Bu cümleyi ilk duyduğumda içimde bir şeylerin yerinden oynadığını hissettim. Basit gibi görünen ama insanın hayatına ayna tutan sözlerden biri… Devamı daha da çarpıcı: “Yaslandığınız yöne dikkat edin.”
Atasözlerimiz boşuna söylenmemiştir. Her biri, yılların süzgecinden geçmiş bir tecrübenin özüdür. Biz fark etsek de etmesek de hayat, o sözlerin doğruluğunu tekrar tekrar önümüze koyar.
İnsanoğlu…
Belki de en büyük yarayı en yakınımızdan alırız. En çok güvendiğimizden, sırtımızı yasladığımızdan… Çünkü en zayıf yerimizi bilen odur. İnsan fıtratında hem merhamet hem de acımasızlık vardır. Hangisini beslersek o büyür.
Bir kuzuyu düşünün. Yıllarca sütünden faydalanırız, bizi besler, ısıtır. Ama vakti geldiğinde sofraya konur. Hayatın döngüsü acımasızdır. “Fazla merhametten maraz doğar” demiş atalarımız. Gerçekten de ölçüsüz merhamet, bazen insanı savunmasız bırakır. Elinize güç geçtiğinde değil; başkasının eline güç geçtiğinde sınanırsınız.
Tarih de bunun örnekleriyle dolu. Jül Sezar’ı arkasından hançerleyen isim, düşmanı değil en yakınındaki Marcus Junius Brutus’tu. “Sen de mi Brutus?” sözü, sadece bir imparatorun hayal kırıklığı değil, insanlık tarihinin en derin güven kırılmalarından biridir.
Etrafımıza bakalım…
Anlaşmazlıkların çoğu aile içinde yaşanıyor. Aynı kandan, aynı evden, aynı sofradan… Ama iş menfaate gelince ne amcalık kalıyor ne kardeşlik. Bir avuç toprak için yıllarca konuşmayanları, miras yüzünden düşman olanları görüyoruz. Aynı ekmeği bölüşenler, çıkar çatışınca birbirine yabancılaşıyor.
Güven, hayattaki en kıymetli hazinedir. Ama bugün en hızlı tükenen değer de o. Çünkü çıkar söz konusu olduğunda birçok insan geçmişi, hatırı, hukuku bir kenara bırakabiliyor. “Biz beraber büyüdük, biz komşuyuz, biz aynı mahallenin çocuklarıyız” sözleri, çoğu zaman menfaat çarpışıncaya kadardır.
Ben hep şunu söylerim: “Deveni bağla, sonra Allah’a havale et.”
Tedbiri elden bırakmadan tevekkül edilir. Körü körüne güvenmek, insanı ayakta tutmaz. Sırdaş olurken, omuz verirken, yaslanırken iki kere düşünmek gerekir.
Çünkü insanoğlu nihayetinde yalnızdır. Yalnız doğar, yalnız ölür. Aradaki mesafede ise kime yaslandığıyla sınanır.
Unutmayın…
Her ağaç yaslandığı yöne düşer.
Yaslandığınız yöne dikkat edin.
Hoşça kalın.