Askere çağrılan bir vatandaş… Eğitim başlar ama ne hikmetse asker, “sağa dön” ve “sola dön” komutlarını bir türlü yerine getiremez. Komutlar tekrar edilir, bağırılır, çağrılır ama nafile… Sonunda olan mangaya olur, herkes ceza alır.
Ceza sonrası askerlerden biri bu duruma daha fazla dayanamaz, arkadaşına çıkışır: “Yahu sen neden komutlara uymuyorsun?”
Arkadaşı gayet sakin bir şekilde cevap verir: “Babam bana, ‘Oğlum, sana sağcı mısın solcu musun diye sorarlarsa cevap verme, onlara uyma’ dedi.”
İşte düğüm burada çözülür. Diğer asker gülümseyerek durumu açıklar: “Burada öyle bir şey yok. Askeriye burası… Sağ sarmısak demek, sol soğan demek.”
Arkadaşı “Öyle mi?” der, tamam der… Ve o andan sonra sağa da döner, sola da. Manga da cezadan kurtulur.
Bu fıkrayı niye anlattım?
Çünkü bizim ülkede de durum çok farklı değil. Ne sağcı çıkıp rahatça “Ben sağcıyım” diyebiliyor, ne solcu “Ben solcuyum” diyebiliyor. Herkes bir kimliği varmış gibi ama kimse ağzına alamıyor. Sanki siyasi görüş açıklamak devlet sırrı… Seçim zamanı “Kime oy verdin?” sorusu sorulunca, konu ustaca geçiştiriliyor. Oy verdiğini biri öğrenirse dünyanın sonu gelecekmiş gibi bir hâl var.
Oysa ben diyorum ki: Korkmayın… Bizde de “sağ sarmısak, sol soğan.”
Bunu niye söylüyorum? İnsanlar artık siyasi maskelerini çıkarsın diye. Bu ülkede sağcı siyasetçi de var, solcu siyasetçi de var. Ama şunu net söyleyelim: Futbolcu siyasetçimiz yok! Herkesin bir duruşu, bir fikri, bir çizgisi olmak zorunda.
İnsanlar içindeki aslanı öyle gizliyor ki, sandık başına gidene kadar kim olduğunu kimse bilmiyor. İşte tam da bu yüzden birçok siyasi partinin evde yaptığı hesap çarşıya uymuyor. Anketler tutmuyor, beklentiler boşa çıkıyor, hedeflenen oy oranlarına ulaşılamıyor.
Oysa siyaset ve politika bir ülke için hayati öneme sahiptir. Siyaseti güçlü olan, politikası sağlam olan partiler her zaman bir adım önde olur. Daha da önemlisi; güçlü, bilgili ve donanımlı bir muhalefet, her iktidar için gereklidir. Demokrasi, sadece iktidarla değil, muhalefetle de ayakta durur.
Kısacası; cumhuriyetle yönetilen her ülkede sağ görüşlü vatandaş da olur, sol görüşlü vatandaş da, muhafazakâr da olur. Çok seslilik demokrasinin gereğidir.
Eğer kendimize hâlâ “sağcıyım” ya da “solcuyum” diyemiyorsak, belki de bize en iyi gelecek şey biraz sarmısak ve biraz soğandır.
Hoşça kalın…
SAĞ SARMISAK, SOL SOĞAN
Aytekin Alptekin
Yorumlar