Ancak zamanımızın para olgusu ve takımları ayakta tutan gelirlerin yetersizliği nedeniyle şirketleşen ve sektörleşen bahis alanı sayesinde maç skorları belirlenirken, futbolun da artık bir oyundan çok dev bir sektör haline geldiğini görebiliyoruz.

Ama yine de meraklısı için futbol önemli bir hobi ve hala uğraş alanı olarak insanları ekranlara ve stadyumlara yönlendiren ana karakterini kaybetmemiş durumda. Ama şu “BEKLENTİ” denen başarı duygusu yok mu? Asla son bulmuyor ve tatmin olmanın dışında kendisini takımı ile özdeşleştirenler için gerçekleşmesi temenni edilen ana hedef olmakta.

Başarı dedik ya…

Ulaşılamayan ulusal ve yerli takım başarılarının yarattığı umutsuz beklentiler karamsarlıklar ve tedirginlikler yaratıyor. İnsanlar için normal hayatlarında elde edilemeyen başarılar veya beklentilerin odak noktası spor takımları ve sporcular olunca ipler kopuyor. Zira beklentiler tatmin olma, zevk alma, aitlik duygusunun odağına kişileri koymak olunca her türlü başarısızlık beraberinde umutsuzluğu ve tahrip edilmiş duyguları getiriyor.

Günümüz futbolunda kalite yüksek. Tartışmasız olarak geçmişe nazaran kaliteli oyunlar, taktikler ve yetenekli hocaların oturttuğu sistemler ile yetenekli oyuncuların ortaya koyduğu performanslar ile üst seviyelere çıkmış durumda. Ama ulusal ve yerel manada elde edilen başarısızlıklar insanları tatmin ediyor veya aitlik duygusu yaratıyor mu?

Hayır…

Futbol endüstrisi altyapısı oluşturan ülkeler için kazançlar yüksek oranlarda seyrediyor. Tesisleşme ve altyapı hassasiyeti sayesinde yetişen yerli oyuncular hem ülke futbolunu geliştiriyor, hem para kaynağı yaratarak milyon dolarlarla ifade edilen transferler gerçekleştiriyor, hem de ülkeyi temsilen başka ülkelerde yapılan reklamlara aktör oluyor. Bunun yanında bir de kulüp bazında ülke içi ve ülke dışı şampiyonalarda temsilen elde edilen başarıların getirdiği milyar dolarlık bütçelere kaynaklık ediyorlar.

Yani sistem kültürü, alt yapı ve tesisleşme olmadan; Daha da önemlisi sponsor dediğimiz para kaynağı bir iş insanı veya şirket olmadan futbol endüstrisinde adını duyurmak veya sektörde gelişim sağlayarak başarılara-kazançlara ulaşmak imkansız gibi!

Mevcut durumda ne yazık ki, bahis şirketleri bu görevi fazlasıyla yerine getiriyor.

Bu yüzden yapılan yüzeysel tartışmaları, TV kanallarının spor programlarının uzaktan yaptığı değerlendirmeleri ciddiye almamak lazım. İşleyiş dışarıdan göründüğü gibi değil. Transferler, yemek, ulaşım, tesis bakım-onarımı, personel giderleri, malzeme ve araç tedariki, ulaşım ve konaklama giderlerinin karşılanması noktasında kaynak bulmanın zorluğu bazı şeyleri meşrulaştırıyor. Şirketler de meşruluklarını kazanıp, maç skorlarına yansıyan müdahaleleri önümüze gizli olarak koyuyor.

Teknik-taktik kalitesi yüksek ama seyir zevki veya beklentilere dayanan heyecanlar düşük kalitede bir bakış açısı doğuruyor. Ulusal takımlar ve il temsilini gerçekleştiren kulüp takımlarının başarı elde etmesi için Sponsor, Alt yapı, Tesis ve Sistem modeli dörtlüsünü bir araya getirmenin zorluğunda takım ruhu yaratma imkânsızdır.

Son 10 yılın bize futbolun armağanı olan yabancı kontenjanını bağımsız düşünmeden önce, ulusal-yerel kulüp bazında başarıları hedef edinirken alınması gereken tedbirleri sorgulamayı becermek gerekiyor. Yerli oyuncu ve alt yapının ürünü olan aktörlerin ortaya çıkmasını sağlayacak fırsat eşitliği sağlanmadan olmuyor.

Federasyonun 2021-2022 futbol sezonunda Süper Lig kulüplerinin 12 yabancı uyruklu futbolcuyu kadrosuna katabilme hakkını onaylaması ne kadar doğru? Ya da kulüp seviyesinde edinilen hedeflere ulaşmanın ulusal başarıları ne kadar engellediği; Sektörün nimetlerinden yerli hocaların, oyuncuların, menajerlerin ne kadar faydalanabildiği sorgulanmalıdır.

Yabancı oyuncu kontenjanının artması yerli oyuncuların yetişmesine engel olan bir faktör. Sınırlandırılacak yabancı oyuncu sayısının yanında alt yapı ve tesisleşeme gibi faktörleri de hayata kazandırarak ulusal başarılara ulaşmanın basamaklarına ulaşılabilir. 2002 Dünya üçüncülüğü başarısının aynısını tekrar yaşamak zor değil. Ama öncelikle yapılması gerekenleri belirlemek ve hayata geçirmek lazım.