Bir toplumda herkesin aynı seviyede gelir elde etmesi mümkün değildir. Bu yalnızca Türkiye için değil; Amerika’da da, Avrupa’da da, Asya’da da, Afrika’da da böyledir. Gelir dağılımı, ülkelerin ekonomik yapısına, üretim gücüne ve yönetim modellerine göre şekillenir. Bu nedenle “herkesin eşit kazandığı bir sistem” gerçekte karşılığı çok sınırlı olan bir idealden ibarettir.
Batman özelinde düşündüğümüzde ise, gençlerin suça karışmasını yalnızca yoksullukla açıklamak en yaygın yanlışlardan biridir. Çünkü çevremizde görüyoruz ki, maddi imkânları sınırlı olmasına rağmen helal kazançla hayatını sürdüren, emeğiyle geçinen çok sayıda insan vardır. Bu da bize şunu gösterir: Yoksulluk tek başına suçu doğuran bir sebep değildir.
Suçun başlangıcı çoğu zaman çevresel etki, alışkanlıklar ve “küçük görülen” yanlışlarla olur. Kaçak sigara satışı ya da buna aracılık etmek bunun en basit örneklerindendir. Bugün toplumun önemli bir kısmına sorsanız, “Bu suç mudur?” sorusuna net bir “evet” cevabı almak kolay değildir. Hatta çoğu kişi “Adam ne yapsın, geçimini sağlıyor” diyerek durumu normalleştirmektedir. Oysa kaçak çay, kaçak telefon ya da benzeri ürünlerin ticareti, adı küçük olsa da sonuçları büyük olan bir suçtur.
Ne yazık ki bu tür durumlar zamanla kanıksanmakta, toplumda “çok da önemli değil” algısı oluşmaktadır. Oysa hukuk düzeni, tam da bu noktada devreye girer. Bir seyyar satıcıya müdahale edildiğinde sıkça duyduğumuz “Abi hırsızlık mı yapayım?” gibi duygusal tepkiler, toplumu etkileyebilir. Ancak hiçbir duygu ifadesi, kanunların uygulanmasını ortadan kaldırmaz. Çünkü kurallar, kişisel yorumlara göre değil, toplumsal düzeni korumak için vardır.
Burada önemli olan, doğru ile yanlışı ayırt edebilmektir. Bir yanda görevini yapan kamu görevlileri ve vergiyle finanse edilen bir düzen, diğer yanda ise küçük görülen ihlalleri normalleştiren bir bakış açısı bulunmaktadır. Toplum olarak bu çizgiyi net bir şekilde belirlemek zorundayız.
Artık bilgiye ulaşmanın son derece kolay olduğu bir çağdayız. Bir tıkla hukuk, ekonomi ve toplum düzeni hakkında birçok bilgiye erişmek mümkündür. Dolayısıyla “bilmiyordum” demek yerine, öğrenmeyi tercih etmek bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Unutulmamalıdır ki yoksulluk suç demek değildir. Yoksulluk içinde olup da onuruyla, emeğiyle yaşayan binlerce insan vardır. Asıl mesele, yanlışları meşrulaştırmamak ve küçük görünen ihlallerin büyük sorunlara dönüşmesine izin vermemektir.
Kaçak sigara vergi kaybıdır, kaçak telefon haksız kazançtır, kaçak ürünlerin her biri toplumun ortak hakkına zarar verir. Küçük görülen her ihlal, zamanla büyük bir toplumsal probleme dönüşebilir.
Bu nedenle “küçük suç” diye bir kavramı normalleştirmemek gerekir. Çünkü birikerek büyüyen her yanlış, sonunda toplumu içine çeken büyük bir soruna dönüşür.
Toplumsal düzenin korunması için en önemli şey, suça nerede ve hangi ölçekte olursa olsun göz yummamaktır.
Hoşça kalın.
YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ ÜZERİNE
Aytekin Alptekin
Yorumlar