Uyuşturucuyla mücadele, yalnızca güvenlik güçlerinin omuzlarında taşınabilecek bir yük değil. Bu mücadelede ailelere, özellikle de annelere büyük görev düşüyor.
İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi, katıldığı bir televizyon programında önemli bir cümle kurdu:
“En iyi narkotik şube annedir.”
Bu cümle aslında uyuşturucuyla mücadelede çok önemli bir gerçeğe işaret ediyor. Çünkü bir anne, çocuğundaki en küçük değişikliği bile çoğu zaman herkesten önce fark eder.
35 TONLUK MÜCADELE
İçişleri Bakanı, 2026 yılında 35 ton uyuşturucu ele geçirildiğini açıkladı. Bu rakam, uyuşturucuyla mücadelede güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonların boyutunu göstermesi açısından dikkat çekici.
Uyuşturucuyla mücadelede istihbarat, takip, operasyon ve güvenlik güçlerinin fedakârca çalışması elbette çok önemli.
Ancak uyuşturucuyla mücadele sadece sokakta başlamıyor.
Bazen bir evin içinde, bir annenin dikkatinden kaçmayan küçük bir davranış değişikliğiyle başlıyor.
ANNELER FARKLILIĞI HEMEN HİSSEDER
Bir çocuk ya da genç neden bir anda ailesinden uzaklaşmaya başlar?
Neden eskisinden daha fazla harçlık ister?
Neden evde daha az zaman geçirir?
Neden okuluna karşı ilgisi azalır?
Neden ders başarısı düşer?
Neden daha içine kapanık veya daha öfkeli hale gelir?
Elbette bu davranışların her biri tek başına uyuşturucu kullanıldığı anlamına gelmez. Ergenlik dönemi, arkadaş çevresi, psikolojik sorunlar veya başka ailevi ve sosyal nedenler de benzer değişikliklere yol açabilir.
Ama önemli olan şu:
Anne ve babalar çocuklarındaki değişimi görmezden gelmemeli.
Çünkü erken fark etmek, erken yardım almak açısından hayati önem taşıyor.
BATMAN'DA ANNELERİN MÜCADELESİ
Batman'da da zaman zaman bazı mahallelerde annelerin çocuklarını uyuşturucudan uzak tutmak için büyük bir mücadele verdiğine şahit oluyoruz.
Evlatlarını korumak isteyen anneler, adeta bir panter gibi çocuklarının çevresindeki tehlikelere karşı dikkat kesiliyor.
Bu mücadele yalnızca bir annenin kendi çocuğunu koruma mücadelesi değildir.
Aslında bir annenin çocuğunu koruması, mahallesini ve toplumunu da koruması anlamına gelir.
Çünkü uyuşturucu yalnızca kullanan kişiyi değil; ailesini, arkadaşlarını, çevresini ve geleceğini de etkileyen büyük bir toplumsal sorundur.
EN BÜYÜK HATA: ŞİDDET
Peki bir anne veya baba çocuğunun uyuşturucuyla temas ettiğinden şüphelenirse ne yapmalı?
İşte burada çok önemli bir kırılma noktası var.
Bazı aileler böyle bir durumla karşılaştığında paniğe kapılabiliyor. Çocuğuna kızıyor, harçlığını kesiyor, evden çıkmasını yasaklıyor, bağırıyor veya daha kötüsü fiziksel şiddete başvurabiliyor.
Oysa şiddet çözüm değildir.
Çocuğu korkutmak, aşağılamak veya dövmek onu uyuşturucudan uzaklaştırmak yerine ailesinden daha da uzaklaştırabilir.
Çocuklarımızı kaybetmemek istiyorsak, onları cezalandırmadan önce anlamaya çalışmalıyız.
GİZLEMEYİN, YARDIM İSTEYİN
Uyuşturucu kullanımıyla ilgili bir şüphe oluştuğunda ailelerin bunu utanılacak bir mesele gibi görmemesi gerekir.
“Bizim çocuğumuz yapmaz.”
“Bizim ailemizde böyle bir şey olmaz.”
“Komşular duyarsa ne der?”
“Biz kendi aramızda hallederiz.”
Bu düşünceler sorunun çözümünü geciktirebilir.
Oysa bağımlılık konusunda erken fark etmek ve profesyonel destek almak çok önemlidir.
Aileler, böyle bir durumdan şüphelendiklerinde sağlık ve güvenlik kurumlarından profesyonel yardım istemeli; çocuklarını yalnız bırakmadan, onları suçlamadan ve şiddete başvurmadan süreci uzmanların desteğiyle yürütmelidir.
ÇOCUĞUNUZU KAYBETMEDEN ÖNCE FARK EDİN
Uyuşturucuyla mücadelede en önemli silahlardan biri erken fark etmektir.
Bir annenin “Çocuğumda bir değişiklik var” demesi bazen çok önemli bir başlangıç olabilir.
Ama bu değişikliği fark eden anne ve babanın yapması gereken ilk şey öfkelenmek değil, çocuğuna ulaşmaya çalışmaktır.
Konuşmak…
Dinlemek…
Anlamak…
Ve gerektiğinde profesyonel yardım almak…
Çünkü bağımlılık bir aile dramına dönüşmeden önce müdahale edilmesi gereken ciddi bir sağlık ve toplum sorunudur.
“BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ” DEMEYİN
Batmanlı değerli anneler, babalar…
Uyuşturucu tehlikesi maalesef toplumun farklı kesimlerinde karşımıza çıkabiliyor.
Güvenlik güçlerimiz gece gündüz mücadele ediyor.
Ama polisimizin, jandarmamızın ve diğer kurumlarımızın mücadelesinin yanında ailelerin dikkatine de ihtiyaç var.
“Benim başıma gelmez.”
“Benim oğlum yapmaz.”
“Benim kızım böyle bir şey yapmaz.”
Demeyelim.
Bu sözler çocuklarımızı suçlamak için değil, onları daha yakından takip etmek ve daha iyi anlamak için bir uyarı olarak görülmeli.
Çocuklarımızla daha fazla konuşalım.
Onları daha fazla dinleyelim.
Arkadaş çevrelerini, davranışlarındaki değişiklikleri ve yaşadıkları sorunları önemseyelim.
Ama bunu yaparken onların özel alanlarına saygı göstermeyi ve güven ilişkisini korumayı da unutmayalım.
EN İYİ NARKOTİK ŞUBE ANNEDİR
İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin “En iyi narkotik şube annedir” sözü, aslında ailelerin bu mücadeledeki önemini anlatıyor.
Çünkü anne, çoğu zaman çocuğundaki değişikliği ilk fark eden kişidir.
Baba da aynı şekilde bu sürecin önemli bir parçasıdır.
Ancak fark etmek kadar doğru tepki vermek de önemlidir.
Şiddet değil, şefkat…
Korkutmak değil, konuşmak…
Saklamak değil, yardım almak…
Suçlamak değil, çözüm aramak…
Çocuklarımız geleceğimizdir.
Onları uyuşturucunun pençesine bırakmamak hepimizin sorumluluğudur.
Unutmayalım:
Uyuşturucuyla mücadelede polis sahada, doktor hastanede, öğretmen okulda; anne ve baba ise çocuğunun yanı başındadır.
Ve belki de gerçekten en önemli mücadele, tam da o evin içinde başlar.
Hoşça kalın.