Batman'da ticaretin gerçek fotoğrafını görmek istiyorsak, önce rakamların makyajını silmemiz gerekiyor.
Ticaret ve Sanayi Odası'nın on binleri bulan üye sayısı kulağa hoş geliyor. Ancak iş seçim dönemine geldiğinde tablo değişiyor. Çünkü bu üyelerin önemli bir bölümü aktif değil. Oy kullanamıyor, faaliyet yürütmüyor, üretim yapmıyor, ithalat ya da ihracat gerçekleştirmiyor. Kimisi şirketini yıllar önce kapatmış, kimisinin borçları nedeniyle üyeliği askıda, kimisi ise sadece kâğıt üzerinde varlığını sürdürüyor.
O halde şu soruyu sormak gerekiyor: Gerçek üye sayımız kaç?
Bence Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Mustafa Demir'in eline artık "kırmızı kalemi" almasının zamanı geldi. Batman ekonomisinin kalbi olan bu kurumun, aktif olmayan üyelerden arındırılması hem kurumsal güvenilirlik hem de sağlıklı bir ticaret yapısı açısından önem taşıyor.
Bugün kâğıt üzerinde görünen yüksek üye sayısı belki prestij sağlıyor, belki bazı istatistiklerde güçlü bir tablo oluşturuyor. Ancak madalyonun öbür yüzünde yıllardır faaliyet göstermeyen binlerce şirket bulunuyor. Aidat ödemeyen, üretmeyen, istihdam oluşturmayan ve ekonomiye hiçbir katkısı olmayan bu şirketlerin sistemde tutulmasının kime ne faydası var?
Üstelik bu durum yalnızca odaların değil; vergi dairelerinin ve Ticaret Bakanlığı'nın da iş yükünü artırıyor. Kâğıt üzerinde yaşayan şirketler nedeniyle gereksiz takipler yapılıyor, dosyalar tutuluyor ve kamu kaynakları boşa harcanıyor.
Benzer tablo Esnaf ve Sanatkârlar Odası'nda da yaşanıyor. İş yerini kapatan birçok esnaf, oda kaydını sildirmiyor. Aidatlar birikiyor, üyelikler devam ediyor ama ortada faaliyet yok. Sonra seçim zamanı geliyor; binlerce kayıtlı üyeye rağmen sandığa çok daha az kişi gidiyor.
Bu nedenle sadece Ticaret Odası değil, Esnaf Odası da üyelik kayıtlarını güncellemeli. Aktif olmayan, yıllardır aidat ödemeyen ve mesleki faaliyet yürütmeyen üyelerle ilgili gerekli işlemler yapılmalı. Az ama gerçek üyelerle temsil edilen odalar, hem daha güçlü hem de daha güvenilir olur.
Hatta bunun da ötesine geçilmeli. Yeni şirket kuruluşlarında vergi dairesi ile odalar arasında daha güçlü bir koordinasyon kurulmalı. Kurulacak şirketlerin faaliyet alanı, iş yeri ve ticari sürdürülebilirliği daha sağlıklı değerlendirilmeli. Amaç girişimcinin önünü kesmek değil, gerçek ticareti teşvik etmektir.
Çünkü bugün Batman'da resmî kayıtlara baktığınızda ticaret çok canlı görünebilir. Ama sahaya indiğinizde bunun önemli bir bölümünün sadece kâğıt üzerinde kaldığını görüyorsunuz. Yanlış istatistikler, yanlış planlamalara yol açıyor. Devlet yatırımlarını kişiler üzerinden değil, veriler üzerinden planlıyor. Eğer veriler gerçeği yansıtmıyorsa, yatırım kararları da gecikebilir ya da yanlış şekillenebilir.
Ben esnaf değilim, şirket sahibi de değilim. Oda başkanlarıyla kişisel bir hesabım da yok. Ben bir gazeteciyim. Gazetecinin görevi alkışlamak kadar eksikleri de dile getirmektir.
Bazen bir kurumu güçlendiren şey, rakamları büyütmek değil; gerçeği ortaya koyacak cesareti göstermektir. Belki de bugün ihtiyaç duyulan en önemli araç, oda başkanlarının elindeki kırmızı kalemdir.