rehber, bir kılavuz, bir saadet ve mutluluk kaynağı, bir kurtuluş müjdesi. Bu dünyada selamet içerisinde sağlam ve emin bir istikamet ve onurlu bir yaşam, öteki dünyada da ebedi bir mutluluk bahşeder.
Cübeyr ra şöyle anlatıyor: Resulullah sav ile Cuhfe de beraber iken bize:-- "Allah’tan başka asla ilah olmadığına, onun ortağı bulunmadığına, benim Allah’ın elçisi olduğuma ve Kuranın Allah’ın katından geldiğine şahadet etmiyor musunuz." buyurdu. –Evet, ediyoruz, diye cevap verdik.
Resulullah sav: "Müjde! Bu Kuran’ın bir tarafı Allah’ın, bir tarafı sizlerin ellerinizdedir. Ona sarılın. Çünkü siz ondan sonra ebediyen sapmayacak ve helakte olmayacaksınız.’’ diye buyurdu.
Bu dünyadayken saptırmayacak ve helak olmayacak kaynağa sarılmak Cennete giden yolların açık ve sağlam olduğunu da göstermektedir. Kuranla beraber olunan bir hayatta da şeytanın müdahale etme gücü yoktur ve olamayacaktır.
İbni Abbas ra’dan gelen bir rivayette efendimiz (a.s) veda haccında insanlara hitaben şöyle dedi: –"Şeytan, sizin topraklarınızda(ben yaşadığım müddetçe)kendisine tapılmaktan ümidini kesmiştir. Fakat bunun dışında şeytan, birbirinizi küçük gördüğünüz amellerinizden memnun olur. Öyleyse bundan kaçınınız. Ben, size kendisine sarıldığınızda hiç sapıtmayacağınız iki şey bırakıyorum. O da. Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünnetidir. Buyurdu.
Ebu Eyyüb El Ensari anlatıyor: Resulullah sav heyecanla yanımıza geldi ve şöyle buyurdu.–"Ben aranızda oldukça bana itaat edin(benden azami istifade edin). Allah’ın Kitabına sarılın, onun helal kıldığını helal, haram kılığını haram olarak kabul edin.” diye buyurdu.
Mevlam istikametinden ayımasın. Kuran ve sünnet eksenli bir hayatı düstur edinenlerden eylesin. Ve bizleri Kuranın şefaatinden mahrum bırakmasın.
DEVAMI BİR SONRAKİ YAZIDA….