30 yıl öncesine kadar ulaşımın zorlu koşullarında yaşam alanlarında rol alan insan için artık lüks araçlar, hava ve deniz ulaşım imkânları ve rahat yolculuk yapılan donanımlar olmazsa olmaz nitelik kazandı.
İletişim alanının donanımları sayesinde herkes her dakika doğrudan veya dolaylı olarak tüm insanlardan haberdar olmakta. Çevresinden ya da dış dünyadan, dünyanın başka bir coğrafyasındaki her şeyden haberdar olan insan, makinenin ve teknoloji araçlarının hükümranlığıyla farklı olmanın tadını çıkarmaya devam ediyor.
Ulaşım ve iletişim kolaylığı insana bir bakıma hareket etmeyi ve yürümeyi unutturdu. İhtiyaçların giderilmesi için beden faaliyetleri ve doğa ile iç içe olma hali son bulduğundan sağlığı koruma adına farklı işlerle uğraşmak gerekiyor. Makineler bedenimizin ve emeğimizin yapması gereken hareket ve faaliyetleri yaptığından dolayı artık hastalık çeşitliliği artmak bir yana eski hastalıkları unutur olduk.
Doğal beslenme zincirinin birer halkası olan hayvansal ve bitkisel ürünlerin yerini alan yapay yiyecek ve içeceklerin sebep olduğu hastalık ve rahatsızlıkların tedavisi mümkün değil. Çünkü insan tabiatının özünün ve genetik yapının temel taşlarının özelliklerinin yok edilmesiyle tedaviler sonuç vermeyen bir sürece yöneldi.
İnsanlar doğal beslenme yerine “Modern Besinler” ile gıda ve yiyecek dünyalarını çeşitlendirdiğinden, yaşanan farklılıklar çaresi olmayan hastalıkları tetikleyen çaresiz rahatsızlıkları önümüze koymaya devam edecek.
Canlılar çevresine ve yaşanan ortama sıkı sıkı bağlanarak uyum sağlama özelliği gösterir. Tabiatında var olan intibak özelliği eskiye dair birçok şeyi yok etse de yeni yaşam alanları için kendisine uygun koşulları öğrenme becerisini de gösterir.
Yani eski alışkanlıklar kolaylaşan ve modernleşme ile birlikte rahatlık yaratan yeni alışkanlıkların öğrenilmesiyle birlikte terk edilir. Bağımlılık ile doğal olanı terk etme arasında tercih yapmak zorunluluğu en büyük sıkıntı durumunda.
Aslında günümüz dünyasının zihniyeti ve yaşam ihtiyacı, eskilerin ve bize onlar tarafından bırakılan emanetlerin kabul edilmesi gereken birikimleri değil. Çok değil, son 60 yıllık geçmişimiz ile günümüz dünyası arasındaki farklı yaşama ihtiyacı birçok şeyi hayatımızdan götürdü de umursamıyoruz.
Gün geçtikçe daha fazla makine bağımlısı olmaya aday durumdayız.