Bazen bir cümle, bir toplumun yaşadığı büyük bir yarayı anlatmaya yetiyor: Gençlerimizin beyni uyuştu…
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, özellikle gençler arasında uyuşturucu ve alkol kullanımının giderek daha görünür hale gelmesi hepimizi endişelendirmeli. Batman ve çevresindeki birçok aile, evlatlarının bağımlılıkla mücadelesi nedeniyle büyük bir çaresizliğin içinde.


En acı tarafı ise şu: Bazı aileler çocuklarını tedavi ettirmek, rehabilitasyon merkezlerinden destek almak ve onları yeniden hayata kazandırmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Ancak bağımlılık öyle kolay bir sorun değil. Ailelerin bütün çabalarına rağmen bazı gençler yeniden aynı çevrenin içine sürüklenebiliyor.


Uyuşturucuyla tanışan gençlerin bir kısmı önce kullanıcı oluyor. Bağımlılık ilerledikçe para bulma sorunu başlıyor. Sonrasında ise bazı gençler, ne yazık ki uyuşturucu ticaretinin içine çekiliyor. Böylece bir aile için tarifsiz bir acı daha başlıyor: Evlat cezaevine giriyor, anne-baba ise bütün utancına ve çaresizliğine rağmen çocuğunun arkasında durmaya çalışıyor.


Allah kimsenin başına böyle bir dert vermesin.


Bir başka büyük sorun da alkol. Bazı gençlerin araçlarıyla tenha yerlere giderek alkol kullanması ve sonrasında trafiğe çıkması yalnızca kendi hayatlarını değil, başkalarının hayatlarını da tehlikeye atıyor. Yaşanan kazalar, dağılan aileler, ihmal edilen evler ve kaybedilen gelecekler…
Bağımlılık yalnızca kullanan kişiyi değil, bütün aileyi tüketiyor.


Daha da acısı, bazı ailelerin bağımlılıkla mücadele eden evlatlarını evlerine alamayacak noktaya gelmesi. Çünkü bağımlılığın etkisiyle ortaya çıkan davranışlar aile bireylerini korkutabiliyor ve aileler çaresizlik içinde çocuklarını uzaktan takip etmek zorunda kalabiliyor.


Tanıdığım bazı ailelerin yaşadığı durum beni gerçekten derinden üzüyor. Kendi evladını uzaktan takip etmek zorunda kalan bir anne-babanın yaşadığı acıyı hangi kelimeler anlatabilir?
Bir anne için evladının kapının dışında kalması, bir baba için çocuğunun geleceğini kaybettiğini görmek, kardeş için ailesinin dağılışına şahit olmak kolay mı?
Değil…


Bugün mesele yalnızca uyuşturucu kullanan ya da alkol tüketen gençler meselesi değildir. Mesele, gençlerimizi bu noktaya getiren nedenlerle mücadele etme meselesidir.


Çünkü bazı gençler artık kavga, suç ve kötü çevrelerin içerisinde savruluyor. Geleceklerini kaybediyor, eğitimden ve ailelerinden uzaklaşıyor, hayatlarının en güzel yıllarını tüketiyorlar.
Burada hepimizin sorumluluğu var.


Ailelerin, okulların, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun tamamının daha güçlü bir dayanışma göstermesi gerekiyor. Gençlerimizi yalnızca cezayla değil; eğitimle, sporla, kültürle, psikolojik ve sosyal destekle, sağlıklı arkadaşlık çevreleriyle korumalıyız.


Çünkü kaybettiğimiz her genç, aslında toplum olarak kaybettiğimiz bir gelecektir.
Ben bugün “Gençlerimizin beyni uyuştu” derken kimseyi suçlamak istemiyorum. Tam tersine, artık daha fazla konuşmamız gerektiğini söylüyorum.


Sorunu görmezden gelerek çözüm üretemeyiz.
Bir neslin önemli bir bölümünü kaybetmeden, gençlerimizin elinden tutmak zorundayız.
Çünkü geç kalırsak yalnızca gençlerimizi değil, geleceğimizi de kaybedebiliriz.
Üzgünüm…
Hoşçakalın.