Bizim Batman’a ne olmuş böyle?
Son zamanlarda Batman’da öyle bir sosyete havası esiyor ki insan ister istemez, “Yoksa biz jet sosyete mi olduk?” diye sormadan edemiyor.
En pahalı kahvecilerde kahveler, en lüks restoranlarda yemekler, özel davetler, gösterişli siteler, lüks araçlar...
Eskiden bir kadının tek başına dışarı çıkması bile bazı çevrelerde hoş karşılanmazken, bugün Batman sokaklarında bırakın tek başına dolaşmayı, kadınlar son model, lüks araçlarıyla şehrin dört bir yanında geziyor.
Demek ki zaman değişti.
Paramız var, evimiz var, arabamız var, havamız da yerinde!
SPOR SALONLARI DOLUP TAŞIYOR
Batman’ın bir başka gerçeği de spor salonları...
Sabah akşam fitness salonları kadınlı erkekli dolup taşıyor. Erkekler adeta vücut geliştirme yarışına hazırlanırken, kadınlar da birbirinden farklı aktivitelerle formda kalmaya çalışıyor.
Güzellik salonlarını ise hiç sormayın.
Botokslar, cilt bakımları, kozmetik ürünleri...
Hatta artık Batman erkekleri de güzellik salonlarının müdavimi olmuş durumda.
Geçen gün bir sohbete tanık oldum. Bir bayan, güzellik salonunda 35 bin lira harcadığını söyledi.
“Abartıyor herhalde” dedim.
Biraz araştırınca gördüm ki pek de abartmıyormuş.
Güzellik salonuna girdiniz mi, 50 bin liranın altında çıkmak neredeyse mesele haline gelmiş!
Peki Batman’ın jet sosyetesi bundan etkileniyor mu?
Hiç sanmıyorum.
Çünkü artık mantık belli:
Ne kadar pahalıysa, o kadar havalı!
EV DE YETMİYOR, SAUNA DA LAZIM!
Eskiden evlenen çiftlerin en büyük hayali, “Başımızı sokacak bir evimiz olsun”du.
Şimdi ise evin metrekaresi yetmiyor.
İçinde sauna olacak...
Bahçesinde havuz olacak...
Otoparkı olacak...
Mümkünse güvenlikli site olacak...
Bir de tabii son model araç için kapalı garaj!
Hal böyle olunca insan ister istemez düşünüyor:
Biz buna çağdaşlık mı diyelim, özgürlük mü diyelim, yaşam standardının yükselmesi mi diyelim?
Yoksa biraz da gösteriş ve tüketim çılgınlığı mı?
Ben karar veremedim.
O yüzden en iyisi “Jet Sosyete” diyelim!
BATMAN ESKİDEN DE BÖYLEYDİ
Aslında bu hikâye Batman için yeni değil.
Batman yıllardır biraz jet sosyete takılır.
Sonuçta petrolümüz var!
1980’ler, 1990’lar derken şehirde oluşan ekonomik hareketlilik, belli bir kesimde lüks ve gösterişli yaşam kültürünü de beraberinde getirmişti.
90’lı yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntılar bu tabloyu bir süre sekteye uğrattı.
Ama görünen o ki Batman eski şaşalı günlerine yeniden dönüyor.
Hem de eskisinden biraz daha hızlı!
UÇAK BİLE BEĞENMİYORUZ!
Şimdi gelelim işin en güzel tarafına...
Batmanlı artık uçak bile beğenmiyor!
“Bu nasıl uçak firması?”
“Servis yok!”
“Koltuklar dar!”
“Hostes iyi değildi!”
diye şikâyet edenler bile var.
Yahu daha düne kadar uçağa binmek başlı başına bir lükstü!
Şimdi uçağın koltuğunu, ikramını, hizmetini beğenmiyoruz.
Demek ki gerçekten sınıf atlamışız!
CÜZZZ...
Velhasıl...
Batman değişiyor.
Tüketim alışkanlıkları değişiyor, yaşam tarzları değişiyor, beklentiler değişiyor.
Kimi bunu modernleşme olarak görüyor, kimi özgürleşme olarak değerlendiriyor, kimi de gösteriş merakı olarak yorumluyor.
Ben ise uzaktan bakıp sadece gülümsüyorum.
Çünkü Batmanlı artık kahvenin fiyatına değil, kahvenin nerede içildiğine bakıyor.
Arabayı sadece ulaşım aracı olarak değil, biraz da vitrin olarak görüyor.
Evi sadece barınacak yer değil, yaşam tarzının göstergesi olarak değerlendiriyor.
Uçağı bile beğenmiyor!
Eh...
Madem öyle;
Batman jet sosyete olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Ne diyelim?
Hadi bakalım...