​Batman Petrolspor bu yıl şampiyonluk parolasıyla yola çıktı. Gidişata bakılırsa hedefe ulaşmak işten bile değil; kupayı kaldıracağımız, sokaklara döküleceğimiz o gün sanki kaçınılmaz bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Ancak gelin, bu "şampiyonluk" meselesine biraz daha geniş bir pencereden, sahanın dışından bakalım.

​Aslında Batman zaten şampiyon. Hem de öyle tek bir branşta değil, hayatın her alanında kürsünün en üst basamağındayız. Ama bu madalyaların rengi pek de iç açıcı değil.

​Bir "En"ler Şehri Olarak Batman

​Google’a girip şehrimizi arattığınızda karşınıza çıkan manzara, bir futbol başarısından çok daha fazlasını anlatıyor. Bizim şampiyonluklarımız say say bitmiyor:

​İntihar oranlarında Türkiye şampiyonuyuz.

​ Nüfusa oranla işlenen cinayetlerde, uyuşturucu kullanımında ve aranan mahkumların yakalanma sayısında liste başıyız.

​Trafik yoğunluğunda, araç sayısında ve seyyar satıcı istilasında büyükşehirlerle yarışıyoruz.

​Paradokslar: En çok derneğe sahip iliz ama aynı zamanda en çok taziye evine ve asri mezarlık yüz ölçümüne sahip il de biziz. Düğün salonu bolluğuyla, halka tatlı ve çiğ köfteci sayısıyla "gastronomik" bir keşmekeşin tam ortasındayız.

​Petrol Şehri Kimliğini Kaybederken

​Batman denince bir zamanlar akla "Petrolün Başkenti" gelirdi. Şimdilerde ise bu kimliği belleklerimizden silmek için adeta özel bir çaba sarf ediyoruz. Şehrin özü olan o endüstriyel mirası unutturduk; yerini kaosun, kavganın ve bitmek bilmeyen toplu gösterilerin başkenti olmaya bıraktık.

​Merkez nüfusu 450 bin olan, İstanbul’un orta halli bir semti kadar yer kaplayan bu küçük coğrafyada, metropollerin bile kaldıramayacağı büyüklükte kaoslar yaşıyoruz. İşin en acı tarafı ise bu duruma alışmış olmamız.

​Balkonda Çay, Sokakta Kaos

​Yan mahallede kavga gürültü, ötede cinayet, beride uyuşturucu... Biz ise sanki her şey normal akışındaymış gibi balkona geçip çayımızı yudumluyor, çekirdeğimizi çıtlıyoruz. Pencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş; huzursuzluğu huzur bellemişiz. Kimse şikayet etmiyor, kimse "Nereye gidiyoruz?" demiyor.

​Batman Petrolspor şampiyon olsa ne olur, olmasa ne olur?

​Şehirde güven ortamı yoksa, toplumsal karnemiz zayıflarla doluysa ve biz bu enkazın altında "sınıfta kalmış" bir toplum olarak yaşıyorsak, yeşil sahadaki zafer hangimizin yarasını sarar?

​Ben memleketime üzülüyorum. İnsanımızın bu vurdumduymazlığına, bu derin sessizliğine kırılıyorum. Nazım Hikmet gibi "Memleketim" diye haykırmak istiyorum ama bakıyorum ki memleketten bir tek ben kalmışım... Hatta ben de çoktan çekip gitmişim de haberim yok.

​Futbolda kupa sizin olsun, bize biraz huzur lazım.

​Hoşça kalın.