Atalarımız ne demiş: “Eski anahtarla yeni kapı açılmaz.”

Batman’da hâlâ eski defterleri açıp durarak, geçmişi tekrar tekrar ısıtıp önümüze koyarak kimse bir yere varamaz. Çünkü Batman artık dünkü Batman değil.

Bu şehir büyüdü. Sadece nüfus olarak değil; zihniyetiyle, altyapısıyla, imkânlarıyla büyüdü. Kendini bir şehir olarak yeniledi. Bugün Batman’a baktığımızda neredeyse her mahallede bir okul var, bir sağlık ocağı var, bir karakol var. Sosyal alanlar, asfalt yollar, kaldırımlar… Bunlar artık lüks değil, günlük hayatın parçası.

Bir zamanlar “üniversite yok” denirdi. Bugün Batman’da 10 fakülteli bir üniversite var.

“Hastane yok” denirdi. Bugün araştırma hastanesi var.

“Devlet nerede?” denirdi. Valilik var, belediye var, il özel idaresi var, şehircilik bakanlığının yatırımları var.

Ticaret Odası daha aktif, Organize Sanayi Bölgesi var, iki ayrı küçük sanayi sitesi var. Tarım var, hayvancılık var.

Biri çıkıp “Batman’da ne var?” diye sorsa, artık saymakla bitmez hale geldi. Nüfus büyüdü, şehir büyüdü; neredeyse büyükşehir olma yoluna girdi.

Peki o zaman soralım:

Eski defterleri durmadan açmanın, geçmişi pilav gibi pişirip pişirip önümüze getirmenin kime ne faydası var?

Eski, eskide kaldı. Yaşandı, bitti, çok şükür. Geriye bakarak değil, geriden geldiğimiz bugünkü noktaya bakarak yol almalıyız. İleri… Daima ileri.

“Gençler okuyamıyor” dediniz; koskoca üniversite var artık.

“Gençler işsiz” dediniz; organize sanayi var artık.

“Çocuklar okulsuz” dediniz; her seviyede okul var artık.

“Hastane yok” dediniz; hastane var, sağlık ocağı var, doktor var, ambulans var.

Artık eski ağızla konuşarak bir yere varılmıyor. İnsanlar bu karamsar, bu geride kalmış düşüncelere itibar etmiyor. Çünkü görünen köy kılavuz istemez.

Gelin şimdi eğri oturalım ama Batman hakkında doğru konuşalım. Eksikler elbette var; ama gerçekleri çarpıtarak değil, doğruları kabul ederek her şeyin daha düzgün yapılmasını sağlayabiliriz.

Ve son söz:

Şefkatinizden vazgeçtik, mezarımızdan taş çalmayın.

Hoşça kalın.