Batman’da son dönemlerde açılan bazı gross marketler, beraberinde önemli bir şehircilik sorununu da gündeme taşıyor: otopark eksikliği ve trafik karmaşası.

Belediyenin kimi zaman kritik noktalarda verdiği market ruhsatları, şehir trafiği açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor. Özellikle yoğun cadde ve ana arterler üzerinde faaliyet gösteren bu işletmelerin, yeterli otopark alanına sahip olmadan hizmet vermesi, günlük yaşamı doğrudan etkiliyor.

Oysa açık bir gerçek var: Bir gross marketin yalnızca ticari faaliyet göstermesi yeterli değildir; şehir içi trafik düzenini de gözetmesi gerekir. Mevzuatta da büyük ölçekli işletmeler için belirli sayıda araçlık otopark zorunluluğu bulunduğu biliniyor. Ancak buna rağmen bazı noktalarda, bu kuralın ihmal edildiği izlenimi oluşuyor.

Son günlerde yaşanan bir örnek, sorunun boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Otoparkı olmayan bir marketten çıkan araçlar nedeniyle, ana yol üzerinde dakikalarca süren beklemeler yaşanıyor. Sürücüler korna sesleri arasında ilerlemeye çalışırken, trafik adeta kilitleniyor. Ne yönlendirme yapan bir görevli ne de düzeni sağlayan bir sistem bulunuyor.

Bu tablo yalnızca tek bir noktaya özgü değil. Şehrin farklı bölgelerinde benzer manzaralarla karşılaşmak mümkün. Sonuç ise değişmiyor: Trafik akışı bozuluyor, vatandaş zaman kaybediyor, şehir düzeni zedeleniyor.

Buradan hem belediyeye hem de ilgili trafik birimlerine açık bir çağrı yapmak gerekiyor. Şehir planlaması yalnızca yapılaşmayı değil, yaşam kalitesini de doğrudan etkiler. Kurallar herkes için vardır ve eşit şekilde uygulanmalıdır. Eğer bir işletmenin otopark imkânı yoksa, bu durum göz ardı edilmemeli; gerekli denetimler titizlikle yapılmalıdır.

Aksi halde zaten yoğun olan Batman trafiği, bu tür kontrolsüz noktalarla daha da içinden çıkılmaz bir hâl alacaktır.

Unutulmamalıdır ki; düzen istiyorsak kurallara uymak zorundayız. Sadece sürücüler değil, işletmeler ve yerel yönetimler de bu sorumluluğun parçasıdır.

Şehir yaşamı ortak bir denge işidir. Bu denge bozulduğunda, bedelini herkes öder.