Toplum olarak zaman zaman tehlikeli bir yanılgıya düşüyoruz.
“Bir sigara içmiş, ne olacak ki?”
“Bir kadehten ne çıkar?”
“Bir kupon yapmış, ne olmuş yani?”
İşte asıl tehlike tam da bu cümlelerde başlıyor.
Çünkü kötü alışkanlıkların iyisi kötüsü olmaz. Kötü alışkanlık, kötü alışkanlıktır. Çoğu zaman merakla, özentiyle veya “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesiyle başlar. Çevrenin bunu normal karşılaması, hatta bazen desteklemesi ise kişinin zamanla daha ileri adımlar atmasına zemin hazırlayabilir.
Bugün “bir tane” diye başlayan şey, yarın kişinin hayatının merkezine oturabilir.
Bir sigara sadece bir sigara değildir
Sigaranın sağlığa zararlarını artık hepimiz biliyoruz. Ancak bilmek ile tehlikeyi ciddiye almak arasında büyük bir fark var.
Sigara bağımlılık yapar. Başlangıçta kişi “İstediğim zaman bırakırım” diye düşünür. Zaman geçtikçe bu düşüncenin ne kadar yanıltıcı olduğu ortaya çıkabilir.
Sigara kullanımı; kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere akciğer hastalıkları ve çeşitli kanser türleri açısından ciddi riskler taşır. Üstelik bunun ne zaman ortaya çıkacağını kimse önceden bilemez.
Kimi insan yıllarca herhangi bir belirti yaşamayabilir, ancak bu sigaranın zarar vermediği anlamına gelmez.
Bir anlık keyif uğruna sağlığımızı neden tehlikeye atalım?
Alkol konusunda da “bir kadehten ne çıkar” dememeliyiz
Alkol konusunda da benzer bir yaklaşım görüyoruz.
“Bir kadehten ne çıkar?”
Asıl mesele bazen o bir kadehin kendisi değil, alışkanlığın normalleştirilmesidir.
Alkol, merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olan bir maddedir. Kullanımı kişinin karar verme, düşünme ve davranışlarını kontrol etme yetisini etkileyebilir. Üstelik düzenli ve aşırı kullanım, başta karaciğer olmak üzere vücudun birçok organında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
İnsan kendisini o anda daha neşeli veya rahat hissedebilir. Fakat bu geçici his, yapılan davranışların sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Kısacası, insanı iyi hissettiren her şey gerçekten iyi değildir.
Kumarın küçüğü, büyüğü olmaz
Gelelim bir başka tehlikeli alışkanlığa: Kumar.
At yarışları, bahis oyunları ve şans oyunları konusunda da toplumda “Bir kupondan ne çıkar?” anlayışına rastlıyoruz.
Oysa kumarın en tehlikeli taraflarından biri, kaybedilen paranın geri kazanılabileceği düşüncesidir.
İnsan kaybettikçe yeniden oynar.
“Bu kez kazanacağım.”
“Kaybettiğimi geri alacağım.”
“Bir kupon daha yapayım.”
Derken oyun, eğlence olmaktan çıkar ve kişinin hayatını etkileyen bir alışkanlığa dönüşebilir.
Üstelik kumarın bedelini sadece oynayan kişi ödemez.
Bazen bir evin huzuru, çocukların geleceği, eşler arasındaki güven ve yıllarca verilen emek de bu alışkanlığın bedelini öder.
Bu nedenle özellikle aileler açısından kumar bağımlılığının sonuçları üzerinde daha fazla düşünmemiz gerekiyor.
“Bir kereden ne olacak?” demeyin
Hayatımızdaki birçok yanlışın başlangıç cümlesi aynıdır:
“Bir kereden ne olacak?”
Belki gerçekten bir kereden hiçbir şey olmayabilir.
Ama mesele o ilk adımın nereye çıkacağını bilmektir.
Kötü alışkanlıklar çoğu zaman bir anda hayatımıza girmez. Küçük adımlarla başlar, zamanla normalleşir ve farkına varmadan bizi kendisine bağlayabilir.
Bu nedenle çocuklarımıza, gençlerimize ve çevremizdeki insanlara “Bir kereden bir şey olmaz” demek yerine, “Hiç başlamamak en iyisi” demeyi öğretmeliyiz.
Çünkü kaybedilen para yeniden kazanılabilir.
Bazı eşyalar yeniden alınabilir.
Ama kaybedilen sağlık, bozulan aile huzuru ve yitirilen yılları geri getirmek her zaman mümkün değildir.
Unutmayalım:
Kötü alışkanlıkların iyisi kötüsü olmaz.
Sigara, alkol, kumar veya başka bir bağımlılık...
Hepsinin başlangıcında küçük görünen bir adım olabilir.
O küçük adımın hayatımızı nereye götüreceğini düşünmeden atmayalım.
Kendimizi, ailemizi ve sevdiklerimizi korumanın en doğru yolu, kötü alışkanlıklarla mücadele etmek ve onları hayatımızın dışında tutmaktır.
Çünkü hayat, kaybetmeye değmeyecek kadar değerlidir.
Hoşça kalın.
GÜNCEL
EĞİTİM
SPOR
SİYASET
ASAYİŞ
YAŞAM
GÜNDEM
SAĞLIK
YEREL
İLÇELER
TARIM
VİDEO
KÖTÜ ALIŞKANLIKLARIN İYİSİ KÖTÜSÜ OLMAZ
Aytekin Alptekin
Yorumlar