Bir ilk bahar sabahı güneş ışınları bugün Derbendixan dağları arasında, Derbendiğan barajını yalayarak, Halepçe ovasını parlatıyor.
Işınlar öyle berrak öyle sıcak ki, sanırsın güneş asimanın ortasında ve öğle arası her taraf aydınlık her taraf berrak.
Ömer Haver bugün ilk uyanan ve bahçeye koşan Halepçe'nin o talihsiz kişilerin başındadır, o bahçeye yeni yeni Nar ağacı fidanı dikecek.
Başını biraz kaldırır alnındaki terleri siler, bir parlayan güneşe birde evin penceresine bakar, acaba ikizler uyandı mı onları ne kadar özledim.
İki de bir ikizlerin anacığı bağırır de haydı evin erkeği, de haydı çocuklarımın babası kahvaltı hazır gel birkaç lokma ye, yine fidan dikmeye devam edersin.
Ömer Haver bugün çok tedirgin, çok korkulu, son iki gündür o zalim uçan cisimler gelmedi, bomba yağdırmadılar ya yine gelirlerse nereye sığınacak o hesabı yapıyor.
O hiç bir zaman sığınağında çare olmadığı ve sığınakta da kurtuluşun olmadığı bir durumun farkında değildi böyle şey olamazdı, elma kokusu adam öldürürümüydü?.
Güneş gittikçe etrafı ısıtıyor, Ömer Haver kadının çağrılarına dayanamayıp küreği bir tarafa attı yavaş adımlarla tek katlı duvarları beton üstü ahşap eve yönelirken.
Yukardan büyük homurdular, bu bir değil çok uçan cisim idi, Halepçe sen neydin, bu dünyada ne günah etmiştin, senin suçun neydi, seni neden hedef seçtiler.
Her kes bağırır bağda bahçede el yapımı ilkel sığınaklara, ama çaresiz, çünkü bu nar kokusu, bu elma kokusu sığınak tanımazdı, o her yere dalıyordu.
Zozan yedi yaşında anacığına bağırıyor aman anne bu elma kokusu, nar kokusu, bunlar babamınkine benzemiyorlar, anneciğim ölüyorum.
Ömer Haver evin penceresine vardığında, karısı ve yaşları üç ve on beş arasında yedi kızı can çekişiyorlar, oda şaşkın olanlara bir anlam veremiyor, nar kokusu Elma kokusu, bu nefes kesme bu boğulma niye.
Birden beşikte yatan ikiz oğlanlar aklına gelir, aman Allahım yirmi sene ve yedi kızdan sonra Allah bana iki oğlan birden verdi bari onları kurtarayım.
İçeri dalan Ömer Haver bir çırpıda her iki bebeği beşikten alır dışarı ama nereye ve tam kapının ağzında Narının ve elmasının kokusuna giren canavar baba ve iki evladı yakalar.
Baba çaresiz, baba güçsüz tek yapacağı şey çocukların üstüne kapanmak belki o şekilde onlara siper olur, faydasız Nar kokusu çoktan öcünü almış.
Ömer Haver bebekleri ile öldüler, o çaresiz duruşları zalimin vicdanına bir etki bıraktı mı sanmıyorum. Ölümleri bir sembol olup dünya durdukça zalimlerin yüzünü tükürecek.
Bu yüzyılda böyle toplu bir zehir kıyımı görülmemişti daha da kötüsü, kendileri gibi Müslüman olan 56 ülke, Saddam ve destekçisi Arapları kızdırmamak için pencerelerini kapatıp olayı görmediler.
Medeni ( ! ) Dünya dolar hesabını yapıp, kısa bir araştırmadan sonra, Saddam'ın bile inkar etmediği olayı Faili Meçhul olarak kayda geçtiler.
Zulüm her yerde zulümdür, ama daha da beteri böyle bir günde dahi, İnsanların siyası ve maddi hesap yapmaları…….