Batman’da son yıllarda hızla çoğalan lüks kafeler, bugünlerde eski hareketliliğini arıyor. Milyonlarca liralık yatırımlarla açılan işletmelerin birçoğunda müşteri sayısı azalırken, yüksek kiralar, işletme giderleri ve vatandaşın alım gücündeki düşüş kafe sektörünü zorlamaya başladı. Peki, Batman’da kafe modası sona mı eriyor?

Batman’da son birkaç yıldır bir kafe rüzgârı esiyor. Şehrin hemen her işlek caddesinde, her yeni açılan mekânda farklı bir konsept, farklı bir dekorasyon ve iddialı bir işletme anlayışıyla karşılaşıyoruz. Kimi milyonlarca liralık yatırımlarla açıldı, kimi ünlü markaların tabelalarını taşıdı, kimi de nargile ve canlı müzik konseptiyle gençlerin ilgisini çekmeye çalıştı.

Ancak bugün gelinen noktada şu soruyu sormanın zamanı geldi: Batman’da kafe balonu patlamak üzere mi?

Tahminlerime göre Batman’da bu konseptte 50’den fazla kafe bulunuyor. Bu işletmelerin her birinin açılış maliyetini 5 ila 15 milyon lira arasında düşünürsek ortaya çıkan ekonomik büyüklük hiç de azımsanacak gibi değil. Ortada ciddi bir sermaye var. Peki, bu sermaye ne kadar verimli kullanılıyor? Kaç işletme yatırdığı parayı geri kazanabiliyor? Kaçı ayakta kalabilecek?

Bunlar üzerinde düşünmemiz gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Batman’ın en işlek caddelerinde şöyle bir tur attım. Özellikle son yıllarda peş peşe açılan kafelerin birçoğunda beklenen müşteri yoğunluğunu göremedim. Bazı işletmelerde neredeyse müşteri yoktu.

Elbette her işletmenin müşteri potansiyeli, konsepti ve hedef kitlesi farklıdır. Ünlü zincir markaların kafeleri ise diğerlerine kıyasla daha hareketli görünüyor. Ancak nargile kafeler, farklı isimlerle açılan konsept mekânlar ve yüksek maliyetli işletmelerin önemli bir kısmı eski cazibesini kaybetmiş durumda.

Bir dönem gençlerin uğrak noktası olan bu mekânlar, bugün aynı ilgiyi göremiyor. İşte bu tablo bana şunu düşündürüyor: Batman'da kafe sektöründe ciddi bir doygunluk yaşanıyor olabilir.

Meselenin bir de ekonomik boyutu var.

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar ortada. Öğrencilerin aldığı burs belli, ailelerinin gönderdiği harçlık belli. Artan yaşam maliyetleri karşısında gençlerin sosyal hayatlarına ayırabildiği bütçe her geçen gün daha fazla önem kazanıyor.

Bir kahvenin, soğuk içeceğin veya basit bir atıştırmalığın fiyatı bile öğrenciler için ciddi bir harcama kalemine dönüşmüş durumda.

Eskiden arkadaşlarıyla sık sık kafeye giden gençler, artık daha seyrek dışarı çıkıyor. Çıktıklarında da tercihlerini çoğu zaman bildikleri, güvendikleri ve marka değeri olan işletmelerden yana kullanabiliyorlar.

Bir başka gerçek de şu: Kafeye giden birçok kişi tek bir içecek sipariş ediyor ve saatlerce aynı masada oturuyor. Vatandaş açısından bu gayet doğal bir tercih olabilir. Ancak işletmeci açısından bakıldığında aynı masa saatlerce dolu kalırken yeni müşteri alamamak, ciddi bir gelir kaybı anlamına geliyor.

Bence üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri de kültürel yapı.

Biz Etiler'de, Cihangir'de büyümedik. Batman'ın kendine özgü bir sosyal yaşamı, kendine özgü bir kahve ve çay kültürü var. İnsanımız yıllardır çay ocaklarında, kıraathanelerde, dost meclislerinde bir araya gelerek sohbet etmeyi seviyor.

Elbette şehirler gelişir, alışkanlıklar değişir, yeni mekânlar açılır. Gençlerin modern kafelerde buluşması, kadınların ve erkeklerin aynı sosyal ortamda vakit geçirmesi, arkadaşlıklar kurması, gelecekleri hakkında konuşması son derece doğal ve güzel bir durumdur. Buna kimsenin itirazı olmamalı.

Ancak sosyal alışkanlıklarla ekonomik gerçekler her zaman örtüşmeyebilir.

Batmanlı gençler yeni kafe kültürünü benimsedi, bu mekânlara alışmaya çalıştı. Fakat ekonomik şartlar bu alışkanlığın sürdürülebilir olmasını zorlaştırdı. Bir başka ifadeyle, lüks mekânların sunduğu yaşam tarzı ile vatandaşın günlük bütçesi arasında ciddi bir mesafe oluştu.

Bir kafenin kapısını açmakla iş bitmiyor. Asıl mücadele ondan sonra başlıyor.

Yüksek kira bedelleri, çalışan maaşları, elektrik, su, doğalgaz, ürün tedariki ve diğer işletme giderleri her ay işletmecinin karşısına çıkıyor. Üstelik bunlar müşteri gelsin veya gelmesin ödenmek zorunda olan masraflar.

Bazı işletmeler canlı müzik düzenleyerek, farklı etkinlikler yaparak veya yeni konseptler oluşturarak müşteri çekmeye çalışıyor. Ancak canlı müziğin de personelin de dekorasyonun da bir maliyeti var.

Eğer işletmenin düzenli ve yeterli bir müşteri sirkülasyonu yoksa yapılan her yeni harcama, işletmenin yükünü daha da artırıyor.

Zincir işletmelerin marka bilinirliği, tedarik avantajı ve müşteri sadakati gibi önemli avantajları bulunuyor. Bağımsız bir işletmenin ise bütün bu giderleri tek başına karşılaması gerekiyor.

Sonuç olarak bazı kafeler el değiştiriyor, bazıları yeni işletmecilerle yoluna devam etmeye çalışıyor, bazıları ise birkaç ay içerisinde kepenk kapatmak zorunda kalıyor.

Buradan gençlere ve yatırım yapmayı düşünen girişimcilere bir tavsiyem var.

Her yeni trendin peşinden koşmak zorunda değiliz. Bir yerde çok sayıda kafe açıldı diye bir yenisini daha açmak her zaman doğru yatırım anlamına gelmez. Sermayeyi ortaya koymadan önce pazarın büyüklüğünü, müşteri potansiyelini, giderleri ve yatırımın geri dönüş süresini iyi hesaplamak gerekiyor.

Bence genç girişimciler farklı ticaret alanlarına da yönelmeli. Sermayelerini birleştirerek daha kapsamlı yatırımlar yapmalı, üretime ve sanayiye katkı sunabilecek işletmeler kurmayı değerlendirmeli.

Batman'ın yalnızca tüketen değil, aynı zamanda üreten bir şehir olması gerekiyor. Gençlerimizin enerjisini, girişimcilik ruhunu ve sermayesini kalıcı ekonomik değer oluşturacak alanlara yönlendirmesi şehrimize daha fazla katkı sağlayabilir.

SON SÖZ: HER PARLAYAN SEKTÖR KAZANDIRMAZ

Evet, kafeler Batman'a farklı bir hava kattı. Gençler için yeni buluşma alanları oluşturdu. Şehrin sosyal yaşamına hareketlilik getirdi. Bunları inkâr edemeyiz.

Ancak bir sektörün çok sayıda işletmeye ev sahipliği yapması, o sektörün herkes için kazançlı olduğu anlamına gelmez.

Bugün Batman'da kafe sektörünün önündeki en büyük sorunlardan biri, artan işletme maliyetleri ile azalan veya yeterince artmayan müşteri harcamaları arasındaki dengesizliktir.

Belki de artık yeni bir kafe açmadan önce iki kez düşünmenin zamanı gelmiştir.

Çünkü tabelası ışıl ışıl olan her işletmenin kasası da aynı şekilde dolmuyor.

Benden gençlere ve girişimcilere bir abi tavsiyesi: Sermayenizi yalnızca modaya değil, geleceğe yatırım yaparak değerlendirin.

Hoşça kalın…