Bilinçsiz spor sağlığa fayda yerine zarar verebilir
Spor, sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmezlerinden biridir. Doğru yapıldığında hem bedenimize hem de ruhumuza önemli katkılar sunar. Ancak burada dikkat etmemiz gereken çok önemli bir ayrıntı var: Her spor her insan için uygun değildir. Önemli olan yalnızca spor yapmak değil, vücudumuzu tanıyarak, sağlığımızı riske atmadan ve bilinçli bir şekilde spor yapmaktır.
Son yıllarda Batman’da da spor kültürünün yaygınlaştığını görüyoruz. Kentin birçok noktasında fitness salonları açıldı. Bu salonların bazıları konforlu ortamları, özel hizmetleri ve modern donanımlarıyla bir kulüp havası taşırken bazıları daha çok temel fitness aletleriyle hizmet veriyor. Bunun yanında park ve bahçelerimizde vatandaşların ücretsiz kullanabileceği çeşitli spor aletleri de bulunuyor.
Bütün bunlar elbette güzel gelişmeler. İnsanların sağlığına önem vermesi, hareket etmesi ve spor yapmaya yönelmesi sevindirici. Ancak asıl mesele, bu imkânlardan ne kadar doğru yararlandığımızdır.
Önce Sağlığımızı Tanıyalım
Kendi deneyimimden bir örnek vermek istiyorum.
Doktorum, tansiyon hastası olduğum için normal tempoda yürüyüş yapabileceğimi ve hafif egzersizlerden yararlanabileceğimi söyledi. Koşu, aşırı tempolu yürüyüş ve vücudumu zorlayacak hareketler konusunda ise dikkatli olmam gerektiğini belirtti. Yaşım ve sağlık durumum göz önünde bulundurulduğunda, kendimi zorlamamın doğru olmayacağını ifade etti.
Bu tavsiyeler bana önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: İnsan, başkasının yaptığı sporu kendisi için de uygun kabul etmemeli.
Ne yazık ki çevremizde doktoruna danışmadan, sağlık durumunu değerlendirmeden spor salonlarına kaydolan ve ağır egzersizlere başlayan birçok insan görüyoruz. Kimi kısa sürede kas geliştirmek, kimi kilo vermek, kimi de daha fit bir görünüme kavuşmak istiyor. Ancak hedef ne olursa olsun, sağlığımızı ikinci plana atmamalıyız.
Çünkü bilinçsiz ve kişinin kapasitesini aşan egzersizler; kas ve eklem yaralanmalarına, bel ve diğer bölgelerdeki fıtık sorunlarının ağırlaşmasına, kas zorlanmalarına ve farklı sağlık problemlerine yol açabilir.
Halı Sahaya Çıkmadan Önce Bir Kez Daha Düşünün!
Özellikle halı saha maçları konusunda dikkatli olmamız gerekiyor.
Günlük hayatında yeterince hareket etmeyen, uzun süre masa başında çalışan veya düzenli egzersiz yapmayan bazı vatandaşlarımız, arkadaşlarıyla maç yapmak için bir anda yoğun fiziksel efor harcayabiliyor. Oysa vücut, hazırlıksız bir şekilde bu kadar yoğun bir tempoya sokulmamalı.
Halı saha maçları sırasında yaşanan kalp krizi vakaları ve hayatını kaybeden vatandaşlarımız, bu konunun ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Elbette her olayın nedeni farklı olabilir. Ancak özellikle kalp ve damar hastalığı riski bulunan kişilerin yoğun egzersize başlamadan önce sağlık değerlendirmesinden geçmesi büyük önem taşıyor.
Unutmayalım ki maç yapmak, koşmak veya ağır egzersizlere girişmek yalnızca genç ve güçlü görünmekle ilgili değildir. Kalbimizin, kaslarımızın ve eklemlerimizin bu efora ne ölçüde hazır olduğu da önemlidir.
Her Vücut Aynı Değildir
Fitness salonlarında da benzer bir durum söz konusu.
Bazı insanlar düzenli egzersizle belirli hedeflere daha kolay ulaşabilirken bazıları daha farklı bir programa ihtiyaç duyar. Kimi kas geliştirmek ister, kimi kilo kontrolünü hedefler, kimi ise yalnızca daha hareketli ve sağlıklı bir yaşam sürmek için spor yapar.
Bu hedeflerin hepsi değerlidir. Ancak herkesin fiziksel özellikleri, sağlık durumu, yaşı ve egzersiz kapasitesi aynı değildir.
Özellikle ağır ağırlıklarla çalışmak, yanlış teknik kullanmak veya kısa sürede sonuç alma düşüncesiyle vücudu zorlamak sakatlanma riskini artırabilir. Kişinin kendisine uygun bir program hazırlaması, gerektiğinde doktorundan ve alanında yetkin bir spor eğitmeninden destek alması gerekir.
Burada önemli olan, başkasının kaldırdığı ağırlığı kaldırmak ya da başkasının yaptığı hareketi aynen uygulamak değildir. Önemli olan, kendi bedenimize uygun ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni oluşturmaktır.
Parklardaki Spor Aletleri de Bilinçli Kullanılmalı
Batman’daki park ve bahçelerde bulunan spor aletleri, vatandaşların hareket etmesini teşvik eden güzel hizmetler arasında yer alıyor. Özellikle spor salonuna gitme imkânı olmayanlar için bu alanlar önemli bir fırsat sunuyor.
Ancak ücretsiz ve açık alanlarda bulunmaları, bu aletlerin herkes tarafından her şekilde kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
Yanlış hareket yapmak, vücudu kapasitesinin üzerinde zorlamak veya kişinin sağlık durumuna uygun olmayan bir alette çalışmak çeşitli sorunlara neden olabilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın aletleri doğru kullanmayı öğrenmesi ve kendi fiziksel durumlarına uygun hareketleri tercih etmesi gerekiyor.
Spor aletleri sağlıklı yaşam için bir fırsattır; yeter ki onları bilinçli kullanalım.
Daha Fazla Spor Her Zaman Daha Fazla Sağlık Demek Değildir
Toplumumuzda zaman zaman yanlış bir anlayışla karşılaşıyoruz: Ne kadar çok spor yaparsak o kadar sağlıklı olacağımız düşünülüyor.
Oysa vücudun dinlenmeye de ihtiyacı var. Egzersizin süresi, yoğunluğu ve türü kişiye göre belirlenmeli. Yaşımız ilerledikçe, mevcut hastalıklarımız veya fiziksel kısıtlılıklarımız varsa egzersiz tercihlerimizi buna göre gözden geçirmeliyiz.
Vücudumuzun sınırlarını tanımak, sağlığımızı korumanın önemli bir parçasıdır. Ağrıya rağmen hareket etmeye devam etmek, baş dönmesini önemsememek veya nefes darlığını sıradan kabul etmek doğru değildir. Egzersiz sırasında olağan dışı belirtiler ortaya çıktığında çalışmayı bırakmalı ve gerektiğinde tıbbi yardım almalıyız.
Üstelik bel fıtığı gibi sorunları yalnızca sporla ilişkilendirmek de doğru olmaz. Ancak hatalı teknik, kontrolsüz yüklenme ve kişinin kapasitesini aşan hareketler bazı kas ve omurga sorunlarının ortaya çıkmasına veya mevcut şikâyetlerin artmasına katkıda bulunabilir.
Kaplumbağa mı, Tavşan mı? Önemli Olan Denge!
Bazen doğadan örnekler vererek düşüncelerimizi anlatmaya çalışırız. Kaplumbağanın yavaş hareket etmesi, tavşanın ise sürekli hareketli olması üzerinden yapılan yaşam süresi karşılaştırmaları da bunlardan biridir. Ancak bu tür örnekler, sporun veya hareketin insan ömrüne etkisini bilimsel olarak açıklamaz.
Buradan çıkarabileceğimiz asıl ders şudur: Sağlıklı yaşamın sırrı ne hareketsizlikte ne de kendimizi sınırlarımızın ötesine zorlamaktadır. Önemli olan dengedir.
Düzenli, kişiye uygun ve kontrollü hareket etmek; yeterince dinlenmek ve sağlık kontrollerini ihmal etmemek, uzun vadede çok daha anlamlı bir yaklaşım olacaktır.
Sevgili Batmanlılar, Lütfen Bilinçsiz Spor Yapmayın!
Ben sizlere spor yapmayın demiyorum. Tam tersine, herkesi kendi sağlık durumuna uygun şekilde hareket etmeye ve aktif bir yaşam sürmeye davet ediyorum.
Ancak spor yapmaya karar verdiğimizde önce sağlık durumumuzu değerlendirmeli, özellikle kronik hastalığımız varsa doktorumuza danışmalıyız. Egzersize yeni başlayacaksak kapasitemize uygun, hafif hareketlerle ilerlemeli; hareketlerin doğru tekniğini öğrenmek için alanında yetkin kişilerden destek almalıyız.
Şunu hiçbir zaman unutmayalım: Bir başkasına iyi gelen egzersiz bize uygun olmayabilir. Bir başkasının kolayca yaptığı hareket, bizim için risk oluşturabilir.
Sporun amacı vücudumuzu tüketmek değil, sağlığımızı korumaktır. Kendimizi başkalarıyla yarıştırmak değil, kendi sağlığımız için doğru adımları atmaktır.
Batman’da spor salonlarımızın, parklarımızın ve açık alanlarımızın daha bilinçli kullanıldığı bir spor kültürünün gelişmesini diliyorum. Hemşehrilerimizin spor yaparken sağlıklarını ön planda tutmalarını, uzman görüşünü önemsemelerini ve vücutlarının sınırlarını dikkate almalarını istiyorum.
Çünkü bilinçli spor sağlığa katkı sağlar; bilinçsizce yapılan spor ise bazen önlenebilir sorunlara kapı aralayabilir.
Lütfen sporu doğru yapalım. Önce sağlığımız, sonra spor!
Hoşça kalın.