Hani bir laf vardır ya, “Biri hapşırsa, ben zatürre olurum” derler; işte tam da bizim ekonomimiz için söylenecek söz bu aslında.

Amerika’nın ekonomisi sallanıyor, bizde altın fırlıyor. Amerika-İran gerilimi yükseliyor, bizim petrol fiyatları uçuyor.

Putin Ukrayna’da savaşı tırmandırıyor, bizim ekonomi yine yerlerde sürünüyor.

Motorin 50 liradan 80 liraya çıktı; “Benim aracım yok” demeyin, Ahmet’in aracı var. Çünkü nakliyecilik yapıyor ve bu artan nakliye maliyetleri A’dan Z’ye tüm temel gıda fiyatlarını etkiliyor.

Altın bir zıplıyor, birden düşüyor; yatırımcı şokta… Bizim ekonomimiz nasıl bir mekanizma, anlamak mümkün değil. Dünya üzerinde bir kriz baş gösteriyor, ilk etkilenen ülke her seferinde biz oluyoruz.

Hani bazılarına derler ya, “Hastalık hastasısın,” işte bizim ekonomimiz de buna benziyor: Dünya üzerinde olumsuz bir gelişme yaşanmasa bile sanki bizim ekonomimiz ilk sarsılan oluyor.

Muz Cumhuriyeti miyiz, Allah aşkına? Bizde ekonomist yok mu? Profesör yok mu? Elbette var. Peki, neden bu kadar sık ekonomik dalgalanmalar yaşıyoruz? Ülke ekonomisinin altı boş mu, pamuk ipliğine mi bağlı? Biz bağımsız ve hür bir ülke değil miyiz?

Çevremize bakın, komşu ülkeler savaşlardan ekonomik olarak pek etkilenmiş görünmüyor. Motorin, benzin fiyatları, çarşı-pazar fiyatları büyük ölçüde sabit. Peki bizde ne oluyor da alım gücü düşüyor, ekonomi dalgalanıyor?

Denizcilerin bir sözü vardır: Fırtına öncesi tekneni ya karaya ya limana çekeceksin ve sıkı sıkıya bağlayacaksın ki ertesi gün tekrar balığını tutmaya gidebilesin. Bizim ekonomimiz de aynı; ama görünen o ki, teknemiz fırtınaya savruluyor.

Sanki bizim ekonomimiz bizim elimizde değil, diğer dünya ülkelerinin elinde; istedikleri zaman yerle bir edebiliyorlar. Başka açıklaması olamaz.

Bir vatandaş olarak soruyorum: Ekonomiden sorumlu büyüklerimiz, ekonomi okumuş bakanlarımız, milletvekillerimiz bu dalgalanmanın nedenini gerçekten biliyor mu? Yoksa onlar da mı cevapsız kalıyor?

Artık ekonomimizin dizginlerini sıkı sıkıya tutmanın zamanı geldi. Dünya liderlerinin veya diğer ülkelerin bizim ekonomimize etki etmesine izin veremeyiz. Bu dalgalı yapı, hiçbir iş adamının ayakta durmasına imkan tanımıyor. Mazot fiyatları artıyor, nakliyeciler, otobüsçüler, lojistikçiler, üreticiler ve çiftçiler zor duruma düşüyor.

Bundan daha fazlasını söylemek istemiyorum çünkü hakikaten çok kızgınım. Ama şunu net olarak söyleyebilirim: Ekonomimizi artık kontrol altına almak zorundayız. Yoksa bu fırtına bizleri her seferinde savuracak.

Hoşça kalın.