İnsan dediğimiz varlığın en kıymetli yeri neresidir diye sorsalar, hiç tereddütsüz “kalbi” derim. Çünkü kalp sadece kan pompalayan bir organ değil; duyguların, merhametin, vicdanın ve en çok da sevginin merkezidir. Kalbi besleyen tek gerçek duygu ise sevgidir. O halde soralım: Sevgiden üstün ne olabilir?

Hayat dediğimiz uzun yolculukta ya sevgiyi arıyoruz ya da bizi gerçekten seveni… Kimi zaman bir dostun sıcaklığında, kimi zaman bir annenin şefkatinde, kimi zaman da bir çocuğun masum gülüşünde arıyoruz onu. Sevgisiz yaşamak mümkün mü? Bana kalırsa değil. Sevgi, kalbimizin gıdasıdır; onsuz ruhumuz eksik, yüzümüz solgun kalır.

Sevgi çeşit çeşittir. Kimimiz doğayı severiz; bir ağacın gölgesine sığınır, toprağın kokusunda huzur buluruz. Kimimiz denizin maviliğine, kimimiz göllerin yeşiline tutkunuzdur. Bazılarımız kitapların sayfalarında kaybolur, bazılarımız şiirin mısralarında kendini bulur. Sinema, tiyatro, futbol… Her birinin temelinde bir sevgi vardır. İnsan sevmeden yaşayamaz; mutlaka bir şeye, bir yere ya da birine bağlanır.

Ama bir sevgi vardır ki, çoğu zaman diğerlerinden daha güçlü hissedilir: karşı cinse duyulan sevgi… Kimimiz buna aşk deriz. Bazen karşılık bulur, bazen bulmaz. Bazen kavuşmayla taçlanır, bazen hasretle sınanır. Yine de insan sevmekten vazgeçmez. Çünkü aşk, kalbin kendi kendine verdiği bir sözdür; “Ben hissediyorum ve bu hisle varım” deme cesaretidir.

Sevgi yalnızca insanlara özgü de değildir. Bir çiçeğe sevgiyle yaklaştığınızda daha canlı açtığını fark edersiniz. Bir sokak kedisine şefkat gösterdiğinizde gözlerindeki minneti görürsünüz. Doğadaki her canlı, sevginin sıcaklığını hisseder. Sevgi evrenseldir; dili, dini, ırkı yoktur.

Bir aileyi ayakta tutan sevgidir. Bir toplumu güçlü kılan yine sevgidir. Sevgi, toplumun çimentosudur. İçinde sevgi olmayan bir yürek zamanla katılaşır; içinde sevgi olmayan bir toplum ise dağılmaya mahkûmdur. Vatan sevgisi olmazsa vatansız kalırız. Aile sevgisi olmazsa kimsesizleşiriz. Dostluk sevgisi olmazsa yalnızlaşırız.

Sevgi varsa umut vardır. Sevgi varsa merhamet vardır. Sevgi varsa insanlık vardır.

Şimdi yeniden soruyorum: Sevginin gücü karşısında hangi duvar durabilir? Hangi baraj onun akışını engelleyebilir? Sevgi olmadığında ormanlar yeşermez, toprak bereket vermez, gönüller ısınmaz.

Sevgiden mahrum kalan her kalp, buz tutmuş bir göl gibidir. O buzları eritecek tek güneş ise yine sevgidir.

Öyleyse hayatı zorlaştırmak yerine, kalbimizi büyütelim. Sevmekten korkmayalım. Çünkü gerçekten de…

Sevgiden üstün ne olabilir ki?

Hoşça kalın.