Batman’ın en işlek caddesi Turgut Özal (Diyarbakır) Caddesi’nde kaldırımlar adeta araç trafiğine teslim edilmiş durumda. Bisikletler, elektrikli bisikletler ve motosikletler yayaların kullanması gereken kaldırımlarda cirit atıyor. Peki, vatandaşın can güvenliğini kim sağlayacak?

Batman’da bir süredir dikkatimi çeken ve artık gerçekten tahammül sınırlarını zorlayan bir sorun var: Kaldırım işgali!

Şehrin en işlek noktalarından biri olan Turgut Özal Caddesi, namıdiğer Diyarbakır Caddesi… Geniş kaldırımlarıyla vatandaşların rahatça yürüyebilmesi için tasarlanmış bir cadde. Ancak Batman’da kaldırımların kullanım amacı sanki değişmiş durumda. Yaya yolu olması gereken kaldırımlar; bisikletlerin, elektrikli bisikletlerin, elektrikli motosikletlerin ve motosikletlerin geçiş güzergâhına dönüşmüş.

Şimdi soruyorum: Bir vatandaş kendi şehrinde, kendi kaldırımında güvenle yürüyemeyecekse nerede yürüyecek?

Kaldırım dediğimiz yerin amacı bellidir. İnsanlar burada güvenle yürüsün, yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve engelli bireyler trafikten uzak şekilde günlük yaşamlarını sürdürebilsin diye yapılmıştır. Ancak Diyarbakır Caddesi’nde yürürken insanın gözü sürekli arkasında, kulağı ise olası bir motor sesinde oluyor.

Bir yandan vitrinlere bakmak, diğer yandan arkanızdan hızla gelebilecek bir bisiklet veya elektrikli motosiklete karşı tetikte olmak zorundasınız.

Yaya kaldırımda yürürken her saniye arkasını kontrol etmek zorunda mı? İnsan kaldırımda yürürken rahat olmalı, önüne bakmalı, çevresini izlemeli. Ancak Batman’da durum tam tersi. Kaldırımda yürümek bile dikkat ve cesaret istiyor.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olay, sorunun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gösterdi. Kaldırımda ilerleyen bir bisikletli, bir kadının koluna çarptı ve elindeki cep telefonunun yere düşmesine neden oldu. Üstelik çarpmanın ardından bisiklet sürücüsünün kadına yönelik sözleri de cabası!

Şimdi düşünelim: O kadın yaşlı olsaydı, dengesini kaybedip yere düşseydi ne olacaktı? Çarpmanın etkisiyle ağır yaralansaydı bunun hesabını kim verecekti?

Bir çocuğun, yaşlı bir vatandaşın veya engelli bir bireyin başına daha ciddi bir olay gelmesini mi bekliyoruz?

İlla birinin hastanelik olması, bir yaşlının bisiklet veya motosiklet çarpması sonucu yaralanması mı gerekiyor? Önlem almak için neden mutlaka bir kaza yaşanmasını bekliyoruz?

Buradan Batman Belediyesi Zabıta Müdürlüğüne sesleniyorum.

Kardeşim, elinizde zabıta ekipleri var. Denetim yapabilecek personeliniz var. Kaldırımlarda yaşanan bu düzensizliğe neden müdahale edilmiyor? Vatandaşın güvenliğini tehdit eden bu görüntüler neden ortadan kaldırılmıyor?

Aynı çağrım Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğüne…

Üç gün üst üste Diyarbakır Caddesi’nde ciddi ve kararlı bir denetim yapılsa, kaldırımda araç kullananlara gerekli yasal işlemler uygulansa, inanıyorum ki dördüncü gün birçok kişi bu davranışından vazgeçecektir.

Neden bu kadar zor? Neden herkes yaşananları seyretmekle yetiniyor?

Zabıta ekipleri kaldırım denetimlerini artırmalı, trafik ekipleri de kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde gerekli müdahaleyi yapmalı. Kurumlar arasında görev ve yetki paylaşımı ne olursa olsun vatandaşın güvenliği ortak sorumluluktur.

Bir de yetkililere küçük bir önerim var.

Zabıta Müdürümüz ve Trafik Şube Müdürümüz bir gün makamlarından çıksınlar. Yanlarında koruma, ekip aracı veya herhangi bir görevli olmadan, tamamen sivil şekilde Diyarbakır Caddesi’nin kaldırımlarında yürüsünler.

Bakalım vatandaşın yaşadığı tehlikeyi kendileri de hissedecekler mi?

Bakalım arkalarından hızla gelen elektrikli bisikletler, motosikletler ve bisikletler karşısında nasıl bir tedirginlik yaşayacaklar?

Belki de sorunu yerinde görmek, masa başında yapılan değerlendirmelerden çok daha etkili olacaktır.

Çünkü bu sorun artık birkaç kişinin şikâyetinden ibaret değil. Kaldırımda yürümek isteyen herkesin ortak meselesi.

Batman’da trafik sorunu yalnızca caddelerde yaşanmıyor. Araçla yola çıktığınızda ayrı bir sıkıntı, kaldırıma çıktığınızda ayrı bir tehlikeyle karşılaşıyorsunuz. İnsanlar artık ne trafikte rahat hareket edebiliyor ne de kaldırımda huzur içinde yürüyebiliyor.

Oysa vatandaşın en temel beklentisi çok basit: Güvenli bir şehirde yaşamak.

Kaldırımlar kimsenin kişisel güzergâhı değildir. Bisiklet, elektrikli bisiklet veya motosiklet kullanan hiç kimsenin yayaların güvenliğini tehlikeye atmaya hakkı yoktur.

Buradan bir kez daha yetkililere sesleniyorum: Lütfen bu sorunu görmezden gelmeyin. Denetimleri artırın, kuralları uygulayın ve caydırıcı önlemleri hayata geçirin. Üç gün, beş gün, on gün… Nasıl gerekiyorsa kararlı bir şekilde denetim yapın.

Batmanlı vatandaşlar kaldırımlarda korkmadan, endişe duymadan yürümek istiyor.

Unutmayalım ki kaldırımın sahibi yayadır. Kaldırım, yayanın güvenli alanıdır.

Bir kazanın ardından tedbir almak yerine, kaza yaşanmadan önlem almak çok daha değerlidir.

Artık yeter! Batman’da kaldırım terörüne son verilmeli.

Hoşça kalın…