Batman’ın sokakları çöp kutusu değil, bu şehir de sahipsiz değil!
Avrupa’nın gözünü seveyim! Çöp konusunda öyle ciddi kurallar koymuşlar ki insan ister istemez takdir ediyor. Çünkü onlar temizliğin yalnızca belediyelerin görevi olmadığını, aynı zamanda bir toplum kültürü ve vatandaşlık sorumluluğu olduğunu çok iyi biliyorlar.
Avrupa’nın birçok ülkesinde çöpler daha evin içindeyken ayrıştırılıyor. Cam, plastik ve yemek artıkları ayrı ayrı toplanıyor. Çöplerin belirlenen gün ve saatlerde dışarı çıkarılması isteniyor. Kurallara uymayanlara ise ciddi para cezaları uygulanabiliyor. Üstelik bu ülkelerde insanlar, yaşadıkları çevreyi temiz tutmanın başkasına iyilik değil, kendi yaşam alanlarına karşı bir sorumluluk olduğunu biliyor.
Peki, Batman’da durum ne?
Ne yazık ki bazı vatandaşlarımızın davranışlarına bakınca insanın gerçekten söyleyecek sözü kalmıyor.
CADDELER ÇÖP KUTUSU DEĞİLDİR!
Batman’ın caddelerine, sokaklarına bir bakın. Kimi vatandaş yemek artıklarını bir poşete doldurup caddenin ortasına bırakıyor. Kimi çocuk bezlerini konteynerin içine atmak yerine yanına bırakıp gidiyor. Kimi balık ve tavuk artıklarını gelişigüzel yerlere bırakıyor. Kimi de çekirdek kabuklarını, sigara izmaritlerini hiç düşünmeden yere atıyor.
Sanki yaşadıkları şehir kendilerinin değilmiş gibi…
Sanki o caddeyi kullanan başka insanlar yokmuş gibi…
Sanki o çöplerin kokusu, görüntüsü ve oluşturduğu kirlilik yalnızca kendilerinden başkasını rahatsız etmiyormuş gibi!
Belediye bazı noktalara üç ayrı çöp konteyneri koyuyor. Buna rağmen çöpünü konteynerin içine atmak yerine yanına bırakanlar var. Peki, bunun mantığı nedir? Çöpü konteynerin yanına kadar getirebilen bir insan, neden birkaç adım daha atıp onu içine bırakmaz?
Gerçekten anlamak mümkün değil!
BABANIZIN UŞAĞI YOK!
Sözüm meclisten dışarı ama çöplerini gelişi güzel bırakanlara açıkça söylüyorum: Babanızın uşağı yok!
Bu şehirde yaşayan hiç kimse, kendi sorumsuzluğunun bedelini başkasına ödetme hakkına sahip değil. Kimse sizin arkanızdan çöplerinizi toplamak zorunda değil. Kimse sizin yere attığınız izmaritleri, caddenin ortasına bıraktığınız yemek artıklarını temizlemek için hayatını kolaylaştırmaya değil, sizin sorumsuzluğunuzu gidermeye mecbur değil.
Elbette belediyelerin temizlik hizmetleri olacak. Elbette sokaklar süpürülecek, konteynerler boşaltılacak. Ancak belediyenin hizmet vermesi, vatandaşın çevreyi kirletme hakkı olduğu anlamına gelmez.
Temizlik, yalnızca belediyeden beklenen bir hizmet değil, her vatandaşın yerine getirmesi gereken bir sorumluluktur.
İnsan belli bir yaşa gelmiş olabilir. Bir meslek sahibi olabilir. İyi bir arabası, güzel bir evi olabilir. Fakat yaşadığı şehrin sokağına çöpünü bırakıyorsa, toplumsal sorumluluk konusunda hâlâ öğrenmesi gereken çok şey var demektir.
Çünkü medeniyet, yalnızca binaların yükselmesiyle, yolların genişlemesiyle, caddelerin ışıklandırılmasıyla ölçülmez. Medeniyet, insanın arkasında bıraktığı izde de kendini gösterir.
TEMİZLİK İŞÇİLERİ SİZİN SORUMSUZLUĞUNUZU DA TOPLUYOR!
Çöp kamyonlarının arkasında çalışan temizlik personelini görüyorum. Konteynerleri boşaltıyor, görevlerini yerine getiriyorlar. Ancak bazı vatandaşların konteynerlerin yanına bıraktığı çöpleri de toplamak için ayrıca uğraşıyorlar.
Oysa onların görevi, belirlenen toplama noktalarındaki çöpleri almak. Buna rağmen sokaklara bırakılan atıkları da temizlemek için çaba gösteriyorlar.
Bu emekçilere Allah razı olsun demekten başka ne diyebiliriz?
Günün sıcağında, soğuğunda, yağmurunda, çamurunda çalışan insanlar, birilerinin umursamazlığı yüzünden daha fazla emek harcıyor. Birilerinin birkaç saniyede yaptığı sorumsuzluğu gidermek için dakikalarını, saatlerini harcıyorlar.
İşte insanı asıl üzen de bu!
Kendi yaşadığı şehri kirleten kişi, o kiri temizleyen insanın emeğini hiç düşünüyor mu? Yere attığı izmaritin, konteynerin yanına bıraktığı çöpün bir başkasına fazladan iş çıkardığının farkında mı?
Biraz empati, biraz vicdan, biraz da başkasının emeğine saygı…
İnanın, birçok sorun kendiliğinden çözülecek.
BATMAN KÖY DEĞİL, BİR ŞEHİRDİR!
Batman elbette köylerimizden, mezralarımızdan ve kırsal yaşamımızdan ayrı düşünülemez. Köy de bizim, mezra da bizim, şehir de bizim. Hiçbir yaşam alanı kirletilmeyi hak etmiyor.
Ancak Batman bugün büyüyen, gelişen, nüfusu artan ve geleceğe yürüyen bir şehir. Bu şehrin insanları da aynı gelişime ayak uydurmak zorunda.
Şehirleşmek yalnızca apartmanlarda oturmak değildir. Şehir kültürü; ortak alanlara saygı göstermek, kurallara uymak, çevreyi korumak ve başkasının yaşam hakkını gözetmektir.
Sokağa çöp atan bir insan yalnızca çevreyi kirletmiyor. Aynı zamanda komşusunun, çocuğunun, yaşlısının ve o caddeden geçen herkesin ortak yaşam alanına zarar veriyor.
Batman’ın temizliği yalnızca belediyenin değil, bu şehirde yaşayan herkesin meselesidir.
Bu nedenle kimse kusura bakmasın. Kendi çöpünü başkasına toplatmayı alışkanlık hâline getirenlere karşı sessiz kalmak zorunda değiliz. Bu şehri seviyorsak, yanlış gördüğümüz davranışları da eleştireceğiz.
KAMERA SİSTEMİ KURULSUN, KURALLAR UYGULANSIN!
Buradan Batman Belediyesine de bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Çöp konteynerlerinin bulunduğu, sürekli kirlilik yaşanan ve vatandaşların şikâyet ettiği noktalarda, mevzuata uygun kamera sistemleri kurulması değerlendirilebilir. Çevreyi kirletenler tespit edildiğinde, ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli idari işlemler uygulanmalıdır.
Elbette mesele yalnızca ceza kesmek değil. Vatandaşları bilinçlendirmek, çöp toplama noktalarını daha kullanışlı hâle getirmek, konteynerlerin düzenli boşaltılmasını sağlamak ve çevre temizliği konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak da büyük önem taşıyor.
Ancak bütün uyarılara rağmen aynı sorumsuzluk devam ediyorsa, kuralların uygulanması da kaçınılmazdır.
Kimseye ayrıcalık tanınmasın. Kimseye haksızlık yapılmasın. Fakat kurallara uyan vatandaşın hakkı da korunsun.
Çünkü temiz bir şehirde yaşamak, herkesin hakkıdır.
BU ŞEHİR HEPİMİZİN!
Ben Batman’ın kirletilmesine seyirci kalamam. Kendi şehrimin sokaklarında çöp yığınları görmek istemiyorum. Çocuklarımızın kirli kaldırımlarda yürümelerini, ailelerin kötü görüntülerle karşılaşmalarını, temizlik işçilerinin başkalarının sorumsuzluğunu gidermek için fazladan emek harcamalarını istemiyorum.
Batman hepimizin evi.
Nasıl ki evimizin salonuna, mutfağına, kapısının önüne çöp yığmıyorsak yaşadığımız şehrin sokaklarına da çöp bırakamayız.
Unutmayalım: Bir şehri temiz tutmak için yalnızca belediye ekiplerinin çalışması yetmez. O şehrin insanlarının da temizliğe sahip çıkması gerekir.
Çöpünü konteynere atmak zor değil. Çekirdek kabuğunu yere bırakmamak zor değil. Sigara izmaritini çöp kutusuna atmak zor değil. Biraz dikkat, biraz saygı, biraz sorumluluk yeterli.
Ama bütün bunlara rağmen hâlâ çöplerini caddenin ortasına bırakanlara son sözüm şu:
Babanızın uşağı yok! Bu şehir de kimsenin özel çöplüğü değil.
Batman’ı seviyorsanız kirletmeyin. Kirletiyorsanız da bu sorumsuzluğu normal görmeyin. Çünkü temiz bir Batman, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Hoşça kalın…